Dün Kayseri’de Süper Lig’in en iyi futbol oynayan takımlarından ikisini izledik. Bu kıran kırana müsabaka için 32 futbolcuya teşekkür borçluyuz. 90 dakikalık eğlenceli bir futbol akşamı yaşattılar bize. Maçın Fenerbahçe için ‘bir Perşembe provası’ hüviyeti de söz konusuydu ki eminim Kayseri’den önemli dersler çıkarmışlardır.
Sarı lacivertlilerin en fazla göze çarpan sıkıntısı, tamamlanamayan atak sonrası hücum ile savunma blokları arasında bıraktığı dev mesafe. Fenerbahçeliler, Sevilla’da atakları bir şekilde tamamlamalı. Ayrıca kritik Avrupa sınavı öncesi Lincoln, Ferdi Kadıoğlu ve Valencia’nın yüksek formlarının da altını çizmek gerek.
Elbette dün Kayseri’de oynanan müsabakayı, anlamsız seyirci yasağından bağımsız değerlendiremeyiz. Anlamsız diyorum, zira ortaya somut bir gerekçe konmadığı için bu yasağı anlamlandırmak bizim için imkansızlaşıyor. Bildiğimiz kadarıyla son tribün cezalarının sebebi, toplu küfür ya da hakaret değil. Eğer bu yasaklarının gerekçesi kamuoyunda iddia edildiği gibi ‘tribün protestosu’ ise, o zaman ülkece büyük bir yanlışın içindeyiz demektir. Bir devletin ve kurumlarının görevi ‘katılmadığı görüşlerin sesini kesmek’ değil, tüm görüşlerin özgürce dile getirilebilmesini sağlayabilmektir.