Kocaman’lı Kanarya Sturm Graz sınavını başarıyla geçerken, takımda yaşanan büyük değişim dikkatlerden kaçmadı.
Kocaman’lı Kanarya Sturm Graz sınavını başarıyla geçerken, takımda yaşanan büyük değişim dikkatlerden kaçmadı.
Geçen sezonun, rakibi orta saha karşılayıp hata yapmasını bekleyen Fenerbahçe’si tarihe karıştı. Aykut Kocaman, sarı lacivertli taraftarlara artık daha tempolu, özgüveni yüksek, sahanın her alanında pres yapan bir takım izlettireceğini Sturm Graz deplasmanında gösterdi.
Aykut Kocaman, 2. kez geldiği Fenerbahçe’de bütün çalışmalarını kısaca ‘3D’ olarak adlandırılan ‘dayanışma, dayanıklılık ve duruş’ felsefesi doğrultusunda yürütüyor. Öncelikle dayanışmayı ve takımdaşlığı en üst noktaya çekmeyi amaçlayan Kocaman’ın diğer hedefleri bilimsel veriler ışığında yapılan antrenmanlarla futbolcuların dayanıklılığını artırmak ve sahada doğru yerlerde durmalarını sağlamaktı.
Önceki akşam Sturm Graz ile oynanan UEFA Avrupa Ligi karşılaşması Kocaman’ın bu planının işlediğini ortaya koydu. Sarı lacivertli takım geçen sezonkinden çok farklı bir tablo çizdi. Karşılaşma sonrası yapılan değerlendirmelerde eski ve yeni Fenerbahçe arasındaki farklar şu şekilde öne çıkarıldı:
Geçen sezon Fenerbahçe sanki iki farklı takımdan oluşuyordu. 7 kişi savunmacı, 7 kişi hücumcu diye ikiye ayrılmışlardı. Oyuncuların birbirleriyle iletişimi çok zayıftı. Dağınıklardı. Neredeyse hiçbir maçta kompakt bir görüntü sergileyemediler. Şimdi ise bütün fertlerin uyumlu çalıştığı bir takım görüntüsüne büründü.
Yerli futbolcuların özgüveni arttı. Alper Potuk, Şener Özbayraklı ve Ozan Tufan şimdi daha fazla inisiyatif alarak oynadılar. Oysa bu oyuncular geçen sezon kendilerine top gelmesini istemezlerdi. Alper’in maç sonrası ifade ettiği gibi Aykut Kocaman bütün oyuncularla tek tek konuşarak özgüvenlerini yükseltiyor.
Geçen sezon Dick Advocaat oyuncularına ön alanda pres yapmayı yasaklamıştı. ‘Bu takım ileride baskı yapamaz’ diyen Advocaat, 4-1 kaybedilen Kayserispor maçından sonra Fernandao ve Salih’i bu yüzden isim vererek eleştirmiş, “Onların yüzünden yenildik” demişti. Yeni Fenerbahçe’de futbolcular sahanın her alanında pres yapıyor.
Önceden Fenerbahçe’nin tek hücum planı vardı; top kanatlardaki Lens veya Sow’la buluşturulur, bu oyuncuların şahsi becerisiyle pozisyon üretilirdi. Lens ve Sow’u kilitleyen rakip rahatlıkla puan alırdı. Bu sezon Valbuena’nın gelmesiyle sadece kanatlardan değil ortadan da hücum yapabilen bir takım olundu.
Advocaat’ın Fenerbahçe’si, rakibi orta sahada karşılayıp hata yapmasını bekler, kontratak kovalardı Hücumcu değil savunmacı bir takım vardı. Bu durum taraftarların tribünden uzaklaşmasının en önemli sebeplerinden biriydi. Şimdi ise ‘bekleyen değil, saldıran’ bir Fenerbahçe var. Bu da oyuna tempo katıyor, güzelleştiriyor.
Aykut Kocaman, takımdaşlık duygusunu artırmak için futbolcuların saha dışında birlikte hareket etmesine büyük önem veriyor. Sturm Graz maçında bir oyuncu sakatlandığında ya da hakeme itiraz söz konusu olduğunda çok sayıda Fenerbahçeli olayın yaşandığı yere gidip, takım arkadaşını yalnız bırakmıyor. (Hürriyet)