"Fatih Karagümrük benim ilk göz ağrım ve çok benimsediğim bir yerdi. Çok da güzel ilişkiler kurduk ancak ancak hedeflerin uyuşmaması doğrultusunda nasıl birleştiysek öyle de ayrıldık."
"Karagümrük'te ilk 4 hedefim vardı ancak bunu oyunculara son 1 ay kala hissettirdim. Onları baskı altına almak istemedim. Fenerbahçe maçında galip gelebilseydik bu hedefe ulaşabilirdik."
"Kısa vade, orta vade ve uzun vade doğrultusunda 3 tane hedefim var. Benim için Karagümrük her anlamda doğru bir yerde. İkinci adımımın ne olacağını zaman gösterecek. Hiçbir zaman laf olsun diye bir takımın başına geçmeyeceğim."
"Karagümrük'te önümüzdeki sezon için 3-4-5 gibi sıralarda yer almayı hedefliyordum. Geçtiğimiz günlerde Süleyman Hurma'nın söylediği gibi bazı isteklerimin karşılanamayabileceğini gördüm. Hak veriyorum, döviz kurunun geldiği nokta ortada."
"Belki 3-4 sene çalışmayacağı ancak hep doğru yere gitmek için uğraşacağım. Belki kimse bilmez ben Fenerbahçe'de yardımcı antrenörlük yaparken 3-4 tane kulübün altyapı tesislerini, A takım idmanlarını izleyip notlar aldım."
"Ben Fenerbahçeliyim. 20 yılım orada geçti. Orta vadedeki hedefim Fenerbahçe'nin teknik direktörü olmak. Ancak uzun vadede gerçekten kendimi Avrupa futbolunun önde gelen takımlarından birinde görev yapmaya hazırlıyorum."
"Şu anda kariyerim planladığım gibi gidiyor. Daha giriş kapısındayız. Ekibimden de çok memnunum, Karagümrük'ün başına geçtiğimizde fiziksel anlamda bizim istediğimiz durumda olmayan bir takım vardı ve biz ekibimle beraber çok iyi bir düzene soktuk."
"Bizim giriş kapımız açıldı. O kapıdan iyi bir giriş yaptığımızı düşünüyorum. Türk futboluna hem genç yetenekli oyuncular kazandırmak istiyoruz. Ancak dediğim gibi henüz daha giriş kapısındayız."
"Ben oyunculara genç, yaşlı diye bakmıyorum. Lucas Biglia, 36 yaşında ama sahanın en verimli oyuncusu. 18 yaşında Samed, taktiksel disiplinden hiç kopmayan bir oyuncu. Mesela Emre Mor'u çok yanlış lanse etmişler."
"Emre'yi hep agresif olarak tanımlıyorlar ancak onun derdi sadece kendisiyle. Neler yapabileceğini bildiği için yapamadığında kendine kızıyor. Emre'nin sıkıntısı kendisiyle alakalı."
"Takımın başına ilk geçtiğimde birkaç oyuncuyla bireysel toplantı yaptım. Bunlardan birisi de Emre Mor'du. Ona dedim ki; 'Benim hedeflerim var ve bu hedeflerimi gerçekleştirirken yanımda seni de götürmek istiyorum.' Öyle dediğim zaman gözleri açıldı Emre'nin."
"Emre'ye birçok taktiksel detay sunduk ve o da bizim isteklerimizi hem defansif hem de ofansif anlamda karşıladı. Şu anda Türkiye'nin en yetenekli kenar oyuncusu olduğunu düşünüyorum."
"Bence bir teknik direktör lider olmalı. Bir insanda lider özellikler her zaman saygı görmüştür. Göreve ilk geldiğimde takım ilişkilerine önem vereceğimi söylemiştim ama bu yanlış anlaşıldı. Sanki analiz yapmayacakmışız gibi. Ayrıldıktan sonra bütün oyuncularımla tek tek görüştüm. Demek ki o bağı kurabilmişiz."
"Biz bunu zaman zaman Fenerbahçe'de yaşadık. Bazı hocalar kendini öyle bir ifade ediyordu ki, sahaya çıktığımızda kulübedeki adam için mücadele ediyorduk. Mesela buna en büyük örnek olarak Arthur Zico'yu söyleyebilirim. Zico bize babalığını, liderliğini hissettirdi. Bir futbolcum bana gelip ailesi ile alakalı problemlerini anlatıyorsa ben o işi bitirmişim demektir zaten. Bunu Karagümrük'te de yaşadık."
"Birçok önemli teknik adam var. Saymakla bitiremezsiniz. Ancak ben liderlik olarak her zaman Obradovic'i örnek alırım. Onun saha kenarındaki hareketleri, oyuncularla ilişkisi... Taktik anlamında kendi futbol görüşümü sahaya yansıtmaya çalışıyorum."
"Her rakibin her zamanın ayrı planı olmalıdır. Ben nasıl bir rakibe hazırlanıyorsam rakip de bana hazırlanıyor. Her hafta aynı taktikle çıkamazsınız."
"Futbolcular zeki insanlardır. Onları ikna etmeniz gerekir. Bir antrenman planlaması yaptığımızda bir kere gösterdikten sonra takım istediğimizi harfiyen yapıyordı."