Spor yazarları, Galatasaray'ın İttifak Holding Konyaspor'a 4-3 kaybettiği mücadeleyi köşelerinde yorumladılar. Yazıların tamamını, paragraf sonlarında ismi yer alan gazeteleri satın alarak okuyabilirsiniz.
ŞANSAL BÜYÜKA: Sorarım, bu nasıl büyük takım oyunculuğu? İki hafta önce Karagümrük maçının ikinci yarı başlama vuruşu yapıldı, 15 saniye sonra gol yedin... Konya maçında ikinci yarı başladı, 30 saniye sonra gol yedin... Konya’da penaltıdan beraberliği yakaladın, iki dakika sonra bu kez rakibin penaltısı ile gene yenik duruma düştün. Unutma; bu takım Galatasaray... Alışkanlıklarında, genlerinde böyle gol yemek yok... [MİLLİYET]
AHMET ÇAKAR: Galatasaray futbol falan oynamadı. İlk yarı ve neredeyse gollere kadar ikinci yarının belli bir kısmı tam bir antrenman maçı. Alan yana veriyor, veren geri dönüyor, kimin ne yaptığı belli değil. Konya öne geçti, ardından Diagne iki stoper arasından fırladı ve beraberlik golünü attı. İkinci yarı tam bir gol sağanağı. Konya atıyor, Galatasaray atıyor. Tıpkı papaz kimde oyunu gibi. Ama bu Galatasaray kenarda Terim olmadığı vakit, ateşlenemiyor. Haa Terim kenarda olsaydı bu maçları Galatasaray kazanır mıydı? Bu da kesin değil ama ne dün geceki futbol olurdu ne de Antalyaspor karşısında ortaya konan futbol. Böylesine kayıplar adama şampiyonluğu kaybettirir. [SABAH]
LEVENT TÜZEMEN: Galatasaray oyun anlayışı olarak akordu bozuk orkestra gibiydi. Emre Akbaba kendini halı sahada oynuyor zannetmiş olacak ki röveşata gösterisi yaptı. Ayağındaki topları kaptırdığı gibi Konya'nın ilk golünde dikkatsizliği yüzünden ofsaytı bozdu. Saracchi'nin yerini kaybetmesi de golde rol aldı. Övgü yağdırılacak ortalar yapmayan, sürekli arkasına adam kaçıran kontrolsüz ve dengesiz Saracchi, Galatasaray'ın geleceğinde olmalı mı? Olmamalı. Zaten savunması iyi olsaydı Leipzig bırakmazdı. Ayrıca Daci'nin attığı ilk golde Luyindama'nın rakibinin üzerine gitmesi gerekirken kale içine koşmasına bir anlam veremedim. Konya'nın kazandığı penaltıya Luyindama'nın laubaliliği neden oldu. Luyindama kendini Beckanbauer sanıyor ya uzaklaştırması gereken topu kontrol etmek isterken penaltı yaptı. Varsa talibi Luyindama hemen satılsın. Zaten maç boyu Donk-Luyindama ikilisi hata yapmak için adeta birbirleriyle yarıştı. [TAKVİM]
LEVENT TÜZEMEN: Ömer Bayram-Belhanda ikilisi kaptırdıkları topları yeniden kazanmak için rakibi bile kovalamadılar. Feghouli'nin yokluğunda eğer Belhanda, Antalyaspor maçı dahil taşın altına elini sokmuyorsa yola bile devam etmem. Ayrıca yenilen ikinci golde bu kez ofsaytı Belhanda bozdu. Topla çok oynamak değil, etkili oynamak önemlidir. Akbaba-Belhanda-Ömer Bayram sürekli top alıp oyun kurmaya kalkınca Taylan'ın verimi de düştü. Sadece Oğulcan, Linnes ve Taylan sorumluluk duygusuyla oynadı. [TAKVİM]
RIDVAN DİLMEN: Galatasaray çok ama çok yorgun, oyuncular yorgunlar. Mazereti olan tek oyuncu var ve sahanın en kötüsüydü, Luyindama. Formdayken çok fit stoper ama 6 ay ara veren ve fiziği kalın olan oyuncuların toparlaması çok zor. Koşmak istiyor ama vücut gitmiyor. Kaleci Okan hatalı değil, Donk ve Linnes vasat, Saracchi'nin Galatasaray'da en kötü maçı, Taylan vasat, Belhanda ve Emre Akbaba bence sahada yok. Diagne işini yaptı. Sahanın Galatasaray adına en iyi oyuncusu Oğulcan'dı ve Konyaspor'a yetmedi.
SABRİ SARIOĞLU: 3-4 oyuncunun performansının düşük olması, sorun yaratır. Belki 1-2 oyuncuyu idare edebilir bir takım ama 3-4 oyuncu olunca olmuyordu. Tempolu pas yapan Galatasaray yoktu, daha durağandı. Bunun neticesinde Konyaspor haklı bir galibiyet aldı. Luyindama ağır bir oyuncu, rakip takımlar onun arkasına atılan toplardan pozisyon üretmeye çalışıyor, bu da Galatasaray'a zarar veriyor. Marcao'nun eksikliğini aradı Galatasaray. Sürat olarak da hamle olarak da diğer ikisinden iyi oyuncu Marcao. Galatasaray'ın iyi bir forvete ihtiyacı var. Özellikle topu ileride tutacak, stoperleri rahatsız edecek, sırtı dönük oynayacak oyuncu lazım. Falcao uzun süre sakatlıktan çıkamadı, Diagne 2 gol attı ama karşı karşıya pozisyonda gerekn vuruşu yapamıyor, rakip savunma arasında kayboluyor. Galatasaray'a sağlam bir santrfor lazım. Diagne istenen seviyede değil.
NİHAT KAHVECİ: Luyindama, normalde böyle seni uzaktan çalımlamaları lazım. Fulelisin. Çalım yemezsin. İlk yarıda Donk'un kaptırdığı topa müdahalesi çok iyiydi. Gözünü seveyim, ceza sahası içerisinde topu sektirip o penaltıyı yaptırıyorsan yakarsın. Bu çok basittir. 2-2! Herkes Galatasaray, 3'ü arayacak derken çok basit hata yapıyorsun. Çok enteresan bir şekilde bunu sadece Galatasaraylı stoperler yapmıyor, Beşiktaşlı stoperler de, Fenerbahçeli stoperler de yapıyor.
TÜMER METİN: Galatasaray'ın eksikleri değerlendirilecektir. Feghouli, Arda, Marcao, Emre ve Omar, direkt banko 11 oyuncusu. Yanlarına Marcao ve Falcao'yu da ekleyelim, etti 7. Ama asıl eksik, kulübede Fatih hoca yok. Geçen hafta da, bu hafta da eksikliği hissedildi. Levent hocayı eleştirecek değilim ama şöyle bir açıklama yaptı geçen hafta, 10 kişi oynayan takıma karşı açılmazlar mı dedi, açıldılar işte bu akşam. Büyük takımlar kapalı defansları açma üzerine oynar, ömrümüz kapalı defansları açma üzerine geçti. Senin asli amacın o defansları açmaktır. Geçen hafta Galatasaray'ın 10 kişi kalmasına rağmen oyunu açmak için iyi hamleler yaptığını söyledik, bugün için söyleyemeyiz.
AYHAN AKMAN: Galatasaray çok eksikti ve baktığımızda 11'e, Omar, Marcao, Arda, Feghouli, Emre Kılınç bir anda söylenebiliyor. Galatasaray adına oyunu güzelleştiren oyuncuların başında gelen isimler bunlar. Galatasaray'ın oyununu göremedik, diğer oyuncular bu performansı gösteremedi. Arda, Emre ve Feghouli ile topu vermeyen bir Galatasaray'dan, oyunu kontrol eden bir Konyaspor'a döndü. Galatasaray'ın defansif problemlerini, defolarını gördük. Luyindama ve Saracchi'nin performansını Marcao'nun olmayışı etkiledi. Demek ki orada temel taş Marcao.
TUGAY KERİMOĞLU: Arda'lı, Emre'li, Feghouli'li bir takımda Belhanda'yı kullanabilirsiniz ama bu zincirde bir oyuncu eksildiğinde, Belhanda'nın da performansı düşüyor, pas geçişleri sağlıklı olamıyor. Feghouli çözer, çözdüğü oyun içinde Arda ve Belhanda'nın etkinliği hissedilir. Onların arkalarında onlar için koşan Taylan oluyor. Feghouli ve Arda olmayınca, bireysel olarak yük Taylan'ın da üzerine biniyor.
OSMAN ŞENHER: Büyük takımın futbolcusu isen, bir de Fatih Terim gibi bir teknik direktörün varsa, daha mücadeleci, istekli futbol oynaman lazım. Maçın başlama düdüğüyle beraber Galatasaray’ın sahaya koyduğu futbol inanın şaşkınlık yarattı. Birinci bölgeye bakıyorsun, Donk ile Luyindama bir tek top çıkaramıyorlar. Donk, Luyindama’ya, o da kaleciye veriyor. Sonra kaleci Donk’a veriyor, o da yine kaleciye dönüyor. Böyle bir oyun şekli olabilir mi? İkili mücadelelere bakıyorum, Ryan Donk ve Luyindama o kadar ağırlaşmışlar ki, rakipleri çok rahat yanlarından geçebiliyor. Konyaspor’un ikinci golünde Daci 5 metre geriden bu iki futbolcunun arasından topa vuruyor ve takımı adına bir gol daha kaydediyor. Bilemiyorum bu şekilde zirve yarışının ne kadar içinde olabilir sarı-kırmızılılar? [MİLLİYET]
ÖMER ÜRÜNDÜL: İkinci yarı başlar başlamaz Konya daha dakika dolmadan güzel, kaliteli bir gol attı. Sonra Galatasaray yüklendi, Konya iyi defans yaptı ve sonunu getiremedikleri kontralara çıkmaya teşebbüs ettiler. Galatasaray, penaltıdan kritik anda beraberliği sağladı. Bundan sonra onlar için her şey olabilirdi ama sahneye Luyindama çıktı ve hediye ettiği penaltıyla Konya tekrar öne geçti. Sonra da 4. golü buldu. Fark bire indi ama Konya avantajını kaybetmedi. Dün Galatasaray'ın eksik kadrosunda çok düşük performanslar ortaya çıktı. Bu yüzden Taylan da çaresiz kalarak alışılmış başarısını sergileyemedi. En büyük hayal kırıklıkları ise Emre Akbaba ve Belhanda'ydı. [SABAH]
GÜRCAN BİLGİÇ: Büyük takımsanız kriz anlarından çıkmayı başaracaksınız. Eğer oyuncular üstüne kurulu bir performans çizgisi ile giderseniz dünkü Galatasaray gibi "neden olmadı?" sorusunu sorarsınız. Galatasaray'ın hücum organizasyonunun yüzde 70'ini Feghouli sağlıyordu. Onun sakatlığında sahneye Arda Turan çıktı. Hem oyun hem de takım lideri gibi oynuyordu. Ardından Marcao geldi. Yani anahtar oyuncu kalmadı kadroda. Diagne'ye top getirmen lazım, Belhanda'yı da bu işe razı etmen. Bir de karşına Konyaspor'un sert baskısı çıkınca Galatasaray'ın sorunlarla uğraşacak "kalitesi" kalmadı. Belhanda sorumluluk almadı, Emre Akbaba kayıplarda. İki stoper sürekli yanlış pozisyondalar, Ömer ile Oğulcan da serseri mayın; ne yapacakları belli değil. [SABAH]
SERKAN KORKMAZ: Galatasaray'ın "bir şekilde" oluşturulan kale ve savunma dörtlüsünün önündeki altı futbolcunun en vazgeçilmezlerini yazalım; Taylan, Feghouli , Arda ve Diagne... Hadi çok zorladınız Belhanda'yı da ekleyelim... Şu an için, kalan son formaysa illaki Emre Kılınç'ın... Eldekilerle kurulabilecek en iyi(!) takımdaki isimlerden üçü yokken, ikisi de dünkü gibi çok kötü oynuyorken, Konya'da beraberliğin bile çok iyi sonuç olduğunu vurgulamak lazım. Dün akşamki futbolla o bile hayaldi zaten. 7 eksikle sahaya çıkan Konyaspor'sa sadece dün akşamki haklı galibiyetiyle değil futbol felsefesiyle de takdiri fazlasıyla hak ediyor. [FOTOMAÇ]
EVREN TURHAN: Galatasaray Konyaspor deplasmanına eksik ve cezalı oyuncularıyla gitti. Maçın ilk yarısı Galatasaray oyunda çok etkili değildi. Emre Akbaba, Ömer Bayram ve Belhanda hiç bir şey yapmadı. Luyindama ve Donk ikilisi olmuyor. Yine çok kötü bir maç çıkardılar. Galatasaray'da dripling yapacak oyuncu yok. Yenilen gol ve ardından ciddi baskı yedi Galatasaray. Diagne atınca devre sonu maç dengelendi. Ama 2. yarının hemen başında yenilen basit bir gol maçın kaderini değiştirdi. Galatasaray kötü oynarken Diagne'nin penaltısıyla yeniden umutlar yeşerdi. Ardından anlam veremediğimiz şeyler yaşandı. Luyindama amatör futbolcunun yapmayacağı bir penaltı yaptı. Ardından yine büyük bir savunma hatasıyla 4. gol de geldi. Galatasaray eksikti ancak bu kötü futbol ve yenilgiye mazeret değil. [TAKVİM]
REHA KAPSAL: Fatih Terim 66. dakikada iki oyuncu değişikliği yaptıktan sonra Emir Bayram ve Emre Taşdemir'le 3-4-1-2'ye döndü. Oğulcan ve Diagne forvet, Emre Akbaba on numara oldu. Tabii ki bir şeyler denemeye başladığınızda oyuncuların olumlu reaksiyonu gerekir. Dizilişlere ve saha içindeki olumsuz gidişata tepki veren oyuncu da yoktu. 'Bazen futbolda coşku, tekniğin önüne geçer.' Bunun için de saha içinde oyuncuların daha fazla tutkulu, motivasyonlu, istekli, arzulu, kötü oyuna isyan eden tavır ve duruşları çok önemlidir. Hele büyük takımların tarifinin en önemli özelliklerinden biri odur. G.Saray'lı oyuncular mağlubiyeti bile hak etmeyecek derecede sahada oyun anlamında kötü bir karakter gösterdi. [FOTOMAÇ]
ÖCAL ULUÇ: Sarı kırmızılı takımın “liderliği bu kadar kolay kaybetmesinde” kadro tertibi, teknik ve taktik hatalar, şanssızlık ya da başka saha içi faktörleri “bir dereceye kadar kabul edebilirim” ama… Bir “sebep” var ki; onu Galatasaray taraftarının kabul etmesi mümkün değil; “Fatih Terim’in başında olduğu bir ekip” bu kadar evet, “bu kadar disiplin fakiri olamaz!..” [TÜRKİYE]