Akşam gazetesi yazarı Mustafa Sapmaz, Galatasaray'ın yeni transferi Younes Belhanda'yı değerlendirdi.
Fransa'da şampiyon olduğunda 22 yaşındaydı (2012). İngiltere'de henüz "Leicester mucizesi" yaşanmamıştı ve benzeri başarıydı. O dönem bonservisinin 30 milyon euro seviyelerine çıkması ön görülüyordu.
Kariyerinin duraklama döneminde kiralandığı Schalke'de imza sonrası beklentileri kendisi belirlemişti: "Amacım hücumda efektif olmak ve kilit paslar atmak istiyorum." G.Saray taraftarı da beklentilerini bu sözler üzerine inşa etmeli.
Elbette beş yıl önce Arsenal ve Barcelona başta olmak üzere Avrupa kulüplerinin radarına girmiş Belhanda; hücum hattının tamamında iki ayağını da kullanarak estetik çalımlar, şutlar ve goller atabilecek yeteneklere fazlasıyla sahip. Fakat bonservisi bundan sonra asla 30 milyon euroyu görmeyecek. Artık potansiyeline ulaştı. Messi ve Ronaldo gibi yıldız oyuncuların takımlarına ifade ettiklerini beklerlerse hayal kırıklığına uğrarlar!
Bruma çalım atabiliyordu. Fakat rakip ceza sahası civarında atak sonlandırmasında sorunluydu. Belhanda daha iyi bitirici. Belhanda, orta sahasına bireysel oyuncu özelliklerinden daha çok, bu bölgede her pozisyonu oynayabilmesi ile hocanın saha içi planlarını rahatlatacaktır. Bruma sadece sol kanatta verimliydi.
Belhanda ise orta sahanın atak pozisyonundaki üç bölgesini de oynayabiliyor. Geçen sezon olduğu gibi forvetin yanında ikinci forvet oynamışlığı var. Orta sahayı 3'lü kurduğunuzda bu üçlüden hücuma dönük oyuncusu olabiliyor. Bu çok yönlülük Sneijder dâhil G.Saray orta sahasındaki oyuncuların sahip olduğu bir özellik değildi.
Altyapıda defansif rolleri olan Belhanda, Rene Girard idaresinde saldırgan bir hücum oyuncusuna dönüştü. Montpellier'deki ilk iki sezonunda ağırlıklı olarak forvet hattının sol ve sağında oynadı. Grirard 2011-2012'de onu ofansif 4-3-3 dizilişinde orta üçlünün bir parçası haline getirdi. Kariyerinin rakamlara ve başarıya yansımış en iyi sezonununu yaşadı.
Orta sahanın merkezinde yaratıcılığını kullanacağı serbestlik verilirse daha verimli olacaktır. Tudor'un geçen sezon kullandığı üçlü savunma dizilişinde ısrar edecekse, forvetin arkasındaki ofansif oyuncu pozisyonu onun için ideal.
Fransa dışında oynarken Schalke'deki kısa döneminde Pierre-Emile Hojberg, Thilo Kehrer, Choupo-Moting ve Joel Matip ile hepsi Fransızca konuşabildikleri için iyi anlaştıklarını söylemişti. Gomis ile bu konuda uyumlu olacakları kesin. Özelliklerine bakalım. 2012-2013 sezonunda Montpellier takımının santraforu Giroud'ydu. O'nun sezon sonunda Arsenal'e gitmesinin ardından bu kez ertesi yıl santraforda ağırlıklı olarak Charbonnier oynadı.
Belhanda ilerideki bu iki oyuncunun ardında oynadığı iki sezonda oynadığı resmi maçlarda 25 gol 10 asist üretti. Sonrasında oynadığı 4 sezonda attığı gol sayısı, o iki sezon attığı gol sayısını geçmedi. İki oyuncu da uzun boylu, kalıplı, duvar olabilen ve gerektiğinde alan açabilen komple forvetlerdi. Gomis bu ikiliden farklı özelliklere sahip. Hücum hattına hareket kazandıracağı kesin.
Kariyerinde bunu hiç başaramadı. Bunu başarıp başaramayacağında Tudor'un hangi dizilişi tercih edeceğinin ve onu nerede görevlendireceğinin de önemi var. Eğer pivot forvet ile oynamayacaksa hareketli hücum hattında daha çok asistleri ile ön plana çıkacaktır. Uzaktan atacağı şutlardan bulacağı goller ile yeteneğini gösterecektir.
Oynar. Balotelli ile birlikte oynadıysa, herkesle oynar. Hatta Belhanda Sneijder ile birlikte oynarsa, hem kendisinin hem Sneijder'ın verimliliği artar. Sneijder'ın Yasin ile kurduğu bağlantının daha iyisi ortaya çıkabilir. Ancak asıl soru şu: Sneijder Tudor'un sisteminde oynar mı?
Belhanda için Dinamo Kiev'e bonservis bedeli olarak 8 milyon euro verildi. Bu rakam yüksek mi? Nice ile satış opsiyonu kiralama anlaşması yapılmıştı ve Nice ona bu yatırımı yapmadı. Sneijder'ın bonservisi ile karşılaştırırsanız pahalı.
Yeteneklerini göz önünde tutarsanız, Nice kabul etmese de hâlâ piyasası olan bir oyuncuydu. Normal. Bir sene beklenip daha ucuza alınabilirdi, gerçek olan G.Saray yönetiminin böyle bir vakti yoktu. Dezavantajı Bruma gibi aldığınızdan fazla rakama Batı’ya satma ihtimalininin düşük olması.