Buna bir de kenar yönetimi eklemek de yarar var. Yılların tecrübesi Şenol Hocamız da rahat değil, öfkesine fren koyamıyor!Kenardaki stres, sahadaki gerilimi bir tık yukarı çıkarıyor, biraz sakin hocam!
Son sözümüz Gökhan Gönül’e... Helal olsun ona... Gençlere tam bir örnek... Hem hücumda var, hem de savunmada... İşini mükemmel yapıyor, savunma bloğundaki gedikleri öyle kapatıyor ki, inanılmaz... Tam bir süpürücü, savunmanın adeta sigortası... Aman nazar değmesin.
Dün geceki maçta, atılan gollere ve bazı oyuncuların performansına baktığımızda "Beşiktaş yüzde 99 şampiyon oldu" diyebiliriz. Kabul ediyoruz, bitime 8 hafta var ve puan farkı 5... Yüzyıl içinde baktığımızda futbolda enteresan sürprizler yaşanabiliyor ama bu Beşiktaş'ın, bu dakikadan sonra şampiyonluğu vermesi Türk futbolunda yüzyılımızın en büyük sürprizi olur.
Beşiktaş, öne geçtikten sonra korkunç ve öldürücü bir takıma dönüşüveriyor. Dün gece de Gençlerbirliği karşısında böyle oldu. İlk 40 dakika çok zorlandı siyah-beyazlılar. Gençlerbirliği oyunun her alanında pres yaptı, alanı daralttı, Beşiktaş'a pozisyon vermedi. Taa ki ilk yarının son dakikasına kadar. Bu dakikada Gençlerbirliği stoperinin büyük bir hatası vardı. Top soldan ortalandı, stoper "Talisca'yı omzumla bozayım" dedi. Kendisi dağılıp yere düştü ve Talisca topu kontrol edip Oğuzhan'a bıraktı, o da golü yaptı. Bu gol, Gençlerbirliği'nin tüm gardını düşürdü.
Beşiktaş'ın şampiyonluğu hayırlı olsun. Dün geceye baktığımızda en iyi kadro ve en iyi oyun onlarda... Ben hakem Serkan Çınar'ı çok beğendim. Ufak tefek detay hatalar yaptı. Ama maçın genelinde seyircinin baskısı altında kalmayışı, faul tespitleri ve maç kontrolü ile çok iyi buldum.
Beşiktaş, Şenol Güneş'le şöyle bir özelliğe kavuştu; maça yüzde 80'le başlamıyorlar, hani var ya bir şarkı, "Aheste çek kürekleri, mehtap uyanmasın" şeklinde... Rakip o sıralar baskı da kursa, Beşiktaş bildiğini oynuyor, acele etmiyor. Mümkün olduğu kadar pas yapıyor, rakibi koşturmaya çalışıyor. Beşiktaş'ın imha planı ikinci yarı başlıyor. Dün gece de aynen bu olayı yaşadık.
Gençlerbirliği öne geçer miydi? Geçerdi. Fabri, tehlikeyi inanılmaz şekilde önceden fark edip kendisini rakibin önüne attı. Gelen şutla da gözünden sakatlandı. Bir kaleci ancak onu yapabilirdi, o da onu yaptı. Fabri, dün gece maçı iki yönlü kurtardı; önce gol vuruşunu fedakar şekilde engelledi. 6 dakika tedavi oldu. Bu sefer hakem, 6 dakika uzatma verdi. Beşiktaş, uzatmanın 5. dakikasında golü attı.
Beşiktaş seyircisinin şuna dikkat etmesi lazım. Tamam Fabri iyi oynuyor ama oynamayan kalecilerine de sahip çıkmaları gerekir. Dün gece gördünüz Tolga sahaya girerken moralsizdi ama pozisyonlar ilerledikçe kendine geldi. Seyirci, sporcusunu ve teknik adamını bu kadar kolay satmamalı.
Yedek kulübelerine ve teknik adamlara hakim olacaklar. Ümit Özat devamlı teknik alan ihlali yaptı, çizgiyi aştı. Ümit çizgiyi 1 metre aşsa ne olur, aşmasa ne olur. Dönüp diğer tarafa bakıyorsunuz Şenol Güneş 2 pozisyonda sahanın içinde. Bırakın teknik alan ihlalini. Bu dördüncü hakemin disiplinsizliği. Ey dördüncü hakem, eğer otoriteyi orada sağlayamazsan yarın idare edeceğin maçlarda nasıl sağlarsın!