Spor yazarları, Beşiktaş'ın deplasmanda Fenerbahçe'yi 4-2 mağlup ettiği maçı köşelerinde değerlendirdi. İşte yazarların sözleri...
Turgay Demir/Fotomaç: "Son yıllarda (ilk yarıdaki hariç) sıradan bir Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi izlemedim, yine kora kor oynanacak bol pozisyonlu bir maç bekliyorum" demiştim. Yanılmadım. Fenerbahçe doğal olarak istekli başladı ve genç Arda'nın organizatörlüğünde ilk yarıda oyunu kontrol etti. Beşiktaş orta sahada Gedson, Hadziahmedovic ve Salih'le rakibini bozmaya çalışırken Cenk ve Abuobakar'la da kontra pozisyonlar yakaladı. İki net pozisyonu, iki golcü harcadı. Birkaç sezon önce 100 milyon euroluk bir oyuncu olmasına rağmen Beşiktaş'ta hep yarım yamalak oynayan Redmond ilk kez mazisini hatırladı ve hatırlattı. Tosun Paşa'ya verdiği iki pas, 50 metre top sürüp attığı Premier Lig golü muhteşemdi. Maçı aldı götürdü resmen.
Sinan Vardar/Fotomaç: "Derbi maçların sonucunu kestirmek zordur. Hele Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki maçları imkansız gibi... Beşiktaş'ın ne zaman şahlanacağı hiç belli olmuyor. Dün yine öyle oldu. Dakika 53... Beşiktaş'ta Welinton atılmış, Fenerbahçe penaltı atıyor. Büyük olasılıkla skor; 2-0 olsa maç bitecek ama bitmiyor. Valencia kaçırıyor, Beşiktaşlı futbolcular 10 kişiyle ezeli rakibine futbol dersi veriyor. Tabii burada Teknik Direktör Şenol Güneş'in hakkını verelim. Tecrübeli teknik adamın, 2. yarıya Ghezzal ve Amir'i oyundan alıp, Maxim ve Redmond'u oyuna alması Beşiktaş'ın yeni Kadıköy destanın en önemli ayrıntılarından biri oldu."
Ali Gültiken/Sabah: "Cenk sahada büyük bir liderdi. Beşiktaş 10 kişi kalmasına rağmen ilk golde ortaya çıkıp maça attığı imza, Fenerbahçe'nin bütün sinir sistemini bozdu. Güvenini yerle bir etti. İkinci yarı oyuna dahil olan Redmond'un muazzam katkısıyla Beşiktaş; Cenk'i ve Aboubakar'ı oyunun içerisinde işler hale getirdi. Her derbi maçı kendi hikâyesini ve kahramanlarını yaratır. Beşiktaş eksik kalarak 4-2 kazandığı maçı, harika başarı hikâyesini tarihe altın harflerle işledi. Elbette bu başarının mimarı olarak Şenol Hoca'yı diğer taraftan alkışlayalım."
Fatih Doğan/Sabah: "Beşiktaş'ın eski futbolcusu ve spor yazarı rahmetli Vedat Okyar, "Beşiktaş'ın şampiyonluğa ulaşması için rakipleri yenmek yetmez, hakemi de yeneceksin!" dediğinde yarım asra yaklaşan yaşanmışlığın süzgecinden geçen kelimeleri sözcüklere dökmüştü. Ne penaltı öncesinde faul vardı ne de Arda'nın pozisyonunda penaltı. Ancak hakem Meler inanmayı tercih etti! VAR'da Alper Ulusoy'la nasıl bir diyalog yaşadılarsa monitöre bile gitmedi. VAR açıklanırsa orada "PENALTIMSI" çıkabilir."
Güntekin Onay: "Redmond'ın yaptıklarını Mbappe yapsa şaşırmazdık. Öyle bir performans sergiledi."
Bilal Meşe/Milliyet: Derbilerin tadı başkadır, hayat durur ülkemizde. Gelin görün ki ilk yarıda adına yakışır öyle aman aman bir mücadeleye tanıklık edemedik. Bunun temelinde faüllerin gırla gitmesi ve sarı kartların hava uçuşması yatıyordu kuşkusuz. MHK derbiye anlı şanlı kokartı kocaman, Halil Umut Meler ve ekibini atadı. Valla, asla fanatik olmadım, olanı da hiç sevmem. Ne var ki bazen insanın sabrı taşıyor, taşırıyorlar, tıpkı FIFA kokartlı Halil Umut Meler gibi! O penaltı kararını neye dayanarak verdin, o kadar basit mi, beyaz noktayı göstermek? Bırakın eski hakemlerimizi, sokaktaki adama sorsan o pozisyona penaltı veren hakemin kokartını sökerler! Hadi sen verdin, VAR’daki Alper Ulusoy nerede? İkinci kararın tamam, ama ilkinde sınıfta kaldı sınıfta!Evet, on kişi kalan Kartal, tarihi bir galibiyete imza attı, zirveye ortak olmaya da devam ediyor. Maçın yıldızı kuşkusuz Redmond’tur... Son sözüm hakem Meler’e: Kartal’ın bu galibiyeti ilk yarıdaki o skandal penaltı kararını örtmez, bilesin."
Ahmet Çakar/Sabah: "Valencia penaltıyı kaçırdı, derken sahaya Redmond adlı Beşiktaşlı oyuncu çıkıverdi. Tam 3 asist, 1 gol! Önce sağdan mükemmel kesti, Cenk harika kafa vuruşu ile beraberliği yakaladı. Bu golden sonra F.Bahçe için Reşat Nuri Güntekin'in 'Yaprak Dökümü' romanı ortaya çıktı. Aynı Redmond, Cenk'in önüne yuvarladı, Cenk düzgün vurdu, Beşiktaş öne geçti. Yine Redmond orta sahadan topu aldı, neredeyse 50 metre sürdü ve müthiş vurdu. Ve yine aynı Redmond son dakikalarda bu sefer Aboubakar'ın önüne yuvarladı ve Beşiktaş F.Bahçe'yi dörtledi. Tıpkı 3 ay önce G.Saray'ın yine aynı statta F.Bahçe'yi üçlediği gibi. Sonuçta F.Bahçe dün gece tarih yazdı. Yaptığı rezilliklerle, yediği gollerle maalesef tarih yazdı. Eğer dün gece F.Bahçe kazansaydı maalesef hakem Halil Umut Meler de tarih yazacaktı. F.Bahçe lehine verdiği ilk penaltı tam bir hayal mahsulü. %100 yanlış. İşin acısı VAR hakeminden ne yardım ne davet geldi. Eğer dün gece F.Bahçe bu penaltı ile kazansa siz sevgili okurlarımız bu satırları okurken futbolda kaos oluşmuştu."
Erman Toroğlu/Sabah: "Beşiktaş, 10 kişi kalmasına rağmen direnç göstermeye başladı. Sarı-lacivertliler bu direnci kıramadı. Bir de 'hücum edeyim' derken, yaptıkları inanılmaz defans hataları ile peş peşe golleri yediler.
Sahanın yıldızı Redmond! Attırdıattı- attırdı! Sarı-lacivertliler, teknik olarak kenardan iyi idare edilmedi. En lazım olduğu maçta geminin kaptanı Jesus geminin başında değil. Aboubakar, maçın kötülerinden. O kötü oynadı ama Cenk ortaya girerek onun yokluğunu hissettirmedi. Çok etkili oldu. Zaten Cenk kenarda etkili olamıyor. Mutlak ortaya girmesi lazım. Ama o zaman da ya kendini ya Aboubakar'ı bozuyor. İyi oynayamayan Aboubakar, fırsatı yakalayınca 4. golü yapıştırdı."
Uğur Meleke/Hürriyet: "Sadece doğru hamleleri için değil isabetli transferler için de tebrik etmeli. Beşiktaş’ta bu sezon adeta üç ayrı perde olarak oynandı: İlk perde, bir büyük takım çalıştırdığının farkında olmayan Ismael’le yaşanan zaman kaybıydı. İkinci perdede Şenol Güneş, siyah-beyazlılara büyük takım olduklarını hatırlatmaya çalıştı, içeriden Mert-Cenk transferleriyle takımı canlandırdı. Üçüncü perdeyse Mart başında start aldı. Aboubakar, Onur, Colley, Amir ve Maxim’in katılımıyla Beşiktaş yepyeni bir takıma dönüştü. Artık kenarda bir büyük takım hocası, içeride de büyük takım futbolcuları var. Hemen hemen hepsine aynı 11’le çıkılan, Mert-Colley-Amir-Aboubakar ana omurgasıyla oynanan Başakşehir, Ankaragücü ve İstanbul maçlarında alınan galibiyetler, Beşiktaş’ta temel ayarların oturduğunun kanıtıydı."
Zeki Uzundurukan/Fotomaç: "Şenol Güneş'in Redmond hamlesi, Beşiktaş'a hayat verdi. Ya Jesus'un yokluğunda Fenerbahçe'nin başında sahaya çıkan Joao de Deus, hamleleri, taktikleri ile sınıfta kaldı. Zaten Fenerbahçe'yi derbiye 3'lü savunma ile çıkaran Jesus, Beşiktaş'ın ekmeğine yağ sürmüştü adeta... Fenerbahçe, bu sezon bütün büyük maçlarda olduğu gibi dün de Jesus'un 3'lü savunma inadının kurbanı oldu. Tribünlerden 'Yönetim istifa!' sesleri yükseldi. Beşiktaş, 10 kişi ile Kadıköy'de Fenerbahçe'yi farklı yenerek zirve yarışına ortak oldu. Şenol Güneş'i de tebrik etmek lazım; Jesus'a hocalık dersi verdi Şenol hoca! Tebrikler Beşiktaş! Tebrikler Şenol Güneş!"
Ömer Üründül/Sabah: "10 kişilik takımdan galipken 4 gol yiyen bir Fenerbahçe. Bu maç Jesus'un iflas ettiğinin belgesidir. Beşiktaş'ı ve Şenol Güneş'i kutlamak lazım. Bu çok önemli galibiyet. Şenol Güneş'in ilk 11 hatasını görmezden gelmemek gerekir. Böyle kritik bir derbiye Redmond gibi formda önemli bir oyuncun varken hazır olmayan Ghezzal'la başlamak son derece yanlıştı. Redmond sahanın yıldızıydı. Cenk de attığı iki golle arkasından geldi.
Şansal Büyüka/Milliyet: "Şenol Hoca başlangıçta yapacağını, maçın ikinci yarısının başında yaptı. Redmond’un oyuna girmesi ile birlikte, ilk yarının silik Beşiktaş’ı gitti, ikinci yarıda bir eksikle tarih yazan bir Beşiktaş ortaya çıktı. Hem de ne tarih... Bir eksikle yazılmış şanlı bir tarih, onurlu, unutulmaz bir tarih... Hakem Halil Umut Meler’e de gelelim. Maç öncesi, “Kim yönetsin?” dense ezici bir çoğunluk Halil Umut Meler derdi. Ama kötü maç yönetti. Verdiği ilk penaltıda Onur‘un sağ ayağının, Arda‘nın sol ayağı ile bir teması var ama penaltı için bana göre yeterli değil... Ağır bir karar... Daha doğrusu penaltıyla en ufak bir ilgisi yok. İkinci penaltıya sözüm yok."
Attila Gökçe/Milliyet: "Bu fırtınayı başlatan adam Şenol Güneş. Fenerbahçe’nin ofansa kilitlenmiş oyununda savunma gediklerini görerek inanılmaz hamleler yaptı. İkinci yarıda Ghezzal ve Hadziahmetoviç’i oyundan alıp Maxim ve Redmond’u oyuna sürmesi çok isabetli dokunuşlardı. 55’deki Gedson-Necip değişikliği de yerindeydi. İkinci penaltıda Welinton’un kırmızı kart görmesiyle (Dk.50) 10 kişi kalan Beşiktaş’ta yıkımı önleyen ilk olay Valencia’nın atıştan yararlanamaması oldu. Sonrasında Nathan Redmond’un “resital” güzelliğindeki sanatsal gösterisine tanık olduk. 3 asist ve 1 gol… İşte fırtınanın şövalyesi.. Oyun öylesine döndü ki Fenerbahçe taraftarı da takdirlerini alkışlarla gösterdi."