Spor yazarları, Galatasaray'ın penaltı atışları sonucunda Beşiktaş'ı mağlup ettiği Turkcell Süper Kupa mücadelesini değerlendirdi.
Maçın özellikle normal sürenin sonunda değişip Beşiktaş’ın Cenk’le bolca pozisyon yakalamasının altındaysa 73’te Güneş’in 442’ye dönüşü var. Eli kırılan Tolgay sezona hazır değil. Çok da top kaybetti. Onun çıkıp Ömer’in girişiyle Cenk de rahatladı ve peş peşe gol pozisyonları üretti. Galatasaray’ın kalesinde Muslera devleşmese ya da Cenk biraz şanslı olsa maç normal sürede bitecekti aslında. Uzatmalar ve penaltılarsa bir ustanın işi: Galatasaray’da her kritik maçın, finalin, kupanın adamı Muslera’nın.
G.Saray'ın öne çıkan oyuncuları; kaleci Muslera, Bruma ve Carole'du. Bu üç oyuncunun dikkatine ve isteğine diğer oyuncular yeterince ortak olamadı. Özellikle Bruma, Galatasaray taraftarını heyecanlandırırken, Alman panzeri Beck'i attığı çalımlarla ve dikene yaptığı koşularla zor durumlara soktu. Geldiği günden beri Galatasaray'ın en büyük kurtarıcısı olan Muslera, Beşiktaş'ın gol olabilecek ataklarına yaptığı inanılmaz kurtarışlarla engel koydu. Bruma gibi futbolunu geliştiren Carole, gerek hücuma yaptığı katkılarla, gerekse defanstaki duruşuyla alkış aldı.
Sinan Gümüş'e en büyük desteği ben verdim. Milli Takım'a alınması için önerdim ama bu anlayışla önce kendine sonra da Galatasaray'a ihanet eder. Bruma geriye gelip top alıyor, Sinan Gümüş topu kaptırdıktan sonra adamını kovalamadığı gibi savunmaya yardıma bile gelmiyor. Sinan saçlarını sarıya boyatacağına futbolunu parlatsın. Çünkü sahadaki görüntüsü "Ben büyük futbolcuyum" havasında.
Karşılaşmanın geneline baktığımızda oyunun kontrolü Beşiktaş'taydı. Ancak Süper Kupa Galatasaray'ın oldu.Galatasaray kötü de oynasa, maç genelinde oyun kontrolünü rakibe de verse, çok az pozisyon bile yakalasa bu tür maçları iyi oynuyor.
Şenol Güneş geçen sezon bu kadroda var olan oyuncular ile sahaya çıktı. Şampiyonluk serüveninde yer alan isimler ile.. Burada takımdaşlık duygusunu ön plana çıkardı. Beşiktaş ideal olarak adlandırdığımız kadronun çok uzağındaydı. G.Saray ise en güçlü kadrosu ile sahadaydı. Buna rağmen Beşiktaş çok daha güçlü bir görüntü ortaya koydu. Çünkü sahada istediklerini yapan Beşiktaş idi.
Adriano'yu yedek oturtup, Toşiç yerine Necip’i stoper oynatan Şenol Güneş’in fantazisi olmasa çok daha etkili ve güçlü bir Beşiktaş izleyebilirdik. Necip’in stoper oynadığı, eksik Beşiktaş, kimseyi aldatmasın. Oğuzhan, Atiba ve Marcelo’nun iyi oynadığı, Olcay’ın iyi çalıştığı Beşiktaş güçlü oyununa rağmen atakları sonuçlandıramadı.
Penaltılara bakacak olursak, Şenol Güneş’in herhalde dudağı uçuklamıştır... Oğuzhan, Cenk Tosun ve Atiba’nın vuruşları hayal kırıklığı, yetersizlik ve beceriksizlik örneğiydi. Son söze gelelim: Ortada kupa varsa orada durun... Çünkü Galatasaray var...
Cim Bom bu krizden iyi bir takım çıkarmış durumda. Beşiktaş ise demleniyor. Tabii ki eksikler var. Ama umut da. Gerçi bu fragmandı. Asıl filmi ligde izleyeceğiz.
Mücadeleye başlayan 11, Şenol hocanın kamp kadrosu gibiydi. Devamlılığı olanlar ilk 11'de yer buldu kendisine.. Ancak Beşiktaş'ın ideal 11'i bence kesinlikle bu değil... Özellikle kenar bekleri ve öndeki kenar oyuncular değişiklik anlamında ilk dokunulacak mevkiler olacak. Dün ideal kadronun oynatıldığını söyleyemeyiz...
Oyuncuların hakeme karşı tutumlarının düzelmesi için MHK ’nin daha keskin ve kararlı duruş sergilemesi bir kez daha elzem görünüyor. Ancak yayıncı kuruluşun yorumcusu için bir çözüm bulamadım. Yorumcuyu ‘sevk’ ya da ‘havale’ edecek makam konusunda kafam haylı karışık. Uygun bir çözüm bulan varsa lütfen beni de haberdar etsin!..
Aksamayan iki futbolcu var: Biri Bruma, biri Muslera. Portekizli futbolcu çok çabuk hücuma çıkıyor. Ama ona ayak uyduracak o tempoda, takımda başka futbolcu yok. Sinan’ı geçen sezon çok övdük ya... Hemen saçlarını boyatmış, civciv olmuş. Ben beklerdim ki Sinan futboluyla gündeme gelsin, saçlarıyla değil. Kendisi oynadığı müddetçe takımın sağ çizgiden bir tek atağı yok.
Maçın ilk bölümü çok yüksek tempoda geçince, oyuncuların fiziki kalitesinde biraz erken düşüş oldu. Bu düşüş de maçı uzatmalara götürdü. Galatasaray’ın ve maçın adamı Muslera, burda da devreye girerek Kupa’nın kazanılmasını sağladı
Kartal, Sosa’yı bekler gibi. Zira ne Tolgay ne de Oğuzhan forvet arkası oynamıyorlar. Oyun kuruluşlarında bu ikilinin de geriye gelmesi garip. Cenk’in yalnızlığı da cabası.Süper kupa oynanıyor, stoper Necip. Rhodolfo’nun nasıl döneceği muamma. Ağır bir sakatlık geçirdi. Kendisi de ağır abi olan Rhodolfo tipindeki oyuncular için bu tip sakatlıkların geçişi çok sıkıntılıdır. Dileriz Brezilya’lı bizi yanıltır. Beşiktaş’ın bu maçta rakibe çok pozisyon vermemesi kimseyi yanıltmasın.
Dünkü oyun gösterdi ki Galatasaray’ın en kuvvetli olduğu hücum hattındaki bu kanat oyuncuları ile kontra atak takımına dönüşme riski var. Topu ileriye taşımak kadar tutabilmeliler. Bu konuda Eren Derdiyok ve Sneijder yalnız kaldı. Eren de henüz adapte olamamış. Sinan ve Bruma iyi niyetli de olsa arkadaki savunmacılarla aralarındaki mesafe fazla. Özellikle defans yaparken bu sorun yaratıyor.
Beklenenden farklı olmadı ve bu futbol gecesi piyango çekilişine kaldı. Bence 120 dakikayı sezonun bu saatinde bize sunan tüm oyuncuları kutlamamız gerekiyor. Ancak bir şeyi daha vurgulayayım ki maçın iki golünü Galatasaray’ın iki stoperi Chedjou ve Hakan Balta atmıştır!.. Maçın adamı: Mete Kalkavan. Kırılma anı: Cenk'in Muslera'yı geçemediği gol pozisyonu.