Arama Logo

Okan Buruk açıkladı! En çok istediği 2 transfer




Paylaş:

Google News
35
OKAN BURUK'TAN AÇIKLAMALAR
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, TV100 yayınında Candaş Tolga Işık'ın konuğu oldu.
OKAN BURUK'TAN AÇIKLAMALAR
34
''2.44 İLE ŞAMPİYON OLDUK''
"Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin şampiyon olması lazımdı. 2.44 ile şampiyon olduk. Başakşehir ile şampiyon olduğumda puan ortalaması 2.10'du."
''2.44 İLE ŞAMPİYON OLDUK''
33
''HAK EDİLMİŞ ŞAMPİYONLUK''
''Biz hep böyle 23 üzerinden gittik. Başlığımızı 23 üzerinden attık. Mucizevi bir şey oldu. Hiçbir şey mucize değil bu ligde ama geçen seneyi 13. sırada bitirdik, bu sene şampiyon olduk. Hak edilmiş şampiyonluk başlığını atarım. Fenerbahçe ve Beşiktaş da başarılı baktığında. 3 takım başarılı oldu, 1'i daha başarılı oldu.''
''HAK EDİLMİŞ ŞAMPİYONLUK''
32
''İLK KAMPIMIZIN KADROSUNDAN 2-3 KİŞİ KALDI''
''Aslında ilk antrenmanda konuştuğum insanlar yok şu an. Kampa gittiğim kadro bu kadro değil. İlk kampımızın kadrosundan 2-3 kişi kaldı.''
''İLK KAMPIMIZIN KADROSUNDAN 2-3 KİŞİ KALDI''
31
"SERGEN HOCA DA AYNISINI YAŞADI"

''Bir takımdan ayrıldığında, kendi seviyenizde takım bulmak zorlaşıyor. Sergen Hoca onu yaşıyor. Başakşehir sonrası 1.5 sene bekledim. Kendi seviyenizdeki takımlarda çalışmalısınız. Şampiyon ünvanı alınca o seviyede gitmelisiniz. Sezon başında gelince şampiyon olmalıyız dedim. Beşiktaş ve Fenerbahçe için de aynısıdır. Bunun dışında bir hedef koymalısınız. Bizim en büyük dezavantajımız psikolojik yıkımdı camia üstündeki. Gelen ve yenilenen oyuncularla yıkımı onarmaya çalıştık. Bugün stadyum doluluk oranlarına baktım, 45 bin ortalama ile oynamışız. Stadyum açıldığından beri en yüksek ortalama olabilir. Seyirci, takıma inandı. Bu psikolojiyi erken kırdık. Transferler çok önemliydi bunda. Galatasaray'da çalışmadan önce 'Bir gün inşallah Galatasaray olacak, en doğru zamanda olsun' derdim. Dursun Bey, Erden Bey... Doğru bir ekip, doğru zamanda oldu. Sadece futbolcu, hoca değil; camia ve Galatasaray olarak şampiyon olduk.''

\
30
"HER MEVKİYE TRANSFER GEREKTİ"

Geçen seneden Kerem, Nelsson, Marcao en başarılı, ayakta kalmış oyuncularıydı. Biri transfer oldu sezon başında. Onun yerine hemen birini koymak gerekti. Diğer bölgelere transfer gerekiyordu. Oyuncular da psikolojik olarak düşüşteydi. Türk oyunculardan tepki alanlar vardı, baskıyı hissedenler vardı. Çok sevdiğimiz bazı oyuncularla yolları ayırdık. Genel olarak birçok mevkinin transfere ihtiyacı vardı. Bunun üzerinden gittik.

\
29
"FATİH HOCA BENİ ARADI"

İmza attıktan sonra Fatih Hoca beni aradı, tebrik etti. Benim için çok değerli, Galatasaray ve ülke için değerli bir insan. Hepimiz çok saygı duyuyoruz. Şampiyonluk sonrası konuştu. Onlar, Türk teknik direktörlerin yolunu açan, hedef gösteren biri. Fatih Hoca, Avrupa'da iki önemli kulüpte çalıştı. Türkiye'de yetişmiş teknik direktörler arasında bu kadar başarılı bir kariyer kimsede yok. Geçen Mustafa Hoca'yı gördüm, şampiyonluğumdan mutlu olmuş. Çok değerli insanlar. Şampiyonluk görmüş teknik adamlar. Fatih Hoca ile özellikle konuştuk. 'Okan hayırlı olsun' dedi.

\
28
''TELEFONUM SANA HEP AÇIK''
Hoca özellikle, 'Sormak istediğin bir şey olur, danışmak istediğin bir şey olur telefonum sana hep açık' dedi. Yanımızda olması, hissettirmesi, destek olması önemlidir. Başakşehir'den ayrılırken Aykut Hoca'yı aradım. Sormak istediği bir şey var mı, ulaşmak istediği data var mı ilettim. Meslektaşınıza saygı, sevgi önemlidir. Birbirimize açık olmak, destek olmak gerekiyor.
''TELEFONUM SANA HEP AÇIK''
27
"ERDEN BENİM YOL ARKADAŞIM"

Erden ile benim için bir yol arkaşıdır, beraber emek verdik. Birbirimize yakın karakterleriz. Biz iyi olabiliriz ama oyuncu bozuk, kötü olabilir, farklı tavırlar sergileyebilir. En büyük şansımız; aldığımız oyuncuları araştırdık, ona buna eski hocasına sorduk. Erden Bey, karakter analiziyle ilgili bir şirketle çalıştı. Oyuncuların karakterlerini bilerek takımı oluşturduk. Geldikten sonra farklı bir tavır da sergileyebilir tabii.

\
26
"JUAN MATA İLE KONUŞTUM"
''Dün Juan Mata ile konuştuk. İnanılmaz değerli bir insan. Zaman zaman bana kızdığını söyledi. Az oynayan, çok oynayan durumu farklı oluyor. Oynamayan oyuncu zaman zaman mutsuz oluyor. Takım içerisindeki iyi davranışlı oyuncu sayısının fazla olduğunu söyledi Mata. Benim için önemlisi bu. Disiplini daha uzun süreli kurabiliyorsunuz. 30-32 tane farklı insanla konuşuyorsunuz. Farklı tepki geliyor. Bazen duymamazlıktan geliyorsunuz. Bir ağabey, baba gibi sarılmak, işin içinde tutmak gerekiyor. Kovmaya başladığınızda birçok kişiye zarar verebilirsiniz. Benim doğamda önce oyuncuyu kazanmak var. Ben de, oyuncu da hata yapabiliyor. Oyuncuya anlatmak gerekiyor, neden az oynadığını. Zaman zaman bunu daha çok yapmak gerekiyor. Telaşın içinde unutabiliyorsunuz. İyi niyetli olduğunuzu, sevdiğimizi, saygı duyduğumuzu bilmeleri gerekiyor. Bu bağı o zaman kurabiliyorsunuz.''
\
25
''OYUNCUNUN SORUNU OLABİLİR, BERABER ÇÖZMEK ÖNEMLİ''
''Bir oyuncunun sorunu olabilir, benle olabilir, başka arkadaşıyla sorunu olabilir. Hep beraber çözünce sorun kalmıyor. Sarılarak çıkıyorsun. Benim de hata yapma şansım var, hata yapabilirim. Böyle bir şey var. Oyuncu da yapabilir. Bunu hep beraber çözmek, onları da işin içine katmak. Gomis ile böyle bir kriz yaşadık. Hepimizin çok değer verdiği biri. Şampiyonlukta çok payı var. Sezon başı attığı goller, sezonun devamında takıma verdiği destek, oynamadı hiç ses çıkarmadı. Sadece bir maçta bir şeye bozuldu, tepki koydu ortaya. Tekrar onu oyuncularımla beraber kazanmak benim için çok önemli, çok değerli. Gomis'in son senesiydi. Oynayarak uğurladık.''
 ''OYUNCUNUN SORUNU OLABİLİR, BERABER ÇÖZMEK ÖNEMLİ''
24
"GOMIS'E ÇIK ANLAT DEDİM"
''Oyuncuları toplayıp Gomis'e çık anlat dedim. Oyuncuların da çıkıp bilmesi gerekir. Benim de neyimden rahatsız olduğunu anlatmasını istedim. Ben ona '3. forvet olmayacaksın' dedim. Icardi ve Gomis vardı. Bazen Barış'ı önde kullandık ve başarılı olduk. Bunu Gomis'e de açıkladım. Güzel bir şekilde oradan ayrıldık ve işimize devam ettik. Gomis ondan önce nasılsa, sonrasında da takıma destek oldu. Beraber kutladık. En mükemmeli bu. Galatasaray'dan kupayla ayrıldı.''
\
23
"BU FOTOĞRAF HEP HAFIZAMDA KALACAK"
"Icardi beni omzuna aldığında utandım. Bir an önce yere inmek istedim. Bakma ellerimi kaldırdım. Ona yük olmak istemedim. Yük olmak istemem. Onu çok uzatmasın istedim. Biraz utandım. Teknik direktörlük hayatım boyunca, hafızamda kalacak resimlerden biri oldu. İlk gelmesinden itibaren bir bağ oldu. İtalyanca konuşup onla birebir anlaşmam önemli. En zor zamanlarında ona destek oldum. Ne zaman krizi oldu, ailesinin yanına gitmek istedi, hiç düşünmedim.''
\
22
"ICARDI'YE DÜŞÜNMEDEN İZİN VERDİM''

''Düşündüm aslında. İki gün daha kalıp öyle mi gitseydi acaba. Onun gözlerinden aldığım enerji bambaşka bir şeydi. Yüz yüze bakınca aldığım enerji farklıydı. Empati yaptım ve hemen izin verdim, Arjantin'e gitmesini istedim. İyi gitmediğimiz bir dönemdi. Adana Demirspor deplasmanına gidecektik. 2 gün daha kal desem, kendi geleceğiyle ilgili yapacağı bir şeyde eksik kalacaktı. Yapamayacağı bir hamle, ailesinde olumsuz bir sonuca varacaktı. Gönderdik. Adana Demirspor maçı berabere bitti. Oynayacak oyuncular vardı. Psikolojik olarak hazır olmayan bir oyuncuyu oynatmak da hatalı olur. Onlar da insan. Aile her şeyin üstünde geliyor, paranın bile üstünde. Empati yaptım ve izin verdim. Döndükten sonra çok farklı bir Mauro Icardi vardı. Onla bağımız, takıma verdiği enerji... Fiziksel olarak kendi en iyisini yakaladı ve lokomotif oldu. Başkanımızla, Erden Bey ile konuştuk. Hep beraber kararlar aldık. Ben takımdan sorumluyum ama benim de sorumlu olduğum bir yer var. Başkana, yönetime, Erden Bey'e bilgi verdim hemen. Onların da fikirlerini alıyorum.''

\
21
''ICARDI'YI KAZANDIĞIM YER ORASI OLDU''
''Şunu kendi kendime söyledim, 'Daha bencil düşünebilir miydim, başkası yapar mıydı bunu, bu risk alınır mıydı' dedim. Sonrasına bakınca doğru karar vermişiz. Icardi'yi hem kazandığımız, aile olduğumuz yer orası oldu. İlk hafta gelince herkese söyledim. Icardi, gerçekten sorunlu biriymiş gibi lanse edildi falan ama gerçekten iyi biri, iyi kalpli, iyi profesyonel, hep antrenman yapan, egosu olmayan, arkadaşlarıyla ilişkisi bu kadar iyi olan bu seviyede oyuncu bulmak çok zor.''
''ICARDI'YI KAZANDIĞIM YER ORASI OLDU''
20
''RAHAT VE POZİTİF BİRİYİM''
''Ben sokağa çıkan biriyim. İzole olan biri değilim. İnsanların konuşmalarını, heyecanlarını, korkularını görüyorsunuz. Ben herkese moral vermeye çalıştım. '3 puan öndeyiz' dedim. Biraz rahat biriyimdir, pozitifimdir. Oyuncularıma da aynı şeyi söyledim. Sezonun o haftalarına 3 puan önde giriyorsunuz, ikili averajda öndesiniz ve bu kadar hafta kalmış, son maçı kendi sahanızda o takıma karşı oynuyorsunuz. Bundan güzel senaryo olamaz. 4 maç kazanırsak şampiyon olacağız demiştim. Kendi içimden söyledim, etrafıma söyledim. Bir takım tökezlemeye başlarsa düzelemez, avantajını kaybeder. Fenerbahçe ve Beşiktaş da kazanıyordu. Fenerbahçe ile farkın 3 puana düşmesi, bizim kazanmamız, Fenerbahçe'nin puan kaybetmesi sonrası 'Tamam, şampiyon biziz' dedim.''
''RAHAT VE POZİTİF BİRİYİM''
19
"KIRMIZI ÇİZGİM ANTRENMAN"
Takımınızda kilo sorunu olan oyuncu yoksa, onu bir şekilde çözüyorsunuz. Yağ oranlarını falan alıyorsunuz. Antrenmanda görsel olarak da görüyorsunuz. Bazı oyuncunun yapısı farklıdır, daha kalındır, yağ oranı bellidir. Sezon başındaki yağ oranıyla sezon ortası sonu aynıdır. Birinin daha az, birinin daha çoktur. Benim için önemli olan sahada gördüğümdür. Antrenmanda yüzde 100 mü, antrenmanı bozacak hareket yapıyor mu? Benim için kırmızı çizgi antrenmandır.
\
18
"1996-2000 ARASI DA BÖYLEYDİK"

''Özgüven eğlenceyi getiriyor. Biz 1996-2000 arası böyleydik. Özgüvenimiz çok yüksekti. Gülerdik maçtan önce. Antrenmanda ve maçta başka olurduk. Çok eğlenir, çok espri yapardık. Bu takımda da özgüven var. Saha içinde otomatikleşmiş oyun var. Biz her maça müzikle gidiyoruz. Müzikler, marşlar, camlara vurmalar, soyunma odasında eğlenmeler... Bu oyuncular robot değil. Oyuncunuzu bildikten, tanıdıktan sonra...''

\