"Bu sezon Sergen Yalçın için çok yazdık, bir daha yazalım. Şampiyonun hakkını verelim... Sergen Yalçın, futbolu, futbolcuyu ve takım oyununu geliştirdi.- Adı duyulmayan Ersin‘den şampiyon kaleci çıkarttı. Beğenilmeyen Welinton-N’Sakala ikilisinden maksimum verimi aldı. Ghezzal’i, Rosier‘i yılın futbolcusu yaptı. Aboubakar‘ı yeniden yarattı. Larin‘i futbola ve gollerine döndürdü. Kadro ve para olarak çok büyük sıkıntıya rağmen yokluktan şikayet etmedi. Bir kadrosu sahada oynayan, bir kadrosu kulübede oturan takımı olmadı."
"Varlık içinde yüzmedi, yokluktan dertlenmedi. Sakatlara takılmadı; “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” dedi. Hiçbir maçta baskı yemedi. Hiçbir maçta skoru korumaya gitmedi. Beşiktaş‘a, “güçlü oyunu” yerleştirdi. Kişiliği gereği “cool” takıldı, kafaya bir şey takmadı. Kendinden beş - altı kat pahalı iki takım, Galatasaray ve Fenerbahçe’yi geride bıraktı. İlk defa büyük takım çalıştırdı, eli-ayağı hiç dolaşmadı, hiç sırıtmadı. Fatih Terim gibi şampiyonluklara ambargo koymuş ve her finali kazanmış hocaya bu fırsatı tanımadı."
"Galatasaray; Fatih Terim’siz 6 maçta 18 puanın tam 10’unu kaybederek... F.Bahçe; devre arasında çok sıkı bir golcü alacağına büyük yatırımı orta sahaya yaparak... Trabzonspor; yeni sezona Newton ile başlayarak ve Abdullah Avcı’yı getirmekte geç kalarak... Şampiyonluğu kaçırdılar."
"Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, seçime hazırlanırken, “Ersun Yanal‘ı getirin” diyen bir genel kurul delegesine, “Sen benim vizyonumu bilmiyorsun herhalde” demişti.Bunu söyleyen Ali Başkan, son iki sezonu stajyer hoca ile bitirdi.Geçen yıl Tahir Karapınar...Bu yıl Emre Belözoğlu...Hadi Emre Belözoğlu‘na bir şey demem. Ama sonuçta stajyer hoca...Fenerbahçe bu kadar kötü sezona rağmen, şampiyon olacağı maçta bile Sivasspor’u yenemiyorsa, yılın vurgununu kaçırıyorsa, sıkıntılara çare bulamıyorsa, teknik ekip temelden değişmeli..."
"Çok sıkı Avrupalı bir hoca, yardımcı ekibi ile birlikte gelmeli... Yanında sadece bir Türk yardımcı ve bir sonraki rakibin maçlarını izleyip rapor verecek bir gözlemci olmalı...Futbolu ve futbolcuyu, takım oyununu geliştiren çok sıkı bir hoca... Mutlaka...En önemlisi; oyuna göre değil, isme göre transferi önlemek adına, çok gerçekçi bir scout ekibi hiç zaman yitirmeden kurulmalı...Ali Başkan üç yıldır karavana atıyor, demek ki yanlış yapıyor. Doğruyu bulmalı..."
"Galatasaray, bu sezon Fatih Terim‘in cezalı olduğu 6 maçta 10 puan kaybetti. Şampiyonluk 2 gollük averajla kaçtığına göre, bu 10 puan define gibi değerli... Hoca sahada olmalıydı... Bunu başaramadı, öfkesine teslim oldu. Temsilci raporlarına bakınca, hocanın aldığı cezalarda açıkçası bir maksat yok. Galatasaray ligin ilk yarısını tutanı ve atanı olmadan oynadı. Muslera yoktu, Falcao sakattı. Ortalama mart ayında ciddi bir kaotik ortam oldu. Hoca neredeyse futboldan ve sahadan koptu, dikkatini rakip kulübün başkanına, TFF’ye ve hakemlerle uğraşmaya verdi. Kendince yalnız kaldı, Başkan ve yöneticilerin yapması gereken idari işlerle uğraştı."
"Fatih Terim yalnız bırakıldı mı? Evet bırakıldı. Bu yalnız kalışta kendi payı oldu mu? Evet oldu. Takım çok uzun bir durgunluk ve isteksizlik dönemi geçirirken, hoca futbolcuları ayağa kaldıramadı. Başkanın, yöneticilerin kulislerine ciddi canı sıkıldı, sanki küstü, kırıldı. Saha kenarında terden sırılsıklam olan Fatih Hoca‘yı hiç alışılmadık biçimde sakin-sessiz maç izlerken gördük. Şaşırtıcıydı... Galatasaray’da taht oyunları, Başkan‘ın demeçleri ve hoca ile ilişkileri, yönetimin yarıştan umudu kesişi, Galatasaray’ın şampiyonluk yarışında tam destek görmesini engelledi. Arda Turan, “Bu sezon bizi doğradılar” dedi. Bu doğru değil... Galatasaray şampiyonluğun kaçışına sanal bahaneler aramasın. Galatasaray kendi kendini doğradı."
- Parlayan yıldız: Beşiktaş (Toplum belki de bir şampiyonun adı etrafında ilk defa birleşti.)
- Sönen yıldız: Başakşehir (Geçen yılın şampiyonu, bu sezonun son dört haftasında düşmekten kurtuldu.)
- Örnek kulüp: Karagümrük (Üç yılda üç lig çıktı, Süper Lig’e damga vurdu.)
- Örnek başkan: Süleyman Hurma (Karagümrük Başkanı, bir kulübün nasıl yönetileceğini çok açık gösterdi.)
- Hayal kırıklığı: Samatta - Cisse (Golleriyle kol kola geldiler, Fenerbahçe’de gole hasret kaldılar.)
- Değerini 10’a katlayan: Boupendza (300 bin euroya Hatay’a geldi, şimdi 10 milyon eurolar konuşuluyor.)
- Kadro mühendisliği: Hatayspor (Bu kadro; isabetli transfer, birbirlerine uyumlu oyuncular ile tam not aldı.)
- Yazık oldu: Ankaragücü (Çok iyi oynadılar, çok içten oynadılar, düşmeyi asla hak etmediler.)
- Mucizeye çeyrek kala: Hikmet Karaman (Çok geç geldi, A.Gücü‘nü yoğun bakımdan çıkarttı, hastaneden çıkaramadı.)
- Ders almayan: Denizlispor (Geçen sene de küme düşmüş, devlet kurtarmıştı. Gene düştü. Ağlamayacaklar...)