Galatasaray Başkanı Burak Elmas, döneminin bitmesine yakın zamanda Vole'den Onur Tuğrul ve Ali Naci Küçük'e açıklamalar yaptı.
Aday olduğumuz zaman çok net bir tablo çizdik. Galatasaray'ın gerçek resmini anlattık. Uzun süre stratejisiz yönetildiği için çok ciddi bir mali yükün altına girmiş durumda. En son imzalanan Bankalarla Yeniden Yapılandırma Anlaşması da artık Galatasaray'ın yönetim biçimini değiştirdi. Galatasaray mecburiyetlerinden ve ihtiyacı olduğundan değişik yönetilmek zorunda. Kurumsal yapılanma, mali anlamda gerçek bir disiplin uygulama, uzun vadeli gelirlerinin karşılayabileceği harcama rakamına ulaşma gibi önlemler almak ve projeler yaratmak zorunda. Galatasaray'ın sermayesinin olmadığını, sermaye yaratma olanaklarını geçmişte kullandığı için tüm projelere kaynak yaratmak zorunda. Aday olurken söyledik; maalesef farklı bir algı sergilense de bunun zor bir iş olduğunu, Galatasaray'ın geleceğini kurtarmak adına cesur kararlar almak zorundaydık. Bunun için her şeyi yaptık.
Beklemediğimiz şeylerle de karşılaşmadık değil. Türk futbolu benim geçmişte yönetimde olduğu zamandan daha büyük bir kaosun içinde. Maddi ve manevi bir kaos bu. Çok ciddi anlamda kötü yönetilen, bir takım kulüplerin, bir takım kişilerin futbolda alınan kararlar üzerinde, özellikle TFF'nin aldığı kararlar üzerinde ciddi farklı güç iradesi gösterdiği, Galatasaray gibi diğer büyük bazı kulüplerin de karar mekanizmalarının dışında bırakıldığı bir dönemle karşılaştık. Tüm şubelerde, bila istisna, pandemi döneminden çıktıktan sonra yeniden yapılanma ihtiyacı vardı. Bunun en önde olanı ve dışarıdan gözükeni futboldu. En doğruyu bulmak için bir takım kararlar aldık.
Ben de taraftarım. Ben de tribünde yetiştim. Her zaman tribüne geri döneceğim. Dönüp dolaşıp geleceğimiz yer tribündür. Taraftar olarak ligdeki sonucu kabul etmemiz normal değil. Çok kötü bir sezon yaşadık. Çok ciddi şanssızlıklar yaşadık. Galatasaray geleceği tek sezonluk bakamaz. Uzun vadeli bir vizyonla bakılması lazım. Kötü geçen sezonlardaki bazı artılar da sonraki sezonlarda çıkar. Bu futbol tarafı. Bundan ben de memnun değilim.
Basketbolda bir strateji söyledik. Bu stratejiyi uyguladık. Sevgili Erden Timur'un da desteğini alarak; Barış Nane, Turgay, Kerem yeni bir ekip, yeni bir takım kuruldu. Başarı elde edildi. Su sporlarında da aktivite gerçekleştirildi. Yüzmede, kürekte, su topunda başarılar elde etti. Pozitife gidiş oldu. Hep dikkati çeken futbol. Gelen eleştiriler futbol üzerinden oluyor. Her ne kadar söylemde Galatasaray Spor Kulübü olsa da futbol dışındaki şubelerde iyiye gidiş maalesef futboldaki başarısız geçen bir sezonun gölgesinde kayboldu.
Galatasaray ikinci, üçüncü olsa da başarısızdır. Bu maddi yapıda Galatasaray'ın sabretmeyi bilmesi lazım. Biliyorsunuz uzun dönem ben de içindeydim. İlk FFP için bir anlaşma yapıldı. O anlaşmanın içinde bir takım limitasyonlar vardı. 60 milyon euro'ya yakın Şampiyonlar Ligi'nden, oyuncu satışlarıyla birlikte 90 milyon euro'luk fon gelmesine rağmen ileriye dönük ciddi bir yapılanma olmadı. Bir takım pahalı oyuncu tercihleri yapıldı.
Bu sezon başı geldiğimiz zaman kiralık oyuncular da gidince elimizde bir takım vardı. Bu takımın kiralık değil, bonservisi olan genç oyuncularla, ileride satılabilecek oyuncular gerekiyordu. Bunu da yaptık. Potansiyel Türk oyuncularımız vardı. Kerem ve Taylan vardı. Kontratlarını uzattık. Bu takımdaki oyuncuların hepsinin 5 senelik kontratları var. Gençleri geliştirirken de etrafına oyuncular alabilirler. Maliyetleri düşürdük. 65 milyon eurolara çıkan oyuncu maaşlarını yaklaşık 27 milyon euro'ya çektik.
Yabancıların kontratları bitti, ayrıldılar. 4-5 tane çok kaliteli, ücreti eskisi gibi pahalı değil, bu takımda ciddi fark yaratacak yabancı oyuncularla bu takımın çehresi, gençlerin de katkısıyla yeniden yükseliş başlayabilir. Bunun zeminin oluşturduk.
Biz dönemimizde çok şeffaf olmaya, Galatasaray'ın bütün sorgulanan konularını açıklamaya, gayrımenkulundan transferine menajer ücretlerine kadar üyelerimizin, Galatasaraylılar'ın bilmesi gereken tüm konuları açtık, anlattık. Galatasaray'ın geleceği için bir takım kararlar almak zorundaydık. Tüzük dahilinde üyelerimiz ibra, ibrasızlık kararları alabilir. Bu işe giriyorsanız tüzük dahilinde giriyorsunuz. Kabul etmemiz lazım. Benim haksızlık vs. dememin sonuca hiçbir etkisi yok. Terbiyesizlik yapıldı mı, terbiyesizlik çok yapıldı. Maalesef bu terbiyesizliği yapan çok fazla sayıda Galatasaraylı oldu. Ben onlara Galatasaraylı da demiyorum. İktidar tacirleri!
Son zamanlarda da bunu sıkça söyledim. Biz barıştırmak için gelmiştik. Çok dağılmış bir Galatasaray vardı. Birleştirmek için çok çaba sarfettim. Galatasaray'ın ciddi sessiz çoğunluğu var. Bu çoğunluğu aktif etmek çok zor. Galatasaray'ın ortada aktif olan üyelerinin arasında bir birleşme çabası, Galatasaray'ın geleceği için alınması gereken zor kararları birlikte alma çabası yok. Ben bu çabayı verdim ama oluşmadı, oluşma iradesi de olmadı.
Bir düşünce ve görüş mücadelesi yaşanacak. Galatasaray'da Galatasaray mücadelesi verenler ile iktidar mücadelesi verenler ayrışacak. Ben her zaman Galatasaray mücadelesi veren tarafta olacağım. İktidara ulaşmak için verilen çirkin yöntemleri açıklamadık. Başkanlık dönemim bitince açıklayacağım. Bu iktidar mücadelesi veren arkadaşların kötü bir huyu var, bu işi saklanarak yapıyorlar. Troll hesaplarla, başkalarına yaptırarak, gazetecilere haber uçurarak, gazetecilere kulübün gizli evraklarını oluşturarak, güvenlik görevlilerine bahşiş vererek bilgi alma çabasına girerler. Maalesef bu insanlar büyük bir kredibiliteyle dolaşmaya devam ediyorlar. Bu arkadaşlarımızdan bazıları hala seçim ofislerinde dolaşıyorlar. Bunları Galatasaray mücadelesi için, bunların oyununu sonlandırmayı kendime görev edindim. Kimlerle pazarlık yaptıklarını, kimlere yönecilik için yalvardığını, ibrasızlığı kendi adaylarını kazandırmak adına kullandıklarını açıklayacağım. Bunlar her dönem böyleler. Bu arkadaşlar bunu yapmaya devam ettiler, edecekler.
Galatasaray'ın değerlerini maske olarak takıp, iktidara gelmek için kullanıp, insanları yanlış yönlendirip, daha sonra da maskesini çıkaranlar var. Galatasaray'ı hafta sonu eğlencesi olarak görenler var. Ona nasıl böyle dedim, başkanı devirdik, o başkana böyle yaptık diye eğlenerek, hiç görev almayan, işleyişi ciddi anlamda engelleyen insanlar var.
Yola çıktığım, çok yanımda duran, zor zamanlarda ciddi anlamda benle hareket eden kalabalık bir Galatasaraylı grubu var. Yola çıktıklarım ihanet etti dersem hata olur. Birkaç arkadaş var. Hepsi aynı şekilde davranmadı. Yanlışlar yaptılar ama o yanlışları bana değil Galatasaray'a yaptılar. O Galatasaray'da uzun süre içerisinde herkesi tanıma fırsatı bulacaktır. Ben 23 yaşımdan beri Galatasaray'ın içindeyim. Artık herkesi artı eksi kimin ne olduğunu tanıyorum.
Bir kişi üzerinde özellikle yoğunlaşabilirim. Bırakın Galatasaraylılığın, normal insanlığın gerektirdiği saygı ve davranışa yakışmayacak hareketlerde bulundular. Bu iş böyledir, bu iş yeni değil. Ben geçmiş yönetimlerde de yer aldım. Her yönetim içinde bir süre sonra bazı problemler olur. 96-2001 arası Faruk Başkan'ın yönetimine bakıyorum. O uzun dönemde 4 tane seçim yaparak ekibini yenilemiş. Yönetim kolay değil. Bazı arkadaşlar kendi beklentilerini bulamıyor. Bazen başkanlar beklediklerini bulamıyor. Galatasaray'da normal olmayan şey, kişisel intikamları için veya iktidar olmak için bir çizgi vardı. Galatasaray'a zarar vermeyi çizgi olarak kabul ederdi insanlar. Bu çizgi aşılmış durumda. Kişisel intikamlar için Galatasaray'a zarar vermekten imtina etmiyorlar artık.
Başkanlığın şöyle bir handikapı var. Çok fazla şey biliyorsunuz. İnsanlar bilmediğinizi düşünüyor, her bilgi her şey size geliyor. Hangi yönetici, hangi gazeteciyle konuşuyor. Hangi bilgiyi kim vermiş? Galatasaray'ın içerisinde gizlilik sözleşmesi imzalanmasına rağmen, hangi evrakı hangi gazeteciye kim servis etmiş. Bu bilgilerin hepsini biliyorum. Kimlerin neler yaptığını, hangi ümitlerle yaptığını biliyorum. Bunları zamanı geldiğince açıklayacağım. Bunu bana değil, Galatasaray'a yapanların bir daha bu görevlerde olmamaları için elimden ne geliyorsa yapacağım. Bu, bana karşı değil. Bir sonraki başkana da yapılacak. Bu bir alışkanlık, davranış biçimi. Bunu yapan arkadaşların Galatasaray'da olmaması için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Bana sabır gösterilmediğini düşünmeye gerek yok. Bu net! Bu finansal yapıda, bu kadar ciddi radikal şeyin değişmesi gereken yapıda 7 ayda, uzun vadeli proje başlamışken daha siz dönemi tamamlamasına izin vermezseniz, bu projelerin bir yere varmasına izin vermezseniz zaman tanınmamış oluyor. Kimse sihirli değnekle gelip kısa vadede düzeltemez. Arka planda yapılan ciddi işler var. Bundan sonraki yönetimin, hızlı uygulayarak ciddi avantajlar sağlayacağı birçok proje var. Bunları devamlı anlatıyoruz. Bazen insan kendini duvara karşı konuşuyormuş gibi hissediyor.
Biz dönemimizde Galatasaray'dan beslenmeye alışmış, bu beslenmeyi hak görmüş insanların yolunu tıkadık. Çok fazla cephe açtık aslında. Umarım bundan sonraki yönetim, burada neyin olup bittiğini anlattığımız, kendine avantaj sağlayan insanların Galatasaray'ın içinde kendilerine yer etmelerine imkan sağlamazlar.
Bugün olsa şunu yapmazdım diyeceğim olay; bir yönetim kurulunda 1 arkadaşımızla çalışmazdım, baştan hiç çalışmazdım. İkincisi, bugün olsa yapmazdım diyeceğim bir vakit geçirmedim. Ben şunu düşünüyorum. Yaptığımız hareketlerin, aksiyonların doğruluğu bir sonraki senelerde çok net ortaya çıkacak.