Galatasaray'ın önemli isimlerinden Kerem Aktürkoğlu, Marca'ya özel bir röportaj verdi. İşte Kerem'in sorulara verdiği cevaplar...
Dördüncü ligden Galatasaray'a transfer oldunuz, hikayenizin futbol oynamaya başlayan birçok çocuk için örnek olduğunun farkında mısınız?
"Benim mesajım, kariyerine yeni başlayan genç futbolcular için düzenli oynama süresi yakalamanın çok önemli olduğudur. Bu inanç benim alt liglerde oynama kararımı yönlendirdi. Bu tercihin faydalı olduğu ortaya çıktı. Her hafta oynamak gelişimim için çok önemliydi. Her genç oyuncu sürekli olarak kendini geliştirmeye ve profesyonelliğini artırmaya odaklanmalı. Şu anda bir alt ligde oynamak, gelecekte zirveye ulaşma olasılığını sınırlamaz. Önemli olan süreci kabullenmek ve istikrarlı bir şekilde gelişmekle ilgili"
"Galatasaray sizi transfer etmek istediğinde, aradığında ne düşündünüz?"
"Galatasaray tarafından aranmak bir rüyanın gerçekleşmesi gibiydi. Özellikle de imzamda önemli bir rol oynayan teknik direktör Fatih Terim'in ilgisi inanılmaz bir onurdu. O benim Galatasaray'daki ilk antrenörümdü ve onunla çalışmak çok değerli bir deneyimdi. Sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da böylesine zengin bir tarihe sahip bir kulübü temsil etme fırsatı benim için büyük bir gurur. Galatasaray formasını giymek ve bu prestijli kulübün bir parçası olmak hayatımda tarihi bir andı ve bir rüyanın gerçekleşmesiydi"
"A Takım'ın dinamiğine girmek senin için zordu ama şimdi takımın temel bir parçasısın. Göztepe karşısında yaptığın hat-trick dönüm noktası mıydı?"
"Yavaş yavaş Galatasaray'da A Takıma entegre oldum. Takımın dinamiklerine adaptasyonum nispeten hızlı oldu ve şimdi düzenli olarak ilk 11'de oynadığım için büyük gurur duyuyorum. Galatasaray formasını her hafta giymek benim için bir onur ve yeni bir yetenekten takımın kilit bir üyesine dönüşme yolculuğumu simgeliyor."
"Bu başarılara paralel olarak, tek bir maçta hat-trick yapmak bir dönüm noktası olmasa da hayatımın en önemli anlarından biriydi. Böyle bir başarı nadir ve benzersizdir, her maç için harcanan sıkı çalışma ve özverinin bir kanıtıdır. O anı yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Topu hatıra olarak saklamak kariyerimde önemli bir yeri olduğunu gösteriyor. Hayatımın geri kalanında değer vereceğim bir anı"
"Şimdi Türkiye Ligi'nde ve uluslararası alanda bir yıldızsın. Bunu hiç hayal ettin mi?"
"Sadece futbol sahasında değil, saha dışındaki hayatımda da kendimi geliştirmek için her gün çalışmam gerektiğine inanıyorum. Günlük hayatımda her zaman daha iyi oynamama yardımcı olacak şeyler arıyorum. Çünkü antrenmanlar önemli olsa da, sadece birkaç saat sürüyor. Günün geri kalanında evde ya da arkadaşlarınızla olduğunuzda, bu zamanı akıllıca yönetmek çok önemli. Hayatımın her alanında elimden gelenin en iyisini yapmaya odaklanırsam, sahadaki başarının da geleceğini biliyorum"
"Letonya ile oynanan maçta gollerden birini attınız. Türkiye, EURO 2024'te yer alıyor. Montella ile süreç nasıl ilerledi? Almanya'daki turnuva için ne gibi hedeflerin var?"
"Almanya'daki EURO2024 finallerine katılmaya hak kazanmak bizim için kayda değer bir başarı. İlk günden itibaren yeni teknik direktörümüz Montella'nın önemli ve olumlu bir etkisi oldu. Kendisi takım içinde güçlü bir birlik duygusunu hızla geliştiren olağanüstü bir teknik direktör. Hepimizin birlikte çalışması çok önemli ve o da herkesi bu zihniyete ortak etmeyi bşardı. Kariyerimde bir başka antrenörden, özellikle de Montella gibi olağanüstü bir oyuncudan bir şeyler öğrenme fırsatına sahip olmak bir ayrıcalık. Onun varlığı ve rehberliği bir oyuncu olarak benim için paha biçilmez değerde. O sadece harika bir teknik direktör değil; tecrübesi ve yaklaşımıyla bize önemli bir avantaj sağlıyor. Onun liderliğinde Avrupa Şampiyonası'nda bizi nelerin beklediğini görmek için hepimiz heyecanlı ve istekliyiz"
"Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde oynuyor ve Manchester United'ı saf dışı bırakabilir. Avrupa'da pek çok kişiyi şaşırttılar"
"Galatasaray'da inanılmaz bir takıma ve Okan Buruk gibi muhteşem bir teknik direktöre sahip olduğumuz için şanslıyız. Geçen yıldan bu yana birlikte büyüdük, sürekli geliştik ve gelişiyoruz. Bugün bu kadar güçlü bir konumda olmamızın nedeni kolektif bir büyümedir. Teknik direktörümüzden her bir oyuncumuza kadar aramızda ortak bir hedef etrafında birleşen derin bir birlik duygusu var. Bu takımın bir parçası olmak gerçekten bir ödül"
"Manchester United'a karşı iki maçta da gol attınız..."
"Manchester United gibi bir takıma Old Trafford'da ve kendi sahamızda gol atmak her oyuncu için özel bir andır. Özellikle Galatasaray formasını giydiğimde bu beni mutlu ediyor ve gururlandırıyor. Ancak her zaman belirttiğim gibi futbol bir takım oyunudur. Birlikte kazanırız ve birlikte kaybederiz."
"Kopenhag maçımızı dört gözle bekliyoruz. Oraya tek bir hedefle gidiyoruz; kazanmak ve bir sonraki tura yükselmek. Takım olarak bu mücadeleye tamamen hazırız ve heyecanlıyız"
"Gelecek için ne gibi planlarınız var? Avrupa'dan şimdiden çok fazla ilgi var"
"Şu anda tüm dikkatimi Galatasaray'a vermiş durumdayım, hedefimiz ligi kazanmak ve Şampiyonlar Ligi'nde mümkün olduğunca ilerlemek. Ancak bir futbolcu olarak her zaman farklı liglerde oynamak ve yeni zorlukları keşfetme arzusu vardır. Bir gün başka bir Avrupa liginde oynamak, kendimi ve ülkemi yeni bir futbol ortamında temsil etmek için güçlü bir arzum var. Ancak futbolda zamanlama her şeydir. Doğru fırsat, doğru takım, doğru kulüp ve doğru teknik direktörün mükemmel uyumunu gerektirir. Böyle bir hamlenin gerçekleşmesi için ilgili herkes için bir kazan-kazan durumu olması gerekir; mevcut kulübüm, ben ve potansiyel kulüp."
"Özel olarak ilgi gösterdiğiniz Avrupa ligleri var mı, İspanya?"
"İspanya şüphesiz Avrupa'nın en iyi beş liginden biri ve olağanüstü futboluyla tanınıyor. Ülke; birçok harika takım, tutkulu taraftarlar ve canlı bir kültürel ortam ile zengin bir futbol geleneğine sahip. Bu ligi takip ediyorum ve seviyorum. Bir gün bu ligde oynayabileceğimi hayal ediyorum. Futbolda ne olacağını asla bilemezsiniz. Her şey zamanlamayla ilgili. Ancak her gün daha iyi olduğum ve odaklandığım sürece doğru fırsatların ortaya çıkacağını düşünüyorum"
Öte yandan The Athletic'e de konuşan milli futbolcu, deprem dönemindeki yaşadıklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Kerem Aktürkoğlu, "Depremi ilk duyduğumda ailemle birlikteydim ve ilk söylediğim şey, 'Orada olmalıyım' oldu. Bizim kültürümüzde yaptıklarımızdan ya da verdiklerimizden bahsetmeyi pek sevmeyiz, 'Yardım et ama bu konuda konuşma deriz.' Sessizce yardım et. Bu yüzden şimdi bu konu hakkında konuşmaktan çekiniyorum. 1999 depremini yaşayanlar, mağdur olmanın ne demek olduğunu gerçekten anlayanlardır ve çok küçük yaşta olmama rağmen benim ailem de bu depremin mağdurlarından biriydi. Başkan yardımcısı bölgeye yardım götürmek için tırlar organize etti. Bu malzemelerin insanlara, ailelere ulaştırılmasına yardımcı oluyorduk. Bu işin bir parçasıydı ama orada ailesinden birini kaybetmiş ya da hala aile üyelerinin enkaz altında olup olmadığını görmek için bekleyen insanlarla birlikte olmak başka bir parçasıydı. Etrafta dolaşıp insanlarla konuştum ve onları rahatlattım" dedi.
Süper Lig'de geçen sezon 7-0 kazanılan Başakşehir maçında hat-trick yaptığı topun depremzedeler için açık artırmayla satılması hatırlatılan Kerem, "Bizden kişisel bir şey vermemiz istediler ki bu bizim için çok şey ifade ediyor. Birçoğumuz maddi olarak yardım ettik, bu çok önemli. Ancak diğer yandan, insanların duygularını anlamak için kişisel dokunuş da önemliydi. Orada olabilseydim ve onlara birazcık umut verebilseydim bile bir şeyler başarmış olurdum" ifadelerini kullandı.
O dönemde deprem bölgesine giden Kerem, "Ailesinden birini kaybeden insanlarla ilgili hikayeler duydum. Onların üzüntülerinin bir parçası olmak, onları teselli etmeye çalışmak ve 'yanımızda olduğunuz için teşekkürler' dediklerinde bu çok önemli hissettirdi. Bunun bir parçası olduğunuzu, onlarla birlikte olduğunuzu hissediyorsunuz. Bu çok değerli bir şey. Benim için çok anlamlıydı. Görevinizi yapmış gibi hissediyorsunuz" sözlerini sarf etti.
Galatasaray'ın transfer döneminde Hakim Ziyech ve Wilfried Zaha gibi önemli transferlere imza atması ve bununla paralel olarak son dönemde daha çok 10 numarada oynayan Kerem, "Bu bana oyunumu geliştirmek için daha fazla olanak sağlıyor. Yıllarca sadece solda oynadım ama şimdi daha çok ortada oynuyorum. Bu bir meydan okuma ama aynı zamanda benim için bir fırsat. Benim için, "Yerimi korumak için şimdi daha da iyi olmalıyım' gibi bir şey ve bu beni motive ediyor. Takıma gelen oyuncular ne kadar iyi olursa benim için o kadar iyi olur" yorumunda bulundu.
Geleceği için de konuşan sarı-kırmızılı oyuncu, "Doğru zaman geldiğinde kariyerimde bir sonraki adımı atmak, en iyi liglerden birinde ve en iyi takımlardan birinde oynamak kesinlikle hedefim. Bu yüzden her gün sıkı çalışıyorum. Şu anda oynadığım maçların hepsi bir süreç. Her yıl daha iyiye gidiyorum. Bunu yaptığım sürece kariyerimdeki bir sonraki adım kendiliğinden gelecektir" değerlendirmesini yaptı.