AHMET ÇAKAR: Türk futbolunun katili Türk hakemleri' diye bir laf var. Yalan da değil! Aboubakar'dan yoksun Beşiktaş, Sivasspor'u hakem ve VAR hakemlerinin yardımıyla yenmiştir. İlk gol maçı belirleyen unsur oldu. Top taç çizgisinin yanından sahayı terk etmişken oyun devam etti ve Beşiktaş'ın golü geldi. VAR karışır mı, tabii ki karışır. Bir atak başlangıcında top dışarıdan gelmişse VAR protokolüne göre karışabilir. Yapılması gereken şuydu, golün iptali... Bu olduktan sonra zaten sinirler bozuldu, devre arasına giderken de Hakan Arslan oyundan atılınca zaten maç orada bitti. Sözümüz yayıncı kuruluş beINSports'a... Arkadaşlar çizgileri dikine gören kameraları yerleştirmek bu kadar mı zor? İşte dün gece çıkan bir topla gelen Beşiktaş'ın golü ligin hem yukarısını hem de aşağısını çok etkiledi. Gün geçmiyor ki önemli bir maçta hakem skandalı yaşanmasın. Gün geçmiyor ki yenilen takım 'hakem' demesin. Bu şartlarda Futbol Federasyonu'nun yapabileceği fazla bir şey yok.
GÜNTEKİN ONAY: Bir kişi eksik rakibi karşısında 1-0’lık skordan rahatsız görünmeyen Beşiktaş, Ankaragücü maçından sonra dün de skor odaklı bir 90 dakika oynadı. 7 günde 3 maç oynamış olmanın da dünkü temposuz oyunda etkisi göz ardı edilemez. Ancak son bölümde oyuncu değişiklikleriyle güçlenen siyah beyazlılar farkı da sonradan oyuna giren Larin ve Oğuzhan’ın golleriyle artırdı. Dün zor koşullarda, eksiklerine rağmen güçlü bir rakibi geçmeyi başaran Sergen Yalçın’ın takımı son oynadığı 5 maçın 4’ünde kalesini gole kapatmayı da başardı. 2020’ye galibiyetle veda eden Beşiktaş, lig ve kupayla toplam 8 maçın oynanacağı ocak fikstürü öncesi moral buldu aynı zamanda alternatif oyuncularından da iyi performans alarak yoğun takvime hazır olduğunu gösterdi.
ATİLLA GÖKÇE: Önce şu kırmızı kart olayına bakalım… Sivasspor Kaptanı Hakan Arslan’ın, Beşiktaş’ın golünden önce tartışılan “top taça çıktı mı, çıkmadı mı” tartışmasında ısrarlı itirazı. Sarı kart.. Sonrasında kimin verdiği, nasıl eline tutuşturulduğu anlaşılmayan cep telefonuyla Hakem Arda Kardeşler’in üzerine gidiyor ve telefonu adeta gözüne sokuyor… İkinci sarı ve kırmızı. Yakın geçmişte, VAR sisteminin henüz başladığı günlerde İngiltere’de Fatih Terim, dördüncü hakeme göstermişti telefondaki görüntüyü… Bu hareketinden dolayı ikaz edildiği anlatılır. Ama sistemin artık yerleşik sayıldığı şu günlerde telefon göstermek kazandırmaz, kaybettirir. Telefon neyin nesi oluyor. Bu kadar ısrarla, böylesine bir öfkeyle hakemin üzerine gitmek ne kadar doğru, ne kadar yararlıdır? Hakan Arslan özeleştirisini yapmalı ve ders çıkarmalı.
ATİLLA GÖKÇE: Maç sonunda ortaya çıkan gerçeği de yazalım: Beşiktaş özgüvenini, takım oyununu, bireysel performansını yükselterek zirve takımı olma iddiasını her geçen gün pekiştiriyor. Sahadakilerle yedek kulübesindekilerin verimliliği birbirine yaklaşıyor. Dünkü maçta oyuna sonradan girenler dahil hepsi iyi işler yaptı. Böyle giderlerse yönetimin de ara transferde biri santrfor olmak üzere en az iki oyuncuyla hamle yapması gerekiyor. Şimdi top Ahmet Başkan’da!
REHA KAPSAL: Beşiktaş takımı bir klasiği daha yine devam ettirdi. Sergen hoca ile öne geçtiktleri bir maçı yine kaybetmediler. Geldiği günden beri dengeli, akıl koyulmuş oyun ezberi Beşiktaş'ın oyun kültürü olarak artık oturmaya başladı. "Kan bağı sizi akraba yapar aile yapmaz". "Aile sadakat demektir". Beşiktaş takımı saha dışındaki sosyal birlikteliğini saha içindeki amaç birlikteliğine çok iyi bir şekilde geçiren, takımdaşlık ve arkadaşlığı üst seviyede olan, birbirlerine duydukları aidiyet duygusu, kulüp ve taraftara karşı başarılı olmak için üstlendikleri sorumluluk bilinciyle hareket eden, ben değil biz diyen oyuncu grubundan kurulu..
SİNAN VARDAR: Beşiktaş dile kolay; ligde son 10 maçlık seride 8 galibiyet, 2 yenilgi aldı ve zirve yarışına ortak oldu. Bu seri için Sergen Yalçın ve tek tek futbolcuları kutlamak gerekir. Kara Kartal, dün ligin iyi futbol oynamaya çalışan ekibine karşı mücadele etti. Kısa bir dönem öncesine kadar Anadolu takımları üç büyüklere deplasmana geldiklerinde savunmada beklerlerdi. Beşiktaş'ın unutulmaz Kaptanı Rıza Çalımbay'ın teknik direktörlüğünü yaptığı Sivasspor hücumu düşündü ve kazanmaya oynadı. Maç 0-0'ken önemli gol pozisyonu bulmalarına rağmen bunu değerlendiremediler. Bu aslında maçın da kırılma anıydı. Sergen Yalçın, rakibinin gücüne saygı duyarak temkinli bir 90 dakikayı tercih etti. Rakibinin hatasından da golü bulunca önce 3 puanı garantiledi, maçın sonlarında da farka koştu. Mücadelenin devre arasında hakeme cep telefonu götüren ve bu yüzden kırmızı kart gören Hakan Arslan'ın yaptığı amatörceydi ama asıl suçlu o telefonu onun eline tutuşturanda...
SİNAN VARDAR: Sergen Hoca'nın tatlı sürprizlerine bayılıyorum. Dün Güven Yalçın ve N'Koudou'lu sahaya çıkarak rakibini şaşırttı. Necip sahada her topa bastı; gladyatörler gibiydi. Ersin kritik bir pozisyonda kalesinde güven veren isimdi. Genç yaşında bu formayı hak ederek oynuyor. Atiba'nın röntgeni yeniden çekilmeli çünkü eminim ki bu adamda iki ciğer var. Dün Ghezzal yine zaman zaman klasını gösterdi. Beşiktaş'ta vasatın altında olan oyuncu yoktu. Oğuzhan'ın attığı gol beni çok sevindirdi. Bakalım o eski Oğuzhan'ı yeniden sahalarda görebilecek miyiz? Gerçekten çok merak ediyorum..
ALİ GÜLTİKEN: Beşiktaş adına maç öncesi konuşulan en önemli konu Aboubakar ve Josef'in yokluğuydu. Doğal olarak bu durum, eksiklikleri takımı etkiler mi etkilemez mi tartışmasını da beraberinde getirdi. Bazı oyuncuların eksikliğini kısa süreler için telafi edebilirsiniz. Fakat konu Aboubakar olunca orayı istediğiniz ölçüde tamir etmeniz kolay değil. Çünkü Aboubakar çok yönlü bir oyuncu. Kendi oynadığı kadar çevresini ve takımı da oynatıyor. Onun yokluğunda genel beklenti Larin'in oynamasıydı ama Güven'i ilk 11'de gördük. Sergen Yalçın'ın Güven'e güvenmesi karşılığını golle buldu. İkinci golün de Larin ile gelmiş olması aslında önemli bir olaydı. Güven ve Larin, Aboubakar'a "Merak etme sen olmasan da biz nöbeti devralırız" mesajını attıkları iki golle verdiler.
ALİ GÜLTİKEN: Beşiktaş oyun gücü olarak ayakta kalan, çok fazla pozisyon vermeyen, rakibine oyun temposunu kaptırmayan bir sistemi gün geçtikçe daha iyi uyguluyor. Belki pozisyon zenginliği çok fazla olmadı ama atılan üç gol muhteşem bir tabela zenginliği getirdi. Oğuzhan'ın golle buluşmuş olması da Beşiktaş adına sevindirici bir olay. Beşiktaş maçları kazanırken dışardaki oyuncularını da kazanıyor. Beşiktaş'ın tedbirli ve mücadeleci oyun felsefesi işin içine sabırı da ekleyince, Larin ile Oğuzhan'ın gollerindeki gibi maçı bitirecek altın vuruş fırsatlarını olumlu kullandı ve oyunun fişini çekti. Gollerin dışında karşılaşmanın öne çıkan oyuncuları olarak Rosier'i, Ghezzal'ı Rıdvan'ı ve Ersin'i ayrıca alkışlayalım.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Güven'in golü attığı 18'inci dakikaya kadar oyunun kontrolü Sivasspor'da idi. Beşiktaş ilk karşı kaleye gelişinde skor avantajı yakaladı. Devre sonuna kadar tempolu, karşılıklı hücum girişimlerine sahne olan keyifli bir mücadele izledik. Hakan Arslan'ın kırmızı kart görmesi doğal olarak maçın zevkini de kaçırdı. İlk yarıdaki gözlemlerim şöyleydi:
* Mensah'ın dikine etkili driplingleri,
* Her derde deva Necip'in sağ bek ve stoperden sonra dün gece orta sahada görevlendirilmesi,
* Maç eksikliğine rağmen Güven'in görevini yapması,
* Sergen Yalçın'ın rakibin en etkili forveti Gradel'e tedbir düşünmeyişi.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Bu arada Sergen Yalçın'ın bir yanlışını da daha gözlemledim. Vida takım için çok önemli. İlk yarıda bir sakatlık geçirdi, devam etmek istedi. Buna bir itirazım yok. Ama rakip 10 kişi kalınca Sergen hocanın Vida'yı devrede çıkarması gerekirdi. Arada oynadığı süre belki sıkıntısını arttırmış olabilir.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Gelelim Beşiktaş'ın bütün dengeleri değiştiren ilk golüne: Yardımcı hakem büyük bir hataya düşerek ikili mücadeleyi izlerken geriye gidip, panolara yapışıp durdu. Ve çizgiyi geçen topu süzemedi. Ama VAR var! Oradaki arkadaş 1.5 dakika bekledikten sonra net çıkan topu görmek istemedi. Ama hiç önemli değil. Hata büyüklerden birinin lehine olduğu için nasıl olsa önümüzdeki hafta görev alırlar! Sinir katsayısı tavan yapmış Hakan Arslan'a cep telefonunu kim verdiyse yönetim tarafından cezalandırılmalıdır.
OKTAY DERELİOĞLU: Son haftaların formda takımı Beşiktaş dün iyi oyunla haklı bir galibiyet aldı. Ancak dün hakem kararları maçın önüne geçti. Maçın kırılma anı ilk gol öncesi çizgideki pozisyondu. Rosier'in pozisyonunda top bence çizgiyi geçmişti. VAR burada doğru şekilde oyuna müdahale edemedi. Gol öncesi doğru karar gelmeyince dolayısıyla hakemin kararları maçın önüne geçmiş oldu. Devamında da Hakan'ın itirazı ve kırmızı kart geldi. Dün hakemin kararı Beşiktaş'ın galibiyetine de gölge düşürdü. Beşiktaş gibi bir takımın zaten buna ihtiyacı yok ki Siyah-Beyazlılar bu sezon hakemler tarafından en çok canı yanan takım. Bu maç özelinde değil genel olarak hakemler ligin kaderini etkiliyor. Bizdeki VAR sistemi de yok gibi bir şey. Kritik pozisyonlarda dahi doğru karar verilmiyorsa bu sistem niye var? MHK bir an önce VAR sisteminin doğru işlemesi için hakemlere gerekli eğitimleri verip uyarıları yapmalı..
BİLAL MEŞE: Oyun keyifli, mücadele üst seviyede, her iki kalede fırsatlar, fileleri bulmayan toplar... Sadeci biri hariç... O da Güven Yalçın’ın 18. dakikada attığı kafa golü... Efendim, top taç çizgisinden çıktı mı, çıkmadı mı, bilemiyoruz, bize karanlık! Haa bu tip pozisyonlarda malesef çizgi kamerası yok! Bana sorarsanız, çıkmış gibi değil, çıktı! Tamam, öyle veya böyle gol olmuş, ilk yarı bitmiş, neyin itirazıdır arkadaş? O arada cep telefonunu nereden buldun, kimin elinden kaptın? Üstelik sen kaptansın. İtirazdan çift sarıdan kızardın, takımını da eksik bıraktın, beğendin mi yaptığını? Üstelik, ilk yarıda harika kora - kor mücadele eden, fırsatlar yaratan, üç puanı kovalayan bir Sivasspor vardı, hatırlatırım! Hatta Sivas’ın farklı yenilgisinde gördüğün o kırmızı kartın ön plandaydı, kardeş!
BİLAL MEŞE: İkinci yarıda oyuna giren Oğuzhan nefis bir vuruşla golünü atarken, ‘acaba eski günlerine mi dönüyor’ sorusunu da akıllara getirdi. Bir kez daha gördük ki, artık kolay maç yok, rakip on kişi kalsa da fark etmiyor. Üç farklı galibiyet kimseyi aldatmasın, Kartal eksik rakibini yenerken, zorlanmadı değil. Ya konuk takım eksik kalmasaydı? Neticede Kartal, üç puan kanat çırparken, ikinci sıraya yerleşti, ‘yarışta ben de varım’ dedi.
TURGAY DEMİR: En çok tartışılan konudan başlayalım; top çıktı mı, çıkmadı mı?Birincisi topun tamamının çıkmış olması demek, izdüşümünün çizginin dışında olması demek… Öyle miydi, değil miydi, bunu anlamanın tek yolu o topa üstten ya da tam çizgi hizasından bakmaktır. Yayıncı kuruluştaki görüntü ise çapraz… Yani o görüntüde top ile çizgi arasında boşluk olması çıktığı anlamına gelmez… Bir golü iptal etmek için ise kesin kanıt gerekir… Şüpheyle olmaz! Hukukla şüphe sanık lehinedir ifadesini futbola uygularsak durum şöyledir; şüphe gol lehinedir! Yani tam olarak çıktığına emin olmadığınız bir topa çıktı muamelesi yaparak gol iptal edemezsiniz. VAR da etmedi zaten. Doğru yaptılar..
TURGAY DEMİR: Gelelim maça. Beşiktaş ilk yarıda oyunu kontrol etmekte zorlansa da rakibine bir tek ciddi pozisyon verdi. Onda da Ersin başarılıydı. İkinci yarıda ise 10 kişilik Sivasspor tamamen kapanınca Kartal daha çok topla oynasa da rakip kaleye yaklaşmakta zorlandı. Önde Aboubakar gibi rakip savunmanın dengesini bozan bir oyuncu olmayınca orta alandaki paslaşmalar tamamen etkisiz alanda kaldı. Güven çıkıp Larin girince manzara değişti. Güven'e göre daha hareketli bir oyuncu olan Larin, Sivasspor'un yerleşik düzenini bozdu ve ilk ciddi pozisyonda da golünü attı. Ardından hızlı bir atakta Oğuzhan siftah yaptı ve Beşiktaş net bir galibiyet aldı. Sivasspor iyi mücadele eden bir takım. Eksik kalınca moralmen de çöktüler. Bu konuda bence takım arkadaşları Hakan Arslan'la konuşmaları gerek. Hakan kardeşim öfkesine hakim olamadı ve durduk yere takımını eksik bıraktı. Gerçek bu..