Spor yazarları, Galatasaray'ın Akhisar'ı ile 2-1'in rövanşında 1-1 berabere kalıp kupada yarı finale yükseldiği maçı köşelerinde değerlendirdiler.
Top rakibe geçtiğinden nasıl oynayacağı konusunda Galatasaray’ın bir fikri yok. Denizli bunun üzerine çalışmak istemiş ama başarısız olmuştu. Ligin ilk yarısını daha az yiyen bir ekiple tamamlamak devre arasında yapılacak 5 transferle yeni bir rekabet ortamı yaratıp eldeki oyuncuları da kazanmak. Ne biri oldu ne de diğeri.
‘Bu çıkmazdan ancak Hamzaoğlu planıyla çıkmak mümkündür’ fikri doğru. Planın çok iyi olduğundan değil. O plandan bahsedince ilgili herkesin aklına ligin başı değil geçen senenin sonu geldiğinden. Yani aslında bu hem topa sahip olduğunda işler. Hem de oyuncuların aklına iyi anılar gelir.
Galatasaray’ın bu yılı böylece en azından tamamen hedefsiz geçmeyecek. Orhan Hoca için orta vadeli hedef ise Sneijder’in de Podolski’nin de ama asıl önemlisi Linnes’in de kendisini kolay bulabileceği basit direktiflere dayalı bir sistem oluşturmak olmalı. Tam bir sistemin içinden çıkıp gelmiş Linnes’in bu doğaçlama oyun içinde kaybolacağını daha gelmeden söylemiştim. Bunu yaşıyor.
Açıkça söylemek gerekirse G.Saray çok şanslı bir şekilde Akhisar engelini geçti. İlk maçı adeta pozisyona giremeden 2-1 kazandılar. Dün de Sneijder’le, Umut’la önemli pozisyonları gol yapamadılar belki ama ikinci yarı Akhisar bırakın kazanmayı fark yapmalıydı. Rodallega 1 attı, 2 kaçırdı.
Bundan sonra G.Saray’ın işi çok zor.Teknik adam yok, paralar suyunu çekti, futbolcular arasında gruplaşma had safhada ve dostluk, arkadaşlık da bittiğine göre sarı-kırmızılıların her maçı acılar, sıkıntılar içinde geçecek.
Sneijder'in yönetimindeki Galatasaray, ilk yarıda oynadığı iyi futbolun karşılığını alamadı. Podolski, Yasin ve özellikle Umut Bulut akıl almaz golleri kaçırdı. İkinci yarıda erken Akhisar golü, Galatasaray'ın baskı yemesine neden oldu. Ama Galatasaraylı oyuncuların mücadele isteği ve direnci başarılıydı.
Galatasaray yarı finale çıktı ama savunma zafiyeti devam ediyor. Özellikle duran toplar, büyük tehlike yaratıyor. Rodallega 1 attı 3 kaçırdı. Galatasaray savunmada alan savunmasını bırakıp adam adama markaja geçmeli. Çünkü alan savunmasını yapamıyor ve pozisyon veriyorlar.
G.Saray ve oyuncular için dozajı artması muhtemel zor, sıkıntılı, yönetilemez bir süreç yaşanıyor. Kaldı ki, daha keskin sonuçlara sebep olabilecek dönem daha gelmedi. Akhisar maçı, böyle bir süreç yaşanırken, sıkışmış, nefes almakta zorlanan oyuncular için adeta imdat bacası gibiydi.
Galatasaray’da her şey o kadar kendi halinde ki, bu sahaya da yansıyor. Kimse durumun farkında değil ve her şey oluruna bırakılmış. Maç, yönetim, kararlar, durum, her şey kendi mecrasında kafasına göre takılıyor.
Galatasaray’ın yeni hocası Orhan Atik’in ilk maçında 11’de topu ayağında tutabilecek pas oyununu iyi oynayabilecek oyuncuları tercih etmesi doğru bir hamleydi. Daglou’nun kendi kalesine attığı gol Galatasaray’ı rahatlatır gibi oldu ama rakip bu golden sonra oyunda dengeyi kurdu. Galatasaray iştahlıydı, Sneijder’in ilk 45’teki şovu görülmeye değerdi. Pozisyon zenginliği Aslan’da idi ama farkı açamadı.
47’de Galatasaray’ın hastalığı yine nüksetti. Duran topta adam paylaşımı yanlış olunca Rodellaga cezayı kesip durumu 1-1 yaptı. Akhisar ümitlendi. Defansta büyük hatalar yapan Cim-Bom öldü öldü dirildi. Ege temsilcisi 3-4 net pozisyonu harcayınca Galatasaray yarı finalle kucaklaşıp Avrupa şansını sürdürdü.