Sporx Extra Arama Logo

Spor yazarlarından Fenerbahçe - Ankaragücü maçı yorumları




12
YAZARLARDAN F.BAHÇE-A.GÜCÜ YORUMLARI

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Ankaragücü'nü 3-1 mağlup ettiği mücadeleyi köşelerinde değerlendirdiler. Yazıların tamamını okumak için paragraf sonlarında ismi verilen gazeteleri satın alabilirsiniz.

11
"SAKİN GÜÇ FENERBAHÇE"

ŞANSAL BÜYÜKA: Fenerbahçe ligin sakin gücü... İsterse ligin lideri ile oynasın, isterse sonuncusuyla... Topu rakibe bırakmakta, rakibin oynamasına izin vermekte bir sakınca görmüyor. Rakibi, hiç olmazsa maçın bir bölümünde eğmiyor, bükmüyor, hapsetmiyor. Asla panik yapmıyor. Maçın her dakikasında sakin kalıyor. Hızlı hücum, öne oynama, rakibi bunaltma elbette futbolda çok geçerli... Fenerbahçe bunu yapmıyor. O sakinliğini, kaliteli ayaklarıyla birleştiriyor, genellikle işi böyle bitiriyor. En azından görüntü böyle... Fenerbahçe, Ankaragücü karşısında gene bu “sakin gücü”nü kullandı. Fenerbahçe bugün liderle aynı puanda olduğuna göre, işlerin iyi gittiği kesin... Ancak oynadığı futbol, günümüzün futbol anlayışı ile ne kadar örtüşüyor, tartışılır. Belki bu yazının konusu değil ama Başkan Ali Koç’u, Mesut Özil transferindeki vizyoner yaklaşımı nedeniyle tebrik ederim. Ancak Fenerbahçe’nin de takım olarak daha vizyoner bir futbola ihtiyacı olduğu kesin... [MİLLİYET]

10
"AKILLAR MESUT ÖZİL'DEYDİ"

İLKER YAĞCIOĞLU: Pelkas'ın istediklerini yapamadığı ve uzun zamandır etkisiz olduğu bir geceydi. İşin doğrusu gözler sahada akıllar Mesut Özil'deydi. Herkes Mesut gelince neler yapabileceğini konuşuyor. Daha sahaya adım atmadan çok büyük bir hava getirdiği muhakkak. Şimdi zor saha şartlarında perşembe günü Sivas deplasmanı var. Son haftalardaki en zorlu maç olacak. Eğer oradan da 3 puan gelirse F.Bahçe'nin önü iyice açılır. [TAKVİM]

9
"ŞAMPİYONLUK İÇİN BU GEREKLİ"

GÜRCAN BİLGİÇ: İyi ile doğru oyun arasındaki farkı çok yazdık, söyledik. Kazanma serisinin ana fikriydi "kazandıran" oyun. Kimisinde topu rakibe vermek, kimisinde tempoyu düşük tutmak, kimisinde de hatayı rakibe bırakmak. Takım olarak bu akılla, tehlikeyi de kaleden uzak tutarak oynuyorlar. Elbette "sarsaklıklar" eksik değil. Kazandıran "kalite", atak organizasyonunda da, defans seçimlerinde de "kargaşa" içinde. Henüz birbirlerini tamamlayacak, ezber paslara da sahip değiller, doğru ve kaliteli son pas kararları da yok. Bu yüzden Mesut Özil'in takımda olması, atak organizasyonunda "tansiyon ölçer" seçeneğini de getirmeli. Neyse, oyun belki tatmin etmez ama kazanarak gitmek şampiyonluk için gerekli. Dün de gereken yapıldı. Üç genç teknik adam; Sergen Yalçın, Çağdaş Atan ve Erol Bulut yeni bir futbol, sistem ve çözüm yolları geliştirerek geliyorlar. Okan Buruk'un da katılmasıyla, başka gerekenler de yapılır. [SABAH]

8
"AĞIR YÜK 3 KİŞİNİN SIRTINDA"

ÖMER ÜRÜNDÜL: F.Bahçe'nin dünkü futbolu farklı galibiyete rağmen kesinlikle olumlu değil. Valencia, Samatta ve Thiam rakibin hatalarını değerlendirerek birer gol attılar. Ama onun dışında fiziki yetersizlikten oyuna katkıları çok azdı. Zaten ikisi de sakatlık problemiyle karşılaştı. F.Bahçe'de dün 3 kişi ağır yükü çekti. Sangare, Gustavo ve Ozan. Bu arada Mert Hakan'dan sonra Ozan'ın da cezalı duruma düşmesi Sivas deplasmanı için ciddi bir tehlikedir. [SABAH]

7
"SİVAS'TAN DA GALİBİYET ŞART"

ERCAN GÜVEN: Transferler gölgesinde olsa da Ankaragücü galibiyeti net ve heveslendirici ama Fenerbahçe şampiyonluk iddiasına rakiplerinin de boyun eğmesi için Sivas’tan galibiyetle dönmesi lazım. Kolay mı?.. Ankaragücü galibiyetinin en az üç katı zor. [MİLLİYET]

6
"PLANLAMA VE UYGULAMA BECERİSİ"

REHA KAPSAL: Fenerbahçe'de Mesut Özil geldikten sonra, takımdaki bu organizasyon seviyesinin çok daha kaliteli bir hale geleceği gün gibi aşikar. Sakatlıktan döndükten sonra formunu bulan Nazım Sangare, her geçen gün performansını üzerine koyarak gelişim göstermeye devam ediyor. Sarı-lacivertliler son 5 maçta 15 puan topladı. Bu yoğun lig ve kupa fikstüründe, önemli eksikleri olmasına rağmen yoluna kayıpsız devam etmesi sarı-lacivertlilerin hedefleri açısından çok önemli... Futbolda her maçın ayrı hikayesi var. Fenerbahçe bu seri galibiyetleri alırken planlama ve bunları sahada uygulama becerisi ile öne çıktı. Fenerbahçe'de şu ana kadar net olarak görülen 'göze değil sonuca' giden bir oyun var ve Mesut ile daha da iyiye gidecek gibi görünüyor. [FOTOMAÇ]

5
"MESUT'LA YÜZDE 51 ŞAMPİYON"

ENGİN VEREL: Fenerbahçe’nin defans önündeki Gustavo ve Ozan ikilisi konusunda problem olmadığını zaten sizler de biliyorsunuz. İlerideki dörtlü Valencia-Pelkas, Samatta ve ofansif son adam Thiam Ankaragücü karşısında hem istekliydiler hem de futbolun yapılması gereken tüm doğrularını ellerinden geldiği kadar yaptılar. Süratli ve çabuk futbolcu kimliklerinin yanı sıra biraz da klas ayakları olsaydı dün akşamki maçın skoru çok çok daha farklı olurdu. Şimdi aklıma şu soru geliyor. Tahminim Mesut oyun kurucu olarak sahaya çıktığında bu dörtlüden kim yedek kulübesine gidecek. İşte ondan dolayı bu dörtlü dün akşam olduğundan daha fazla istekli, arzulu ve kendini gösterme çabasındaydı. Tahminim giydiği formanın numarası ne olursa olsun, 10 numara olarak oyun kurucu bu dünya yıldızı yanındaki 3 futbolcuya, futbolun nasıl oynanacağını; hangi boşluklara ne zaman deplase olacaklarını önce antrenmanda sonra da maçta öğretecektir. Belki Mesut’un bugüne kadar oynadığı futbolcuların kariyer açısından en vasatları olabilir ama inanın Mesut’un organizasyonuyla onların da yıldızı parlayacaktır. Fenerbahçe bu sayede şampiyon olur ve bu oyunculardan biri de gol kralı olursa şaşırmayın. [AKŞAM]

4
5 HAFTADA 15 PUAN, BÜYÜK ADIM
SERCAN HAMZAOĞLU: "Fenerbahçeliler, Mesut Özil transferinin ardından çok keyifli bir akşam daha yaşayarak mutlu “MESUT” bir şekilde haftayı kapattı. Thiam-Valencia-Samatta üçlüsü oldukça hareketli ve iyiydi. Açıkçası Kuyt-Sow-Emenike (Webo) etkisi yarattılar. Özellikle Thiam… Daha önceki yazılarımda da belirttim sezonun en risksiz transferi ve en faydalı isimlerinden birisi. Yedek kalsa sorun etmez, oyna dersen oynar, zaten bonservis maliyeti de yoktu. Valencia da her geçen gün formunu üst seviyeye taşıyor. Samatta da kupadan sonra ligde de şık bir gol atarak sakatlık etkisini üzerinden tamamen attı. Sahanın en iyilerinden Nazım Sangare'ye de parantez açmak lazım. Gökhan Gönül'ün alternatifi olarak alındı ama bu performansıyla formayı kolay kolay bırakmaz. Hem hücum bindirmeleri hem de savunmadaki hızlı rakipleri karşısındaki performansı göz doldurdu. Milli sağ bek, aldığı her şansı çok iyi değerlendirdi. Sonuç olarak Fenerbahçe, 5'te 5 yaparak önemli bir çıkış gerçekleştirdi. 5 hafta önce “acaba” denilirken, kaostan çıkarak üst üste 15 puan almak Fenerbahçe'ye büyük bir adım attırdı." [Sözcü]
3
"ALİ KOÇ İŞİ ŞANSA BIRAKMAK İSTEMİYOR"

ALİ GÜLTİKEN: Bu haftalara gelmişken eldeki oyuncuların işlerliğini arttırmış olması gerekiyordu Fenerbahçe'nin. Thiam'la birlikte kimlik değiştirmişti Fenerbahçe. O bölgeyi etkili oynayan, pas trafiğinin içeisinde olan bir oyuncuydu. Fenerbahçe burada çok zorlanıyordu. Pelkas'ı 10 numaraya çekti ve hem kendi parladı hem Fenerbahçe'yi parlattı. Valencia'yı da çok beğendim. Golü kadar oyun içerisindeki aktivasyonu vardı. Enerjisini hissediyorsun. Valencia oynamayı özlemiş. Samatta'nın da gol atması önemli. Fenerbahçe'nin hayati oyuncularından bir tanesi. Gayet başarılıydı Fenerbahçe. Fenerbahçe, kendi ruhunu buldu. Gelen oyuncular da takımın gücünü arttıracak. Takım işleyişi, güçlü bir takım görüntüsü veriyor. Bir takım olarak önemli mesafe kat etti Fenerbahçe. Ali Koç, işi şansa bırakmak istemiyor. Sol stoper aldı, kanat aldı, Mesut'u aldı. Artık ben şampiyon olmak istiyorum diyor. Problem istemiyorum, diyor başkan. Ben yapacağımı yapayım, takıma vereyim sonrasında bekleyeyim diyor.

2
"KONSANTRASYONDA SIKINTI YOK"

TÜMER METİN: Fenerbahçeli futbolcuların sahaya yansıyan konsantrasyonlarında bir sıkıntı olmadığı aşikar. Ama dün akşam yayın bittikten sonra gece yarım gibi bir Fenerbahçeli dostumla telefon görüşmesi yaptım ben. O, Ankaragücü maçını değil Mesut'un ne zaman oynayacağını, ne zaman forma bulacağını falan düşünüyordu. Ankaragücü o kadar düşünülür durumda değildi. Hücum hattının hareketliliği, bu kadar eksiğe rağmen onların sahne alması, diğer oyunculara fazla iş bırakmadan işi kurtarmış olmaları önemliydi. Çarşamba günü Sivas'la oynuyor Fenerbahçe. Ozan cezalı, Mert Hakan cezalı, Sosa'nın durumu kritik. Gustavo'nun yanında kim oynayacak? Tolga Ciğerci uzun zamandır yok. Açıkçası Erol Hoca'yı zor bir hafta bekliyor.

 

1
"YENİLMEME FORMÜLÜ"

KEMAL BELGİN: F.Bahçe’nin ‘Eksikleri var’ denen kadrosu sahaya neredeyse ideal on birle çıkmıştı. Orta alan Gustavo ve Ozan garantisinde oynarken, Pelkas öndeki üç golcüye ne gibi bir sunuşta bulunacaktı ben en çok bunu merak ettim. Ama Yunan futbolcu beni bu maçta bayağı yanılttı. Novak, alıştığımız Novak değildi. Nazım da çok batıcı bir bek görüntüsü çizmedi. Bunların aslında tamamı F.Bahçe’nin son maçlarda yenilmeme formülünün eseriydi. Nitekim ilk F.Bahçe golü A.Gücü kalecisinin armağanı olacaktı. İkinci gol ise hem maçın hakemi Arda Kardeşler -ki genelde uyku hâlindeydi- hem de VAR’daki Mustafa Öğretmenoğlu’nun ortaklaşa “körlük” eseriydi. Samatta’nın rakibine attığı tokat atlanıyordu da tuhaf bir şekilde ofsayt çizgisi çiziliyordu ‘Bak ofsayt yok’ diye sanki. Üçüncü F.Bahçe golünde ise bu defa futbol sahalarına çıktığından beri bir adım ileriye gidemeyip hep geriye giden Emre Güral’ın armağanı yatıyordu. [TÜRKİYE]