ERMAN TOROĞLU: Bu hafta iki tane maç oynandı. Öyle iki karşılaşma ki araya karbon kağıdı koy, hiç farkı yok birbirinden. İki şampiyonluğa oynayan takım ile düşme hattında oynayan iki takımın 90 dakikası... Antalyaspor daha katı defans yaptı. Kayserispor, onlara göre biraz daha oyuna girdi. Ama futbolu böyle oynarsanız kazanma şansınız azalıyor. Buradaki kilit olay, defans yapan takımın gol yemesi. Gol yiyene kadar inanılmaz direnç gösteriyorlar. Kayserispor da dün iyi dayandı. İlk penaltı tartışılabilir. Zaten bunu da Kayserispor'un genç kalecisi kurtardı. İkincisi ise tartışmasız penaltı. Kayserisporlu oyuncu, Beşiktaşlı futbolcunun bileğine basıyor. Hem de gereksiz yere... Siyah-beyazlı oyuncu topu ayağından çıkarmış, sen gelip ayağına basıyorsun. Zaten Kayserispor bu golden sonra ailece Beşiktaş'ın üstüne gidince kontradan golü yiyor.
ERMAN TOROĞLU: Liderlik mücadelesi girince hem Galatasaray'da hem Beşiktaş'ta oyun gerginliği var. Bu futbolcuların rahat hareket etmelerini engelliyor. Ama bu gerginlik çok erken. 21 takımlı bir lig oynanıyor. 3-4 maç üst üste kazanan yukarı çıkıyor, kaybeden aşağı iniyor. Sanki yüksek binalardaki hızlı asansörler gibi...
ERMAN TOROĞLU: İyi mücadele oldu, tamam. Peki kalite var mıydı? Hayır... İnşallah bundan sonra böyle maçlar seyretmeyiz. Ne önceki akşam oynanan Antalyaspor-Galatasaray ne de dün akşamki Kayserispor-Beşiktaş maçları gibi. Son dakika oyundan atılan Kayserisporlu futbolcuları anlamak mümkün değil. Rakibin Beşiktaş değil ki. Sen düşmemeye oynayan bir takımsın, bu maç bitti. Bundan sonra oynanacak maçlara odaklan... Bunlar nasıl profesyonel anlamak mümkün değil.
AHMET ÇAKAR: Beşiktaş kazandığında lider olacaktı ve ligin dibinde olan takımla oynuyordu. Beşiktaş asla iyi oynamadı. Ama Kayserispor çok kötü oynadı. Düşmenin bir numaralı adayı onlar. Beşiktaş'a baktığımızda aslında kazandığı penaltılar dışında da fazlaca pozisyonu yok. Kayserispor kapandı, Beşiktaş açamadı. Bir takımı nasıl açarsınız.. Sıfıra inersiniz, yayarsınız ya da adam eksiltip aralara pas yaparsınız. Beşiktaş dün gece bunların hiçbirini yapamadı. Alan sağına verdi, o soluna verdi, sağdan soldan anlamsız ortalar ve tabii ki Aboubakar gibi kaliteli bir golcünün olmaması da bu kısırlığa etkili oldu. Oyun kitlendikçe kitlendi. Üstelik Beşiktaş ilk yarıda bir penaltı da kaçırdı. Belki o penaltı gol olsa, Kayserispor oynamak zorunda kalacak ve Beşiktaş farka gidebilecek.
AHMET ÇAKAR: Kilit 88. dakikaya kadar sürdü. Seyreden hemen herkes '0-0 bitiyor' diyordu ama sahneye VAR hakemi çıktı. Oyunun normal akışında hiç kimse penaltıyı fark etmedi. Ama penaltıydı. Beşiktaş'ın en iyilerinden biri N'Koudou Beşiktaş'ı öne geçirdi. Aslında futbol çok tuhaf bir spor. O oynamayan, golü düşünmeyen Kayserispor, uzatmalarda bir frikik kazandı. Yer müthiş idi, vuruş da iyiydi ama Beşiktaş'ın genç kalecisi Ersin Beşiktaş'ı ipten aldı. Dün gece kimse penaltılara bahane bulmasın. İkisi de kesin penaltı. Hele son dakika penaltısı mutlak doğru. Aynı penaltıyı Fırat Aydınus birkaç yıl önce, Fenerbahçeli Isla'ya da vermişti.
ALİ GÜLTİKEN: Antrenmanlarda hücum organizasyonu çalışırken bir savunma kurgusu oluşturup, tek kale oyun oynatırsınız... Savunmadaki oyunculara da kaptığınızı çok fazla topa dokunmadan ileriye vurun dersiniz ki atak çalışması yapan takım devamlılığını sağlayabilsin... Dün akşam Beşiktaş, Kayserispor'a karşı aynen bu tarifle oynadı. Maçın tamamında rakibini kendi yarı alanına değil ceza sahasının içerisine hapsedip o bölgede pozisyonlar bulmaya çalıştı. Oyunun genelinde rakibini bu bölgede tuttu. Kendisi de topun yaklaşık yüzde 80'ine sahip olarak etkili bir şekilde oynadı. Ama işi ceza sahasının içerisinde pozisyona çevirmekte istediği ölçüde karşılık bulamadı. Bunda Kayserispor'un ister tır, ister tren, ister otobüs deyin savunma bloğunu kalenin önüne çekmesinin büyük etkisi var. Oynamaktan ziyade durdurmayı denediler. Çok fazla oyuncuyla kalabalık bir şekilde bu bölgede kalarak gol yemeden maçı götürmeye çalıştılar ki bunda da başarılı oldular. Tabii ki Vincent Aboubakar gibi etkili bir merkez santrforunun olmamasının yanında Ghezzal gibi bir oyun aklının da yokluğunu Beşiktaş ciddi şekilde bu maçta hissetti.
ALİ GÜLTİKEN: Orta alanda Mensah'la oynama düşüncesi de bu kadar kapalı defansta karşılığını bulmadı. Çünkü Mensah alan oyuncusu, topla dripling yapan bir oyuncu ama bu kadar sıkışık defanslarda zorlanması normal. Kaçırdığı erken penaltı doğal olarak Mensah'ı oyundan da kopardı. Fakat Beşiktaş'ın oynama inadından vazgeçmeyişi, kazanma inadı, oyunu kanatlardan zorlama isteği N'Koudou'nun ayağından kazandığı penaltı ile karşılığını buldu. Hasic'in bulduğu ikinci golle de maç boyunca ortaya koyduğu liderlik isteğine ulaştı.
SİNAN VARDAR: Beşiktaş tatsız tutsuz bir futbol ortaya koydu. Bir haftada Beşiktaş'a ne olduğunu anlayamadım. Herhalde takım yılbaşında korona partisindeydi! Siyah-Beyazlılar maça ağırlığını koymak istedi ama özellikle hücumda ağır çekimde gibiydi. Beşiktaş özellikle Güven'le eksik oynadı. 3 gol attığı maçta bile vurguladım; bu çocuk Beşiktaş'ın topçusu değil. Medyada ona teklifler olduğunu okuyorum. Bir dakika bile durmayın, gönderin gitsin! Mensah tel tel döküldü. Josef'in ayakta duracak hali yoktu. Rosier bir ara saman alevi gibi parladı ama sonra o da takım arkadaşlarına ayak uydurdu. Beşiktaş'ta dün sadece Atiba ve N'Koudou ayakta duran isimlerdi.
SİNAN VARDAR: Sergen Yalçın'ın Mensah'a 73 dakika sabretmesine hayret ettim. Ama aynı Sergen Hoca'nın son 20 dakikada Necip, Hasic ve Oğuzhan hamleleriyle oyunu hızlandırması başarılı hamlelerdi. Ersin de uzatmalarda harika kurtarış yaparak 3 puanda büyük pay sahibi oldu. Fırat hoca'nın verdiği 2 penaltı da çok konuşulacak. İlkinde pozisyona yakındı, ikincisinde de VAR'la verdiğinin altını çizelim. Beşiktaş kötü oynayıp kazandı. Şampiyonluğa giden yolda kötü oynayarak da kazanıyorsanız bu da başarıdır. Yıllardır Kayseri'yi izlerim ama hiç beğenmedim. Samet Hoca'nın işi zor. Tek tesellisi kaleci Doğan'dı. Türkiye iyi bir kaleci kazanıyor.
ATİLLA GÖKÇE: Bazen heyecan önemli bir motivasyon kaynağıdır. Puan cetveline baktıklarında Beşiktaşlı futbolcular, Kayseri’de kazandıkları takdirde lider olabileceklerini gördüler. Heyecanlandılar. Acaba yeterince motive oldular mı? Kendilerini bu maçı kazanmak üzere hazırladılar mı? Bireysel performans ve takım oyununda hedeflerine uygun bir maç çıkardılar mı? Hayır. Aboubakar ve Ghezzal’ı adeta mumla aradılar.
ATİLLA GÖKÇE: Görünüşte maçın egemen olan tarafı Beşiktaş’tı ama, skor tabelası donmuştu adeta, gol bir türlü gelmiyordu.. Sanırım bu pasif görüntü Mensah’ın kaçırdığı penaltıyla ilgiliydi.… N’Koudou’nun Lopes tarafından düşürülmesine Fırat Aydınus, refleksle penaltı noktasını gösterdi. VAR hakemi Cüneyt Çakır da onayladı. Bir yıl önce Kayserispor’da oynadığı için mi Mensah’ı seçti Sergen Hoca? Mensah, genç kaleci Doğan’ı tanıyor olabilir miydi? Belki de kenardan hiç müdahale etmeden kararı oyunculara bıraktı. Mensah o penaltıyı atarken, çok yavaş bir top gönderdi seçtiği köşeye genç Doğan da çıktı ve kornere çeldi. Kanımca kaçırılmış penaltı Beşiktaş’ın canını sıktı.
BİLAL MEŞE: Beşiktaş’ın kadrosuna bakıyorum, valla eksiklerine karşın iyi oynuyor. Artı ofansta çoğunluğu yakalıyor, sadece rakiplerin savunma kilidini açmayı beceremiyor! Geç olsa da açıyor, açmasına da taraftarlarına çile çektiriyor çile! Yani, eksiğe - gediğe fazla sığınmamak gerekir, çilingirlerin iş başı yapması lazım! Beşiktaş ilk yarıda kili açma şansını bir kez yakaladı, o da penaltıdan. Peki kardeşim, Mensah’ın sicili bu anlamda kabarık! Niye o kullanır, anlamıyorum arkadaş! Lopes, niye penaltıya itiraz eder, maç bittikten sonra çift sarıdan kızarır, nasıl profesyonelsin! Bak arkadaş, o pozisyon sabaha kadar tartışmasız penaltı, izle anlarsın! Ceza alanı içinde öyle rakibine bodoslama girersen, isyan etmeyeceksin!
OKTAY DERELİOĞLU: Beşiktaş belki ilk dakikalarda kazandığı penaltıyı gol çevirse maçın gidişatını değişebilirdi. Çünkü karşısında 11 kişiyle kapanan ve sadece savunmayı düşünen bir Kayserispor vardı. Buna karşın Beşiktaş da hiç üretemedi. Kayseri çok gömüldü, 'gel' dedi Beşiktaş'a ama Beşiktaş'ın gidecek hali yoktu. Atiba, Mensah, Josef hiçbir şekilde hareket edemedi. Fiziki anlamda güçsüz bir Beşiktaş vardı sahada. Kenarlar da hiç çalışmadı. Rossier ve Nsakala hiç gelemedi kanattan.
OKTAY DERELİOĞLU: Ceza sahasına kümelenen takımı kenarlardan açarsın ama o hamle gelmedi bir türlü. Eğer VAR sistemi olmasa bu maç 0-0 bitecekti. Miguel Lopes itiraz ediyor bir de. Pozisyon net penaltı! Bir savunmacı orada niye kayar! Kayserispor gibi takımları anlayamıyorum. 1 puanı alsan ne olacak! Ne avantaj getirecek? Böyle bir Beşiktaş'ı bulmuşken bu maçtan 3 puan almalılardı. Beşiktaş sonuç olarak, büyük takım kimliğiyle çok kötü oynadığı bir maçı kazanmasını bildi.
TURGAY DEMİR: Beşiktaş, Aboubakar ve Ghezzal gibi iki kaliteli ayağın eksik olduğu maçta, topun tek sahibi olsa bile bu zenginliği rakip kale önünde yeteri kadar pozisyona çeviremedi. Penaltı da kaçınca kolay görünen maç iyice zora girdi. Kayseri'nin tam geriye yaslanıp (İlk 45'teki topla oynama oranları 72/28 Beşiktaş lehineydi.) kontrataklarla bir fırsat golü araması beklenen bir şeydi. Yani rakip çok kapandı türünden bir şaşkınlık yaşamanın alemi yok.. Sergen hocanın da bir şaşkınlık yaşadığını sanmıyorum. Rakip kapanacak, sen de açmanın yollarını arayacaksın. Gerçek bu.
TURGAY DEMİR: Hiç tartışılmasın, N'Kouduo maçın kahramanıydı ve Kayserispor'un sağ kanadını çökertti. İkinci penaltıyı kendi kullanan Fransız risk almadan sert bir vuruşla maçın üzerindeki kara bulutları dağıttı. Ardından genç Hasic golünü attı ve kendisi gibi bizleri de sevindi. Bu gençleri kazanmak gerek. Not: Penaltılarda Kayserispor savunmacıları ters ayakla, (yani önce rakibi, sonra topu hedefleyen ayaklarıyla) müdahale ettiler. Fırat Aydınus birini kendi gördü, diğerini VAR'daki Cüneyt Çakır yakaladı. İkisi de net penaltıydı.