Russell Crowe'dan Kıvanç Tatlıtuğ ve Cem Yılmaz paylaşımları, Russell Crowe kimdir?

Russell Crowe kimdir ve kaç yaşındadır? sorularının yanıtına haberimizden ulaşabilirsiniz. Cem Yılmaz ve Kıvanç Tatlıtuğ hakkında paylaşım yapan Russell Crowe hakkında tüm merak edilenleri sizler için yanıtladık.

10 Ocak 2018 03:46
Russell Crowe'dan Kıvanç Tatlıtuğ ve Cem Yılmaz paylaşımları, Russell Crowe kimdir?
Russell Crowe hakkında tüm bilgiler burada! Daha önce Kıvanç Tatlıtuğ'u twitterdan tebrik eden ve son olarak Cem Yılmaz hakkında paylaşım yaparak tekrar gündeme gelen Russell Crowe bugünlerde kaç yaşında ve nereli olduğu Google'da merakla araştırılıyor. Peki Russell Crowe ne dedi? İşte tüm detaylarla sizlerleyiz...

RUSSELL CROWE, CEM YILMAZ İLE İLGİLİ NE PAYLAŞTI?

Russell Crowe, Kıvanç Tatlıtuğ'un Atatürk'ü canlandıracağı film haberlerinden sonra Kıvanç Tatlıtuğ ile ilgili sosyal medyadan övgüler yağdırmıştı.
Crowe, Kıvanç Tatlıtuğ'a teklif götürüldüğünü öğrenince, resmi Twitter hesabından "Kıvanç, çok iyi aktör" diye tweet atmıştı.

Daha önce Son Umut filminde Cem Yılmaz ile birlikte sinema karşısına geçen Crowe, Arif V 216 filminin 3 günde 1 milyon 331 bin 691 kişi izlemesinden sonra, Cem Yılmaz'ın bu başarısını Twitter hesabı üzerinden tebrik etti.

Russell Crowe, Cem Yılmaz için "Cem Yılmaz yine isabet ettirdi" yazarak tebrik mesajını yolladı. Türk takipçileri Ruseell Crowe'un paylaşımının altına bir çok yorumda bulundu.



RUSSELL CROWE KİMDİR?

Russell Ira Crowe, 1964 doğumlu Avustralyalı oyuncu. "Akıl Oyunları", "Gladyatör" gibi birçok başarılı yapımda rol alan oyuncu, bir Oskar sahibi. Aynı zamanda müzik kariyerini de başarıyla sürdürüyor, gitar çalıyor ve vokal yapıyor.

Russell Crowe, 7 Nisan 1964'te North Island, Yeni Zelanda'da doğdu. Annesi Jocelyn Yvonne Wemyys ve babası John Alexander Crowe birer yemek tedarikçisiydi. Terry adında bir erkek kardeşi var. Oyuncunun soyu aynı zamanda Norveç, İskoçya ve Galler'e kadar uzanıyor.
Crowe henüz 4 yaşındayken, ailesi Avustralya'ya taşındı ve burada film setlerinde yemek tedarikçiliği yapmaya başladılar. Avustralya'da yayınlanan televizyon dizisi Spyforce'un prodüktörü, oyuncunun annesinin vaftiz babasıydı. Crowe'a bu dizinin bir sahnesinde aktör Jack Thopson'la rol alma fırsatı verildi. Oyuncu bu sırada 5 yaşındaydı.

Crowe 14 yaşındayken ailesi tekrar Yeni Zelanda'ya taşındı. Burada Auckland Grammer School adlı okula gitti. Ancak ortaokulu yarıda bıraktı ve ailesine yardım etmek için çalışmaya başladı. 1980li yıllarda oyuncu, rock grubu Russ Le Roq'da görev aldı, hatta "I wanna be like Marlon Brando" adlı bir parça piyasaya sürdüler.



Crowe, 21 yaşında Avustralya'ya döndü. National Institute of Dramatic Art adlı tiyatro okuluna kaydolmak istiyordu. Ancak bu hayali gerçekleşmedi. 1987'de, istediği gibi bir iş bulamadığı için sokak çalgıcılığı yapmaya başladı.

Bu sırada televizyon dizisi "Neighbours"ta oynama şansını yakalayan Crowe, kariyerine profesyonel anlamda bu adımla başlamış oldu. Daha sonra "Living with the Law" adlı dizide oynadı. Bunun ardından kariyerindeki ilk sinema filmi için teklif aldı ve 1990 yapımı "The Crossing"de rol aldı. Bu filmin çekimleri başlamadan önce "Blood Oath" adlı filmde de rol aldı ancak bu yapım, "The Crossing"den sonra vizyona girdi. 1992'de ise "Police Rescue" dizisinin ilk bölümünde başrol oynadı.

Avustralya'da yakaladığı başarının ardından Crowe, Amerikan filmlerinde rol almaya başladı. Başarı çizgisini gittikçe yükselten aktör, 3 kez Oskar adaylığı kazandı, 2001 yılında Gladyatör filmindeki oyunculuğuyla Oskar'ı almaya hak kazandı. Adaylıkları da The Insider ve Akıl Oyunları filmleriyle aldı. Akıl Oyunları, Crowe'un adaylığının dışında, en iyi uyarlama dalında Oskar aldı. 1997 – 2003 yılları arasında en iyi uyarlama dalında Oskar adayı olan 2 filmde daha rol aldı; bu yapımlar "L.A Confidential" ve "Master and Commander: The Far Side of the World" idi.

9 Mart 2005'te Crowe, GQ adlı magazin dergisiyle yaptığı röportajda, 25 Mart 2001'de FBI'dan bir ajanın yanına gelip El Kaide örgütünün oyuncuyu kaçırmak istediğini söylediğini anlattı. Oyuncu bu olaydan sonraki birkaç ay boyunca Gizli Servis tarafından korumaya alınmıştı. Daha sonra FBI, Crowe'un anlattıklarını doğruladı.

Crowe, oyunculuğunun dışında, medyaya çok kez asabi bir kişiliğe sahip olmasıyla yansıdı. Fotoğrafını çeken hayranlarına küfür etmiş ve bir barda kavgaya karışmıştı. 2005'te oyuncu, police hakaret etmekten tutaklandı ve 100.000 $ ceza aldı.

7 Nisan 2003'te, 39. doğumgününde, Crowe, Avustralyalı oyuncu ve şarkıcı Danielle Spencer ile evlendi. Ikili, 1990 yılında "The Crossing" filminin çekimlerinde tanışmıştı. Oyuncu 2000 yılında Amerikalı aktris Meg Ryan ile, daha önce de Erica Baxter, Peta Wilson ve Courteney Love gibi isimlerle birlikte olmuştu.

Spencer ve Crowe'un 2003 doğumlu Charles Spencer Crowe ve 2006 doğumlu Tennyson Spencer Crowe isimli iki oğlu var. Oyuncu, Avustralya liginden Richmond Futbol Kulübü'nün ve Rabbitohs rugby takımının bir taraftarı. Kuzenleri Martin Crowe ve Jack Crowe, Yeni Zelanda kriket milli takımının eski kaptanları. Yılın büyük bir bölümünde Sydney, Avustralya'daki evinde, yazları da New York'ta yaşıyor. Müziğe karşı büyük bir tutkusu var, birçok profesyonel grubun üyesi olmuş, gitar çalıyor ve şarkı söylüyor. Şu anda "The Ordinary Fear of God" adlı grubun bir üyesi. En son filmleri ise, 2007 yılında Amerika'da gösterime girecek olan "Tenderness", "American Gangster" ve "3:10 To Yuma". Çocukluk yıllarında rugby oynarken ön dişini kırmış ve The Crossing filminin yönetmeninin ısrarıyla, yıllar sonra dişini yaptırmış. 1.82 metre boyunda, oyuncu Jodie Foster ile yakın arkadaş.

ARİF V 216 FİLMİ İÇİN İLK YORUMLAR

Burak F: Filmden göndermeleri çıkar zaten senaryo diye bir şey kalmıyor. Herkes bir göndermedir gidiyor. İnsanlar ne meraklıymış %90'ı gönderme olan bir film izlemeye. Ayrıca bir film sırf Cem Yılmaz yaptı diye, Cem Yılmaz sadece kaliteli işler yapar aksi düşünülemez diye beğenilmek zorunda değil. Bu filmi beğenmeyene git Recep Ivedik izle demek de ayrı bir hastalık. Bu filme ustalık eseri diyenler elini vicdanına koysun ve bir Yahşi Batı ile kıyaslandığında gerek senaryo, gerek espri, gerekse görsel efekt bakımından vasat durumda mı değil mi söylesin. Filmin tek beğenilecek yanı oyunculuklar olabilir. O da filmi kurtarmaya yetmemiş. Hayal kırıklığı.

Sezgin D: İzlediğim en kötü film. Cem yılmaz artık film çekmesin bence.Hiç gülmedim ve konusu olmayan bir film.

Mehmet G.: Oldukça iyiydi ve beklentimi karşıladı! Öncelikle amaç GORA ve AROG seviyesinde gülmek ise filmden memnun kalmazsınız. Ama hiç gülmedim, güleni de görmedim, CMYLMZ çok bozdu diyenlerdenseniz diğer Türk komediler size daha uygun gelecektir, çünkü adamın tarzını bunca zaman sonra hala anlamamışsınızdır. Duygusal davranmadan eleştirirsem; Eski efsaneleri seviyesinde olmasa da yine de (her zamanki) kendi tarzında ve gerek prodüksiyon gerek efektler olarak yabancı film kalitesinde olan ve baştan sona eğlenceli bir yapım olmuş. Hikaye ne kadar basit ve filmde eksiklikler olsa da adamın tarzını ve GORA-AROG evrenini seviyorsanız, düşünmeden gidin…



İsimsiz: Bu sefer olmamış, gülmek için çok uğraştım espiri vardı yok değildi izleyip birde siz değerlendirin derim

Muhammed Ali: Bana mı komik gelmedi acaba dedim ama salon dolu olmasına rağmen gülen çok azd. Malesef beklentmi karşılamadı

Ankaralı06: G.O.R.A, AROG ve Yahşi Batı'dan sonra en beğendiğim ve bence bu filmlerden sonra en güzel Cem Yılmaz filmi yapmış özellikle filmin 1969 yılında geçmesi nostaljik bir havası olması ve bazı ince espiriler olması harikaydı Çağlar Çorumlu ise Zeki Müren i oynamamış adeta yaşamıştı hani diğer roller de çok iyiydi ama gerçekten Çağlar Çorumlu nun Zeki Müren performansı her performanstan ayrı mükemmeldi filmde G.O.R.A dan esintiler olması tabi ki filmin en güzel yanıydı

RE.D: Hayran kaldım ! Gorada olduğu gibi, Cem Yilmaz çıtayı ulaşılması zor seviyelere taşımış. Devamını bekliyoruz

Yusuf K: Gora, Arog gibi bir film değil baştan sona espiri tufanı yok ince espiri'ler var oda filme farklı bir hava katıyor. Arif karakterini gora ve arog da tiplemesi, güldürmesi çokca vardı bu sefer biraz sakin geldi film.

Gül G: Filme açıkçası çok gitmek istememiştim arog ve gora dan keyif almayan bir izleyiciyim. Ancak gittim ve beklentimin dışında çok keyifli bir film izledim. Evet bazı sahnelerde beklentimin altında bir görsellik kullanılmış sonuçta CMYLMZ bütçesi olmayan ve filmine yeterli bütçeyi ayıramayacak biri değil daha kalite kokan görselliği tercih ederdim. Yine de konu iyi, film keyifli, ekip kaliteli bir iş çıkartmış. Hiç sıkılmadan izleyebilirsiniz. Bence vizyonda izlenmesi gereken bir film. Herkese iyi seyirler şimdiden

Barando34: O kadar reklamdan sonra merakdan gittik tamamen vakit kaybi.Hep ayni kadro kabak tadi verdi artik.Gora dan sonraki filmleri yapmasada olurmus.

Nuridemirkubuz: Ben filmi pek beğenmedim ama salon gülmekten yıkıldı. Ama kabul ediyorum Cem yılmaza en çok Arif rolü yakışıyor. Gora kadar iyi olmasa da ali baba, pek yakında falan işlerinden iyiydi.

ARİF V 216 FİLMİ VİZYONA GİRDİ Mİ?

Sinemaseverlerin heyecanla beklediği 'Arif V 216'nın teaser'ları geçtiğimiz günlerde filmin YouTube kanalında yayınlandı. Senaryosunu Cem Yılmaz'ın yazdığı, 5 Ocak'ta vizyona girecek olan filmin ilk görüntülerinde sinemaseverler için büyük sürprizler yer alıyor. Teaser'larda Çağlar Çorumlu'nun kostümleri ve aksesuvarlarıyla Zeki Müren'e yeniden hayat verdiği görülüyor. Cem Yılmaz'ın, 'G.O.R.A.' filminde kült olan karakteri 'Erşan Kuneri', 'Arif V 216'nın ilk görüntülerinde de dikkat çekiyor.

Daha fazla göster
yukarı ok