Galatasaray takımı doksan dakikada kaleyi sadece bir cılız Bruma şutu ile bulabildi. Gene aynı doksan dakika içinde rakip ceza alanı içine sadece iki defa girdi. Galatasaraylıya yenilgiyi kabul ettirirsiniz, ama tek kurşun atmadan, savaşmadan teslim olmayı asla kabul ettiremezsiniz. Galatasaray yenilmedi, Galatasaray teslim oldu.
13
BUNDAN FAZLASI OLAMAZDI
Antrenörsüz bir takımı sahaya sürseniz “çıkıp oynayın” deseniz, gene bundan daha iyi oynar. Sneijder bir hafta “yenmeye gidiyoruz” diye bar bar bağırdı, tek topa vurmadan, bir şut atmadan oyundan alındı. Futbolcuların doğal bir refleksi, bir tepkisi olmalı... Gelişmeleri sonradan görünce, okuyunca, zaten Galatasaray’da bundan daha fazlasının olmayacağını anlıyorsunuz.
12
DAHA DÜN GELEN DE JONG...
Ortada öyle haberler dolaşıyor ki, -hadi diyelim ki doğru değil- dedikodusu bile yeter. Selçuk kötü giden bir maçta elbette görev bekler, ancak yeleği fırlatması doğru değil. Biraz da futbolcuları bu noktaya getiren gelişmelere bakmak lazım... Gerçekten de Sneijder, hoca ile birlikte Selçuk’a karşı mı oynuyor? Galatasaraylı futbolcular toplanmış, kaptanlarını tartışıyorlar. Hakan Balta, Yasin, kaptandan yana tavır alıyor, daha takıma dün gelen De Jong “cezasını çeksin” diyor.
11
TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ
Sabri, kaptana veryansın ediyor. Galatasaray Kaptanı bu duruma düşürülür mü? İddiaya göre futbol şubesini yöneten idareciler Semih’i oynatmak isteyen Riekerink’e baskı yapıp Serdar Aziz’i oynattırıyorlar. Galatasaray tarihinde görülmemiş gelişmeler günümüzde yaşanıyor.
10
BUNA NASIL İZİN VERDİLER?
Kesin olan şu: Galatasaray futbol şubesi ne kadar kötü yönetilebilirse, o kadar kötü yönetiliyor. Takımdaki ilişkiler böyle “paramparça” olana kadar, bu yöneticiler ne yaptılar, nerelerdeydiler? Olayların buralara kadar gelmesine nasıl izin verdiler?
9
FATİH TERİM GELMEZ
Bursa maçı son şans, olası kötü bir sonuçta Riekerink gidecek Fatih Terim gelecek” deniyor. Fatih Terim gelmez. Her şeyden önce Futbol Federasyonu ile uzun süreli bir sözleşmesi var. Etik olmaz, doğru olmaz... Mart ayına kadar maç yok, rahat... Galatasaray’ın ciddi takviyelere ihtiyacı var, ara transferde o adamları bulamaz. Bulsa, UEFA mali denetimi nedeniyle alamaz. Fatih Terim bunları bilmiyor mu? Bizden iyi biliyor. Olmayacak duaya amin demenin anlamı yok...
8
ADVOCAAT İLE BAŞLANSAYDI
Fenerbahçe sezon başını o kadar hovardaca kullandı ki, şimdi sürekli kazanmasına, futbola geri dönmesine, önemli bir oyun disiplini yakalamasına ve sürekli puan toplamasına rağmen, halen önündeki Başakşehir’den 8, Beşiktaş’tan 6 puan geride... Fenerbahçe için Advocaat, geç kalmış ama doğru bir hamle oldu. Fenerbahçe sezona Hollandalı ile başlayabilmiş olsa, takımın konumu bugün çok daha farklı yerlerde olabilirdi.
7
SALİH UÇAN'I ADAM ETMEYE ÇALIŞIYOR
Advocaat’ın, ilk günlerinde “fizik gücü yetersiz” diye Van Persie’yi oynatmadığı, hatta kadroya almadığı maçlar oldu. Öyle vatandaş kontenjanına falan bakmadı. Sonuçta Van Persie fizik gücünü yakaladı ve hocanın vazgeçilmez adamı konumuna geldi. Hoca şimdi Salih Uçan’ı adam etmeye çalışıyor. “Yeteneklerini görüyorum ama bu fizik gücüyle oynayamaz” diyor. Van Persie’yi fizik gücü yetersiz diye oynatmayan hoca, Salih Uçan’ı oynatır mı? Advocaat “dobra” bir hoca... Bildiğini söylüyor ve uyguluyor.
6
SAKINCA GÖRMÜYOR
Advocaat’ın, ilk günlerinde “fizik gücü yetersiz” diye Van Persie’yi oynatmadığı, hatta kadroya almadığı maçlar oldu. Öyle vatandaş kontenjanına falan bakmadı. Sonuçta Van Persie fizik gücünü yakaladı ve hocanın vazgeçilmez adamı konumuna geldi. Hoca şimdi Salih Uçan’ı adam etmeye çalışıyor. “Yeteneklerini görüyorum ama bu fizik gücüyle oynayamaz” diyor. Van Persie’yi fizik gücü yetersiz diye oynatmayan hoca, Salih Uçan’ı oynatır mı? Advocaat “dobra” bir hoca... Bildiğini söylüyor ve uyguluyor.
5
G.SARAY'A FENERBAHÇE İZİN VERMEDİ
Aslında 17 yıllık Kadıköy yenilmezliği, artık Fenerbahçe’yi de baskı altına alır diye düşünüyordum. Baktım, son derece rahat ve son derece disiplinli bir Fenerbahçe takımı var. Tamam, Galatasaray kötü oynadı da, Galatasaray’ın bu kötülüğünde ve etkisizliğinde, Fenerbahçeli oyuncuların, agresif ve her ikili mücadeleyi kazanan, takım disiplininden ödün vermeyen futbol anlayışlarının hiç etkisi olmadı mı? Galatasaray oynayamadı ama sahada Galatasaray’ın oynamasına izin vermeyen bir Fenerbahçe takımı vardı.
4
TAKIMIN İSKELETİNDE PROBLEMLER VAR
Adanaspor maçına bakıyorsun, “pek de iyi oynamadı” diyorsun, o dudak büktüğün Beşiktaş 2 gol atıyor, en az 5-6 net pozisyonu kaçırıyor. Bütün bunlar 11’e 11 oynanırken oluyor, sonra rakip bir eksik oynarken, oyunu dengeliyor, hatta pozisyonlar bulmaya başlıyor. Beşiktaş’ta sakatlıklarla gelen zorunlu değişikliklerin sayısı çoğalınca takımın iskeletinde, oyun anlayışında ve maç içi istikrarında problemler yaşanmaya başlandı.
3
GÜNEŞ HEP DAHA İYİSİNİ İSTİYOR
Şenol Hoca için iyinin sonu yok. İyi ise daha iyisini istiyor, daha iyiyse mükemmelini arıyor. Başarı için doğrusu bu... Ama futbolda her zaman iyi işler olmuyor. O zaman Şenol Hoca geriliyor. Maç sonrası gazetelerde okudum, hatta bazı görüntülerde dikkatimi çekti. Futbolcuların bir bölümü kenara kadar gidip Şenol Güneş’e, “sakin ol hocam, merak etme” diyorlar. Futbolda en iyiyi aramak, sinirlenmeden hırsın en üst noktalarında dolaşmak başarı için iyidir, hatta gereklidir. Hem Türkiye’de, hem Avrupa’da yoluna yenilmeden devam eden bir takımın hocası olmak, böyle bir takımı yaratmak da, açıkçası çok kolay iş değil...
2
AVNİ AKER TARİHİ SİLİNMEZ
Avni Aker Stadı tarihteki yerini aldı. O statta öyle bir tarih var ki, iki yenilgi ile ne o tarih silinir, ne unutulur ... Gönül isterdi ki, Trabzonspor bir galibiyetle o stada son noktayı koysun. Ama Trabzonspor’un her zaman söylediğimiz gibi çok önemli iki golcüye ihtiyacı var. Son iki maçta rakip kaleye toplam 60 şut atıp, tek gol atamıyorsanız, oyun değil, skor sorununuz var demektir. Ayrıca gelen başarısız sonuçların takımı gerdiğini gözlemlemek zor değil... Örneğin son Antalya maçında hakem dışarıdaki bir faulü ceza alanı içene taşıyıp penaltı vererek büyük bir yanlış yaptı ama, Yusuf’un rakip kalecinin eline vurup gol yaptığı pozisyon çok açık bir fauldü. Bu kadar öfke yapmaya gerek yok. Bu öfkenin Trabzonspor’a zararı olur, yararı olmaz...
1
KULÜPLER PARAYI KEYFİ...
Tribünlerden seyirci çekiliyor, sponsorlar kaçıyor, yani futbol geriye gidiyor ama yayın parası ileriye... Ben bu işi anlamadım. Kulüpler yatıp kalkıp Bein Media Group’a dua etsin. Kulüpler futbol olarak, sonuç olarak bu bedelin karşılığını vermek zorunda... Hem Avrupa’da, hem Türkiye’de hem de milli takımda... Almanya ile aramızda yayın ücreti olarak sadece 150 milyon dolar fark var. Almanya dünya şampiyonu, Alman kulüpleri Avrupa kupalarında cirit atıyor, biz ne yapıyoruz? Biz konu mankeni... Kulüpler bu parayı “keyfi” değil, artık “futbol aklını” da kullanarak en gerçekçi, en verimli şekilde harcamak zorunda.