Başkanlığını Ahmet Uğuz'un yaptığı İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hazırladığı yaklaşık 3 bin sayfalık FETÖ'nün futbolda şike kumpası davasının gerekçeli kararında, örgütün sözde şike soruşturmasında ne gibi usulsüzlükler yaptığı tek tek sıralandı.
Karara göre; şike soruşturması Giresunspor Kulübü Eski Baskanı Osman Çırak'ın Olgun Peker tarafından tehdit ve darp edildiği iddiaları ile başladı. Ancak bu suç iddiası Giresun ilinde gerçekleşmiş olması nedeniyle soruşturmanın Giresun'da yürütülmesi gerekirken İstanbul'da başlatıldığı belirtildi.
Karara göre; davada Şike soruşturma sürecini başlatan rapora imza atan ve "iftira" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 91 kez, ayrıca "silahlı terör örgütüne yardım" suçundan toplam 161 yıl 8 ay hapis cezası alan eski polis memuru Lokman Yanık, zorla Giresun'daki olayın soruşturulmasını istedi. Dosyanın ısrarla İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gönderilmesini sağladı.
Sabah'tan Mustafa Sait Özkan'ın haberine göre; Lokman Yanık'ın Osman Çırak'la nasıl tanıştığı da dava sürecinde ortaya çıktı. Gerekçeli karara göre; Yanık, Osman Çırak'la 15 Temmuz darbe girişiminden sonra MİT'ten ihraç edilen ve örgüt üyeliğinden 8 yıl 9 ay hapis cezası alan M.B.A. tarafından 2010 yılındaki bir Galatasaray maçında tanıştırıldı. Şike kumpasının başlamasına neden olan rapora konu olan sözde iddialar, bu karşılaşmada Yanık'a iletildi. Yanık, Osman Çırak'la görüştüğüne ilişkin bir rapor hazırladı ve şike soruşturması başladı ancak, ilerleyen safhalarda Çırak, söz konusu bu ifadelerin rızası dışında eklendiğini söyledi.
Kaya ifadesinde, "Bu operasyonda Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın gözaltına alınacağı, Fenerbahçe'nin küme düşürüleceğini, bu süreçte diğer bazı kulüpler ile alakalı olarak da bunların gerçekleştirileceğini söyledi. Operasyon yapılacağını Murat Karabulut anlattı. Bu toplantıda emniyet imamları yoktu. Asıl amaç o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan'ın yıpratılmasıydı." dedi.
2 bin 899 sayfalık gerekçeli kararda; FETÖ’nün 90’lı yıllardan itibaren futbol içerisinden eleman ve üye devşirmeye çabaladığı ve ilerleyen dönemlerde devşirdiği sporcular ve spor adamları sayesinde himmet adı altında gelir elde etmeye ve finansal açıdan bu alana nüfuz etmeye başladığı ifade edildi.
Milliyet'ten Elif Altın'ın haberine göre; Kararda, FETÖ’nün, futbol endüstrisi içerisindeki yapıya ait organizasyonlarla gelir kaynağını arttırdığı aynı zamanda ülkemizde milyonların severek takip ettiği sporcu yüzleri ile kendisini sempatik gösterme çabası ile hareket ettiği ve artık sporcu ve teknik adam transferlerine kadar örgütün nüfuz ettiği belirtildi.
Kararda, FETÖ’nün, elindeki emniyet ve yargı yapılanmasında faal olan örgüt üyeleri ile operasyonel faaliyetlere hız verdiği belirtilerek, “Bahis ve şike iddiaları üzerinden yapılan bir ihbarı değerlendirmek suretiyle tüm eylemlerini yasal bir görünüme ve temele sahipmiş gibi göstererek adli soruşturmaya başlanmış ancak başlatılan soruşturmanın kapsamını genişletmek ve tüm kamuoyunun dikkatini çekmek ve yaratmak istediği algı için söz konusu soruşturmanın yetki ve görev alanlarını ihlal ederek bilerek ve isteyerek soruşturmanın yönünü federasyon ve özellikle Fenerbahçe Spor Kulübü’ne çevirmiştir” ifadeleri kullanıldı.
Kararda, FETÖ’nün yürüttüğü bu soruşturmanın, işlenen bir suçu ortaya çıkarmak amacı ile değil de örgütsel saikler doğrultusunda belirli bir hedefe ulaşmak amacı ile yapıldığı belirtildi. FETÖ’nün spor kamuoyunu ve özellikle milyonlarca taraftarı bulunan camiaları karşı karşıya getirmek ve kaos ortamından faydalanarak taraftarları sokağa dökmeyi amaç edindiğine dikkat çekildi.
Kararda, “Böylelikle toplumsal kutuplaşma ve huzursuzluk ortamı yaratılacak devleti ve hükumeti bu kaotik ortamdan sorumlu göstermek suretiyle yıpratmaya çalışıp diğer yandan da kulübün yönetimini ele geçirmeye çalışarak sahibi olduğu taraftar kitlesinden ve finansal gelirden nemalanmaya çalışacaktır” tespiti yer aldı.
Kararda, “FETÖ sadece eli kanlı bir silahlı örgüt değil, itibar ve maneviyat suikastçisi bir zihniyettir. İş bu yargılamaya konu dosyamızda usulsüz ve sahteciliğe konu edilen eylem ve belgeler ile kurmaya çalıştığı kumpasla sadece Fenerbahçe Spor Kulübü ve dosya mağdurlarının değil Türk futbolunun ve Türk milletinin de itibarına, saygınlığına saldırmış ve derin yaralar açmıştır” denildi.
Karara göre; eski polis memuru Lokman Yanık'la eski Giresunspor Kulüp Başkanı Osman Çırak'ı tanıştıran eski MİT çalışanı M.B.A'nın mahrem imamı Özgür Kaya'nın ifadeleri, şike soruşturmasının başlangıcındaki FETÖ etkisini gösterir nitelikte. Örgüt tarafından Lokman Yanık'a rapor tutarak soruşturmanın başlatılması hususunda bir misyon yüklendi.