ŞANSAL BÜYÜKA: Topuk deyince genellikle aklımıza hep kadınların giydiği “yüksek topuklar“ gelir… Yüksek topukların filmlere, romanlara konu olmuşluğu bile var… Ama ben dün akşamdan sonra “topuk“ deyince, Galatasaray ilk golü öncesinde Oğulcan‘ın topuk pasını hatırlayacağım… Ne pastı öyle… Ne kontroldu öyle… Ne “topuk“tu öyle… Topuk, bu defa filmlerin, romanların değil, maçın konusu ve başlığı oldu… Üstelik bu topuk pası sonucu golün Emre vuruşunun ardından Arda‘dan gelmesi son derece önemli… Bu gollerine süreklilik kazandırabilirse Galatasaray kaptanının kendini buluşu çok daha hızlanır…
ŞANSAL BÜYÜKA: Galatasaray‘da Falcao‘nun yokluğuna, Diagne‘nin aykırılığına alıştık zaten… İkisinin birden olmadığı maçta, Galatasaray bir çare üretmek zorundaydı… Hani “ya çare sensin, ya çaresizsin“ demişler ya, Fatih Terim‘in “çaresizim“ diyecek hali yok ya… Zaten bu kelimeden oldum olası nefret eder… Çare olarak hücumun merkezine Oğulcan‘ı koydu ve “tam isabet“ sağladı…
ŞANSAL BÜYÜKA: Galatasaray bu ligin ağır favorilerinden biri… Yeter ki, işler biraz kötü gitti mi, kendilerine “sanal“ düşman yaratmasınlar, motivasyon ve enerjilerini başka yere harcamasınlar, gerçeği ve doğruyu görsünler… Oynayınca kazanıyorsun; tıpkı Trabzonspor maçında olduğu gibi...
OSMAN ŞENHER: Galatasaray için sezonun en zor deplasmanı... Burada alınacak üç puan seni Süper Lig’in lideri yapıyor. Şampiyonluk yarışında da epey moral ve öz güven kazanıyorsun. Dün gece Galatasaray bunları elde etti. Arda’nın fizik gücünün artması takımına çok şey kazandırıyor. O ilk goldeki Oğulcan’ın topuk pası, Emre Kılınç’ın şutu ve kaleciden dönen topu Arda’nın filelere gönderişi... Bu gerçekten akıl ve beyin işi... Son sözüm de Okan Kocuk için... Gerçekten iyi kaleci olma yolunda çok mesafe kaydetti. Tabii ki Muslera varken oynama şansı çok zor. Ama uzun seneler Okan, Uruguaylı file bekçisinin yedeği de olsa, Cim Bom’un kaleciye ihtiyacı olmayacak.
ERMAN TOROĞLU: Galatasaray, 2-0 yaptıktan sonra işi rölantiye aldı. Hani bir gol yeseler, anında cevap verecek gibi gözüktüler.Galatasaray maçı iyi mücadele ederek, iyi yardımlaşarak, bileğinin hakkıyla kazandı. Abdullah Avcı'nın işi zor. Çünkü bu Trabzonspor'u kucağında buldu. Mutlak devre arası bir şeyler yapacaktır. Avcı'ya da sabretmek gerekir. Zaten şu anda ondan başkası da bu Trabzon'da fazla bir şey yapamaz. NOT: Fatih Terim'in cezasını Tahkim birkaç maç daha artırırsa bence Galatasaray'a daha yararlı olacak. Neden mi? Çünkü hoca tribünden daha iyi okuyor. Sahanın içinde aynı başarıyı gösteremiyor.
AHMET ÇAKAR: "Dün gece için söylenecek tek şey, eksik Galatasaray'ın güle oynaya 3 puanı kazandığıdır. Düşünebiliyor musunuz, Diagne ve Falcao yok, Oğulcan ileride oynuyor, Feghouli sakatlanıp çıkıyor ama Galatasaray belki de bu sene en rahat deplasmanını oynayıp İstanbul'a dönüyor. Önce şunu söyleyeyim; Trabzonspor'un adı Trabzonspor olmasa bu sene küme düşmemeye oynar. Yabancı oyuncuların birkaçı dışında tamamı çok kötü. Bakıyorsunuz Trabzonspor'un nesi iyi diye, maalesef hiçbir şeyi. İlk yarı ortada bir maç. Galatasaray tutuk, Trabzonspor iyi mücadele ediyor. Devre biterken Galatasaray çok güzel bir gol attı. Özellikle Emre'nin kişisel becerisi, ver-kaçı ve boşta kalan topu Arda Turan'ın tamamlamasıyla Galatasaray devreyi önde bitirdi. İkinci yarı Galatasaray için o kadar rahat geçti ki al gülüm-ver gülüm, pres yok, rakip rahatsız etmiyor ve bu arada da yardımcı hakemin ofsayt diye kaldırdığı ama VAR ile düzeltilen Galatasaray'ın ikinci golü geldi. Ömer Bayram'ın araya bıraktığı topu Oğulcan güzel bir vuruşla gol yaptı.
AHMET ÇAKAR: Sonuçta Galatasaray, adı büyük ama maalesef Trabzonspor'un çok eksik olduğu bir deplasmanı 3 puanla kapattı ve yoluna emin adımlarla devam ediyor. Ama Trabzonspor için tablo çok kötü. Üzücü ve maalesef özellikle yabancı transferleri çok başarısız. Maç hakem için oldukça kolay geçti. Aslına baktığımızda da Halil Umut Meler'i oldukça başarılı buldum. Bir pozisyon var ki şüpheli. Bir Galatasaray atağında her ne kadar vurulan şut kaleciden dönüp Trabzonsporlu Edgar'ın eline çarpsa da el oldukça yüksekte ve topa hamlesi var gibi. Dolayısıyla penaltı olmalıydı.
LEVENT TÜZEMEN: Galatasaray maç boyu takım savunmasından ve yardımlaşmadan vazgeçmedi. Hata yaptılar ama topu yeniden kazanmak için mükemmel bir mücadele sergilediler. G.Saray, Trabzon'da psikolojik bir galibiyet aldı. Eğer kaybetseydi, Trabzonspor zirveye yürüyecekti. Galatasaray ise Akyazı'da ilk galibiyetini alarak moral buldu. Her üç puan değerlidir ama bu üç puanın kıymeti sezonun bütününde anlaşılacaktır.
KEMAL BELGİN: "Trabzonspor’un Abdullah Avcı’nın yönetiminde de eksiklerinin çok ama çok olduğunu hem yazmıştım hem de söylemiştim. Dün akşam da her şeye rağmen daha oturaklı, bir takım olan Fatih Terim’in G.Saray’ı, oyunun büyük bir bölümünde planını hemen hemen eksiksiz uygulayabildi. Bu maçta en çok üzerinde durmamız gereken durum; hakiki santrforsuz kalmış koca G.Saray’da Oğulcan isimli bir gencin, futbolun en zor görevinin üstlenildiği bu mevkide dışarıdaki asları aratmadığıdır. Birinci G.Saray golünde topukla rakip savunmayı açık düşürdüğü gibi ikinci golde de savunmanın göbeğinde en iyi yeri alıp etkili olmayı bildi. Bunun dışında aynı Oğulcan, rakibin çıkışlarında da birinci engel olmaya çalıştı.
KEMAL BELGİN: Şimdi G.Saray’ın büyük mutluluğunun yanı sıra Feghouli’nin sakatlanarak çıkmış olması Taylan’ın da sarı kart cezasına yakalanması bundan sonraki evde de olsa Antalya maçının sıkıntılı geçebileceğini daha dün akşamdan bağırdı sanırım.
REHA KAPSAL: G.Saray'ın maçı kazanmasındaki en temel unsur oyunu hareketlendirdiğinde ve öne doğru çabuk oynadıklarında kalite farklarını ortaya çıkarıp skor alması oldu. Bununla beraber iki takım arasındaki en temel fark, topu koşturan ve top sahip olan, daha fazla hücum aksiyonu düşünen G.Saray, topun ve rakibin peşinden koşan Trabzonspor'du. Tabii ki burada daha fazla akıl koyan, birlikte hareket eden kalite farkıyla da G.Saray oldu. Trabzonspor, son haftalardaki çıkışla 20 puan yaptı. Zirveye ortak olmak gibi bir maç oynadılar. Bu maçı kaybederek yalnız puan değil sezonun geri kalanı için de hedef koyma adına sıkıntılı bir sürece girecekler gibi görünüyor.