Sporx Extra Arama Logo

Yazarlardan derbi için Galatasaray yorumları




14
YAZARLARDAN G.SARAY YORUMLARI

Spor yazarları, Galatasaray'ın Beşiktaş'a 2-0 yenildiği mücadeleyi değerlendirdi. Yazıların tamamını paragraf sonlarında yer alan gazeteleri satın alarak okuyabilirsiniz.

13
"SONUCU DIAGNE BELİRLEDİ"

ŞANSAL BÜYÜKA: Luyindama belki de maçın tartışmasız en iyi adamıydı. Gol dakikasına kadar uçana-kaçana vurdu. Her tehlikeyi önledi. Ancak Josef golü öncesi ortalanan topu kesemeyince maçın sonucunu belirleyen “kader adamı” oldu. Ne gariptir, ikinci golde de büyük hatayı gene Luyindama yaptı. Bu maçta hakem kararlarından iyi bir öykü çıkacaktır. Cüneyt Çakır ve yardımcıları, kritik ikili pozisyonların tamamına yakınında ters kararlar verdiler, iki tarafın da tepkisini çektiler. Maçın iyileri oldu, maçın kötüleri oldu, maçın kader anları oldu. Ancak sonucu büyük ölçüde tayin eden Diagne’nin gördüğü kırmızı kart oldu. Galatasaray’da bir kırmızı kartla nasıl oldu da bu kadar çöktü, o da anlaşılır gibi değil... [MİLLİYET]

12
"KARİYERİNİN EN KÖTÜ MAÇI"

AHMET ÇAKAR: Marcao'nun hatalı geri pasını yakalayan Larin, kaleci ile karşı karşıya mutlak golü kaçırdı. Aslında maç pekala berabere bitecekken, bir kırmızı kart yani Diagne'nin atılması, bütün oyunun kontrolünü ve baskıyı Beşiktaş lehine çeviriverdi. Oyunun son bölümünde Josef'in tecrübeli vuruşu, hem maçı bitirdi hem de üç puanı Beşiktaş'a getiriverdi. Bundan sonra 10 kişilik Galatasaray'ın yapacağı fazla bir şey yoktu. Bir kontratakta da Beşiktaş'ın en fedakâr futbolcusu Larin kaleye vurabilecekken N'Koudou'ya "Al da sen at" dedi. Hakem Cüneyt Çakır hayatının en kötü maçını yönetti. Adeta uyuşmuş gibi toplar çarpıyor, fauller yanlış, kararlar gecikmeli geliyor ama Diagne'ye gösterdiği kırmızı kart da haklı. Lakin ilk yarıda Arda ile Rosier'e mutlak göstermesi gereken kırmızı kartlar es geçildi. Sonuç olarak dün geceki derbi için şunu söyleyebiliriz; hakemin skora katkısı yok ama Cüneyt Çakır'ın kariyerindeki en kötü maçlarından biriydi. [SABAH]

11
"İKİ STOPERDEN BİRER HATA"

ERMAN TOROĞLU: Lig uzun maraton tamam, ama iki takımın arasındaki havaya bakınca siyah-beyazlılar daha fazla istiyorlardı ve hak ederek kazandılar. 11'e 11 Aslan gene biraz idare ediyordu ama 10 kişi kaldıktan sonra Kartal'a gücü yetmedi. G.Saray'ın iki stoperi iyi şeyler yapıyor gözüküyor ama dün ikisi de öyle birer hata yaptılar ki biri gol oldu, diğerini inanılmaz şekilde Beşiktaşlı oyuncu kaçırdı. Diagne atılır mıydı? Kesinlikte evet. Kafaya oynama mesafesine tabanı sokarsan olacağı bu. G.Saray bundan sonra toparlar mı? Bu görüntüyle zor. Terim'in bu davranış biçimleriyle bu iş zor. Terim de yeni yönetimi bekliyor. Şimdiden ona yatırım yapıyor. Ama yönetime kim gelirse gelsin, Terim teknik direktör olsun veya olmasın, 'Demokles'in Kılıcı' gibi yönetimin üzerinde duracaktır; G.Saray teknik adamlığından elini ayağını çekmediği müddetçe... [SABAH]

10
"DIAGNE'NİN ATILMASI BOZDU"

LEVENT TÜZEMEN: Diagne'nin atılması doğruydu. G.Saray'ın daha derin bir savunma yapmasına neden oldu. Diagne'nin kafa mesafesine ayak uzatıp rakibinin kafasına vurması hataydı. Belhanda yine sorumluluk almadığı gibi kritik pas hataları yaptı. Arda yorulmuş, Belhanda kötü oynuyordu ve takım 10 kişiydi. Donk-Babel ikilisinin oyuna girmesi Galatasaray'a güç pompaladı. Sergen Hoca, Galatasaray eksik kalınca N'Koudou ve Mensah'ı alıp daha baskılı oyuna geçmeyi planladı. G.Saray, kontrataktan gol arayacak fırsatları kolladı ama daha çok kaybetmeme adına dirençli bir savunma yapmaya çalıştı. Ancak Souza ve N'Koudou'nun golüne engel olamadı. Derbilerde fizik olarak güçlü değilsen 10 kişi kalmayacaksın. Diagne'nin atılması G.Saray'ın dengesini bozdu. [SABAH]

9
"DIAGNE İLE MAÇ GİTTİ"

OSMAN ŞENHER: Diagne’nin oyundan atıldığı pozisyon gerçekten çok şanssızdı. Top havalandı, Diagne yüksekten gelen topa ayağıyla müdahale etti. Diagne’nin ayağının tabanı havada topa doğru koşan Montero’nun kafasına da temas etti. Bu dakikaya kadar ortada olan maçta üstünlük, Senegalli forvetin oyundan atılışıyla Beşiktaş’a geçti. Siyah-beyazlılar iyi bir takım... Böyle bir takıma karşı bir kişi eksik oynamak kolay değil. Neticede Souza ile de golü buldular. Galatasaray, gol bulmak için Kartal’ın üstüne gittikçe, bıraktığı boş alanlarda Beşiktaş gol aradı, ikinci golü de buldu. Maç 11’e 11 oynanırken, Belhanda’nın gününde olmayışı; Oğulcan ve Diagne’nin gol yollarında birbirinden kopuk olması, aralarındaki paslaşmanın isabetsiz oluşu Cim Bom’u ileri uçta etkisizleştirdi. Buna rağmen uzatma dakikalarında Emre Akbaba’nın müthiş şutunu kaleci Ersin aynı güzellikte kurtardı. Sonuçta; zirve yarışı yine devam ediyor. Beşiktaş bir kişi eksik kalsaydı o da sorunlar yaşardı. Galatasaray 10 kişi kaldı ve böylece derbiden puan alma şansını kaçırdı. [MİLLİYET]

8
"TAKIM OLARAK DÜŞÜK PERFORMANS"

ÖMER ÜRÜNDÜL: Kritik bir derbi olması nedeniyle Fatih Terim haklı olarak genel oyun modeli olan alışılmış önde baskıyı gündemden çıkarmıştı. Rakibe genişlik bırakmamak ve kontrollü futbol temel taktik ilkeydi. Beşiktaş ilk 30 dakika oyunu domine etti, ancak Oğuzhan ve Ghezzal'ın fiziksel yetersizliğiyle Aboubakar'ın iki güçlü stopere tamamen teslim olması eklenince üretkenlik sağlayamadılar. Galatasaray rakibi iyi karşılıyordu ama ileride etkili bir dikey sprinterinin olmayışı nedeniyle, mecburen pas alışverişleriyle hücuma çıkmaya ve üçüncü bölgede set oyunu ile pozisyon bulmaya çalışıyordu. Bu yarıda Marcao'nun bir sürpriz vuruşunda Atiba doğru yerde bulunduğundan kale önünde kurtardı. Galatasaray'da genelde takım olarak düşük performans gösterdiler. 3 kişi hariç... Taylan ve iki stoper Marcao ile Luyindama müthiş bir performans sergiledi. Aboubakar ise dün Beşiktaş'ı 10 kişi oynattı. [SABAH]

7
"YA JOSEF G.SARAY'DA OLSAYDI..."

SERKAN KORKMAZ: Maçın kırmızı kartsız bitmeyeceği çok belliydi. Beklenen kart dakika 58'de ayak tabanını Montero'nun kafasından kaçırmayan Diagne'ye geldi. Maçın en iyi ismi Josef'in 79'daki golüne kadar her iki takımın kaleyi bulan sadece birer şutu vardı. Ne ilginç değil mi; Josef, şu sıralarda çölde su arar gibi orta sahaya ihtiyaç duyan Galatasaray'a da önerilmişti. Bence Galatasaray yönetimi ve teknik heyeti bir düşünsün; Josef'in forma giydiği bir Galatasaray derbide ne yapardı ve puan cetvelinde nasıl bir yerde olurdu? Galatasaray, orta sahaya kaliteli bir oyuncu alamazsa şampiyonluktan her geçen gün daha da uzaklaşacaktır. Gerçi ortada doğru dürüst atan da tutan da yok ama... [FOTOMAÇ]

6
"BÖYLE KAYBETMEK YAKIŞMADI"

EVREN TURHAN: Galatasaray'ın bu oyun tarzını seçmesi ve Fatih hocanın Etebo ile başlaması büyük hataydı. Galatasaray böyle oynamaz, savunma da yapar hücumda ama hücumu hiç düşünmeyen bir takım sahadaydı. Kaybedeceksen oynayarak kaybet, böyle kaybetmek Galatasaray'a yakışmadı. Maçın en iyi adamı görüntüde Luyindama ama 2 net hata yaparak golleri yedirdi. Galatasaray artık zirvenin 5 puan gerisinde. Yönetim mutlaka takıma takviye yapmalı. [TAKVİM]

5
"DIAGNE'NİN POZİSYONU KIRMIZI DEĞİL"

RIDVAN DİLMEN: Benim futbol anlayışıma göre ilk yarıdaki Arda pozisyonu kırmızı kart. Diagne'yi attıran da Arda pozisyonudur. Devre arasında Cüneyt Çakır, 'Acaba' dedi. Aynı Cüneyt Çakır, Başakşehir maçında VAR'dayken Bahattin Şimşek'i çağırmıştı. O gün Gustavo'yu atmalıydı, bugün de Arda'yı atması gerektiği gibi. Cüneyt Çakır, ilk yarıda Arda'yı kırmızı kartla atsaydı, Diagne'yi atar mıydı? Atmazdı. Kırmızı kartta kafayı Montero vursa ve Diagne'nin müdahalesi gelse, ben tereddütsüz kırmızı kart veririm. Diagne geldi, uzun boyunun avantajıyla vurdu, o ayak ışınlanamaz. Krampon geldi. Buna kırmızı verince niye verdin demek zor ama ben hakem olsam sarı verirdim.

4
"DIAGNE BEŞİKTAŞ'A YARDIM ETTİ"

TÜMER METİN: Fatih hocanın hamleleriyle maç belki tıkanabilirdi ama Sergen hocanın aklında 60'a kadar tutup yaslarım düşüncesi vardı, Diagne yardım etti. 2. yarı hiç görmedik son dakikadaki Emre Akbaba pozisyonu hariç Ersin'i. Orta sahadaki savaşı Beşiktaş kazandı.

3
"BİR FORVET, BİR KANAT LAZIM"

AYHAN AKMAN: Diagne maçın skorunu belirledi. Diagne ile ne oyunu oynarsınız? Hiçbir oyuna çok yatkın değil. Rakibi 1. bölgeye yaslayıp, sağdan soldan keserseniz fiziğiyle, hava toplardaki etkisiyle belki işi çözebilir. Galatasaray topu kaptığında çıkmaya başlıyor, öne atılıyor, hop geri. Ne hava topunu kazanıyorsun, ne saklıyorsun. Orta sahasın, Taylan, Etebo, Belhanda, mücadele edip kazanıyorsun, öne atıyorsun, nefes alacaksın, atıyorsun, geri dönüyor. Tekrar 50 metre mücadele. Hiçbir orta saha oyuncusu buna dayanamaz. Galatasaray adına bazı şeyler çok belli. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, transfer için buram buram bağırıyor. Falcao'dan hiç verim alamıyorsunuz, bir santrfor transferi kesin. Atletizmi olan, deparı olan bir oyuncu lazım kanatlara. Pas oyunu oynuyorsunuz ama bu tip maçlar da oynayacaksınız. Bu tip maçlarda rakip de size karşı oynuyor. Onun için atlet oyuncuya ihtiyaç var, Galatasaray'ın atletizm ile ilgili bir problemi var, atlet oyuncu sayısı az elindeki.

2
"FEGHOULI YOKKEN..."

ATTİLA GÖKÇE: Galatasaray’da Fatih Terim’in Arda-Belhanda tercihi maç başlamadan önce doğruydu. Ancak oyunda ilk sarı kartı gören Arda ve Belhanda etkili olamadılar, cezaalanına adam sokamadılar, kazandıkları topu çabuk kaybettiler. Dahası bu maçta Galatasaray’ın yeni çapası Taylan da bekleneni veremedi. Şimdi hiç hesapta olmayan bir adamı söyleyeyim. Sakat mı, sorunlu mu bilmiyorum. Ama Feghouli’nin oynamadığı maçlarda Galatasaray sanki kimliğini unutmuş gibi oynuyor. Çabuk oyunda Feghouli’nin kanatlardan getirdiği öldürücü toplar, pozisyon içinde pozisyon yaratan katkısı bence Galatasaray’ın en büyük eksiğiydi. Donk ile Babel ve Emre Kılınç da bekleneni veremedi. Çünkü Beşiktaş çok ısrarlı ve istekli oynuyordu. [MİLLİYET]

1
"KIRMIZI KART AĞIR"

KEMAL BELGİN: Diagne’nin kırmızı kartına da yorum yapmadan olmaz. Bana göre Cüneyt Çakır, biraz ağır bir karar verdi. Bu pozisyon tipik bir sarı kart pozisyonu idi. İki rakip futbolcu yüz yüze karşılıklı, bir tanesi topa sahip olma adına yüksek bir ayak uzatma yapıyor, savunan da kafayla işin içine dalıyor. G.Saray son adam denilen, eski tabiriyle santrforsuz ve de hakiki anlamda forvette açıksız kalışının bedelini ödeyerek yarıştan şimdilik uzaklaştı gibi… [TÜRKİYE]