Yorumcu Mehmet Demirkol, Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın karşı karşıya geleceği dev derbiyi beIN Sports 1'de yayınlanan programda değerlendirdi. İşte Demirkol'un sözleri...
Abdullah Avcı'nın ne yapacağı aşağı yukarı belli. Altı haftalık periyotta merkezi biraz daha geri çekti, direkt bir oyuna döndü. Tamamen defansif bir oyun oynayayım, sadece kontraatağa çıkayım demek değil bu. Oyunu enine oynamaktansa, biraz daha dikine oynamaya karar verdi. Dolayısıyla, Abdullah Avcı'nın oynayacağı oyunla ilgili çok soru işareti yok
Beşiktaş, ara sıra ön alan baskısı yapacaktır. Fenerbahçe'nin savunmasıyla orta alanındaki problemleri daha da büyütmeyi amaçlayacak işler de yapacaktır. Abdullah Avcı'nın referans şu olacak; Fenerbahçe'nin Sivasspor karşısında özellikle kalabalık çıktığında orta sahadaki geçirgenliği, 'Ben bundan nasıl yararlanırım' üzerine bir problem yaratırım diye düşünecektir.
Avcı'nın güçlü olduğu taraf ise, gerçi oyun mantığı ise, Malatyaspor maçında çok iyi bir alan oyunu oynadılar. Kapattılar rakibi, hiç çıkartmadılar. Ne zaman risk aldı, Güven'i oyuna aldı. Ondan itibaren bahsettiğimiz orta sahadaki geçirgenlik başladı, iş bozuldu. Abdullah Avcı, maça baktığında Ersun Yanal'ın yaşadığı problemleri net olarak görüyordur. Kendisinin 6 hafta ve geçen hafta 85 dakika boyunca gördüğü oyunu görüp, bunun üzerine sakin bir oyun planlayacaktır.
Fenerbahçe ne yapacak? O soru işareti. Oyuncu tercihleri, oyunu nasıl ele alacakları, ne kadar riskli oynayacakları soru işareti.
An itibariyle hem Loris Karius, hem Altay Bayındır maç kurtaran kaleciler değiller. Fakat, "Nasıl yedin bu golü" çok az söylüyorsun. Altay'ın sakarlıkları var ama olabilecek şeyler, olur bu dönemde. Muslera'da da vardı. Lazio'da acayip sakarlıklar yapardı. Bazı kaleci var, 'Bu adamı nasıl geçersin', ikisi de böyle değil. Karius'un form düzeyi yükseliyor ama çok düşüktü, çok aşağıdaydı. Altay'ın da yan toplarda sakarlıkları oluyor.
Caner'in orijinali sol öndür. U17 Milli Takımı'nda sol öndü. Moskova'ya transfer olduğunda da sol öndü. Galatasaray'da da sol ön oynadı. Aykut Hoca da böyle oynattı. Onu ilk sol beke çeken Ersun Yanal'dı. Sol bek de değil, 3-5-2'nin solu gibi oynadı. Sürekli oynayarak bu pozisyonu seçişi, 2014'teydi. Yeniden sol ön oynuyor ama Rebocho mu oynayacak, Roco mu oynayacak. Oturmadı.
İyi takımların savunma 4'lülerini düşünmeden sayarız. Fenerbahçe'de Dirar sağ bek mi, sol bek mi o bile belli değil. Şaşırtıcı şekilde, savunma ikilisinde Serdar oturdu. Oyuncu özellikleri açısından söylemiyorum, iyi bir savunmacıdır. Fenerbahçe'ye transfer olduğunda, Galatasaray'da oynayabileceği maçların sadece yüzde 50'sinde hazır olabilmişti. Her iki maçtan birinde sakattı. Fenerbahçe'nin yaptığı yatırım, zordu. İki maçta bir, bir de stoper öyle bir yerdir ki 33 maç oynasan, "1 maç neden oynamadın" derler. Orta saha 25-26'da kalır ama stoperde sürekli oynaman lazım.
İki tarafın savunmalarında da problem var. Ancak, Vida ve Roco'da yükseliş var. Önlerindeki oyuncular Atiba ve Elneny ile de alakası var tabii bu durumun. Ben Beşiktaş'ın savunmasının, ideal orta sahasıyla oynadığı zaman Fenerbahçe'ye göre daha oturmuş olduğunu söyleyebilirim. Elneny çıktı, Güven girdi, 5 dakikada darmadağın oldular. Savunma falan kalmadı.
Maç öncesi, oynanmamış maçta teknik direktör eleştirisi olur mu? Yapmak lazım. Yapabiliyor olmak lazım. Ersun Hocayla ilgili tartışmalar bundan kaynaklanıyor. Yoksa maç kazanmış, maç kaybetmiş değil. Şu soruyu sorması lazım Fenerbahçelilerin kendilerine, ki soruyorlar zaten. Eğer, Fenerbahçe 2014 sezonunda nisanda şampiyon olurken oynadığı oyunu değil de, hatta martta oluyordu neredeyse, bugünkü oyunu oynasaydı bir daha hatırlanır mıydı Ersun Yanal? Gelmezdi muhtemel.
O dönem dediler ki, 'Aykut Kocaman bir yapı kurdu, Ersun Yanal geliştirdi, modifiye etti.' Daha hızlı, daha önde. Bursa'daki maçı hatırlar mısınız? Dakika 90, Bursaspor 2-2 yapıyor. 91, Fenerbahçe 3-2 yapıyor. Şimdi Fenerbahçeliler neden Ersun Yanal'ı istedi? Bunu görmek için. Şimdi var mı, yok? Şimdi 5 stoper, kim oynayacak belli değil. Dönüp hocaya soruluyor tabii ki. Sıkıntı biraz buradan kaynaklıyor.
Abdullah Avcı'nın savunması, orta sahasının olması şartıyla, şu anda biraz daha önde.
Fenerbahçe, organizasyonu ve yaratıcılığı buldu orta sahada, direnç eksikliği var. Beşiktaş'ta direnç ve organizasyon mevcut, yaratıcılık eksikliği var. Ljajic işini tam yapamıyor. Fenerbahçe'de Ozan tam oraya oturamıyor. Ya sağ önde işi oluyor, ya sağ arkada işi oluyor gibi. Ljajic asistte de en önde ama olmuyor.
Fenerbahçe'de şut kalitesi sorunu var. Bu olabilir bir şey. Konyaspor maçından sonra hatırlayın Aykut Kocaman, "5 tane uzaktan şut attılar, ilk oluyor" demişti. Fenerbahçe, ilk kez ceza sahası dışında gol attı, o gün 4 tane attılar. Biraz günlük performanslara bakıyor Fenerbahçe'nin standartları. Fenerbahçe savunması illa hata yapıyor ama burada önemli olan önde ne yapacağı.
Bugün, ben daha güvenilir oyuncularla oynayacağını düşünüyorum Yanal'ın. Rodriguez, hızıyla bir avantajdır. Ne yapacağını hiç tahmin edemiyorsun ama. Olmayacak 3 tane pozisyonu üst üste kaçırıyor ya da olmayacak bir golü atabiliyor. O yüzden bugün daha güvenilir forvetlerle oynar.
Vedat Muriqi, Fenerbahçe'nin hem önde top tutabilen, hem kafa vurabilen, hem uzak şutu olan, hem yakından atabilen... Her şeyi olan bir forvet. Her türlü golü attı sezon başından beri. Sadece Türkiye'de değil, Avrupa standartında bile en büyüklerde değil ama bir altında müşterisi olur Vedat'ın. Burak'ı da anlatmaya gerek yok zaten. İkisinin de biraz destek ile ilgili sorunları var.
Ljajic'in performansı yeterli değil. Ljajic, Abdullah Avcı'nın düşündüğü oyuncu değil. 10 numara, orayı organize edecek, o işleri yapabilecek bir oyuncu değil bence. Kötü oyuncu değil. Fakat, o rolün oyuncusu değil. Başka bir rol verilmeli. Ben Ljajic'in sürekli kalabalıklar içerisinde topla kavga ettiğini görüyorum. Orası, daha basit oynamayı gerektirir.
Geçen gün örneğini verdim. Alex, topu alıp 3 kişiyi çalımlayıp, sağa sola yatırıp işi bitirmezdi. Sırtı dönükse, aldığı anda birisine verir ve yüzünü dönerdi topu tekrar alabilmek için. Ljajic, bunları yapmıyor, sürekli topla kavga içerisinde. Fazlasını yapmak, bugünün futbolunda radarının açık olmasıyla alakalı. Ljajic, bunları yapabilecek olsa muhtemelen, "Messi'yi destekle, Juventus'a gel" derlerdi. Öyle olmadı. Bu işleri yapmak yerine basit bir oyunu tercih etmeli. Hoca mı istiyor bilmiyorum, böyle şeyler isteyen bir hoca değildir. İşin merkezi olunca problem yaşıyor.