Ne Galatasaray, ne de ben çok alışkın değiliz bu gidişata. Herhalde tepkileri bu yüzden olsa gerek taraftarın. Her şeye rağmen, her durumda taraftarın sahip çıkmasını beklerim ben. Oyun içerisindeki bazı reaisyonları, tepkileri doğal karşılıyorum ama bunlar bizim oyuncularımız. Onlarla sezon sonuna kadar devam edeceğiz. Onlar Galatasaray forması giyiyor. Ona göre davranmak lazım. İkinci yarının birinci maçı. Maalesef istediğimiz gibi olmadı. Hiç kimse istemez bunu. En çok üzülenler yine oyuncularımdır. Nitekim maçtan sonra da geldiler, üzüntülerini belirttiler. Onların morale ihtiyacı var. Ben de tepkiyi duyunca gördüm. Soyunma odasına gidiyordum. Hepsini tek tek içeri almak için.
Galatasaray formasını giyen her sporcu, küfüre değil sevgiye layıktır. Ağır sözlere değil teşviğe, sevgiye, sarılmaya ihtiyacı vardır. Bugünleri hep beraber atlatacağız. Onların desteği olmadan bugünleri atlatamayız. Ali Sami Yen'de buna alışkın değilim. Çok üzgünüm. Kalemize ilk gelen, gelmeden gol yiyoruz. Topta da alışkanlık oldu. Üzgünüm. Buradan bizi çıkaracak olan Galatasaray taraftarıdır. Onlar Galatasaray forması giyen herkese sevgi gösterecektir.
SORU: 'Fatih Hocam takım neden oynamıyor' diye size bir mesaj vardı. Neşter olacak mı?
Ben de duydum. Şu ana kadar iyi oynuyordu. Bugün iyi oynamadık. Gol bizi çabuk kırdı, kırıldık. Gençler 'Yine mi, kalemize gelmeden gol yedik kendi hatamızla' endişesiyle dolaşıyorlar. Bir şok yaşandı. Çabuk kırıldık. İnişleri çıkışları öngörmüştük ama devamlı inişleri hiç tahmin etmedik. İlk yarının son maçlarını düşününce 'Bu takım oynamıyor' deme hakkı kimsenin yok. 'Nasıl kaçar bunlar' deme hakkı var. Biz diğerleri gibi bahane de üretmiyoruz, orada o verilmedi, burada bu alınmadı diye. İstedikleri gibi tezahürat yapabilirler. Olabilir. Benim oyuncularım bugün başka maçları arattılar ama ilk yarının en iyi oynayan takımlarından biri bizdik. Tüm zevk veren oyunlara, istatistiklere bakabilir herkes. Gol şokundan kendimizi çıkartamadık. Gol olarak cevap verebilirsek buradan çıkabilirdik. 1-2 metreden gol atamadık. Bazen olur.
SORU: Yöneticilerle problem var mı?
- Ben izledim. Geçmişten alışkınız esasında. 2 gün kala, 1 gün kala, maç günü bunlara alışkınız. Bu konuda hepinizin benden cevap beklediğini biliyorum. Ne yapacağımı, nasıl davranacağımı merak ettiğinizi biliyorum. Anlıyorum. Ben tüm hayatımı insanlar içinde yaşandı. İnsanlar önünde yaşadım daha doğrusu. Hiç gizli saklım olmadı. Her hareketimi milyonlarca göz önünde yaptım. Milyonlarca kişi takip etti. Bunları böyle gerçekleştirmiş biri olarak beni iyi tanıyanlar olduğunun farkındayım. Beni iyi anlayacaklarını tahmin ediyorum. Şunu da biliyorum, burada bazı yanıtlar vermek, yıllar sonra dahi hatırlanacak sözler olarak kalabilir. Bunları kullanmak işin kolay tarafı. Sizi anlıyorum. Ancak, ben sezon başında Sayın Başkanımız ile birlikte bu yola çıkarken kariyerimin geldiği aşamada belki de Galatasaray'da son kez teknik direktörlük görev alacaktım.
Ben de söylediklerini duydum. Hiç alışkın değilim. Oluyor, onları da görüyoruz, neler görüyoruz. Sadece onları da değil. Üzgünüm ama buradan çıkacağız. Kendimize yakışmadığını bu yerin biliyoruz. Hiçbirimiz beklemiyorduk. Buradan çıkaracak olan da benim kendi oyuncularımdır, biziz ama üzgünüz tabii ki.
Geride kalan 50 yılın sağ salim değerlendirmesini yaptığımda farklı sorumluluklar üstlenmem gerektiğini fark ettim. 1 kupa fazla kaldırmanın, rakamsal olarak kazanmanın vereceği tatmin duygusundan böyle bir işi hep birlikte başarmak için beraberce çıktık bu yola. Yoksa istatistikleri düşünsek, kariyerimizi düşünsek buna gerek yoktu. Bu tabii cesur insanların alacağı, arkasından da kararlılıkla devam edeceği oldukça zorlu bir iş. Hiç kolay bir iş değil arkadaşlar. Çok uzun zamandan beri mücadeleyle geçen, tüm futbol kariyeri boyunca kazanmayı hedefleyen biri olarak bunla başa çıkmak kolay değildi. Biliyorduk. Çıkarken böyle çıktık yola.
Geride kalan 50 yılın sağ salim değerlendirmesini yaptığımda farklı sorumluluklar üstlenmem gerektiğini fark ettim. 1 kupa fazla kaldırmanın, rakamsal olarak kazanmanın vereceği tatmin duygusundan böyle bir işi hep birlikte başarmak için beraberce çıktık bu yola. Yoksa istatistikleri düşünsek, kariyerimizi düşünsek buna gerek yoktu. Bu tabii cesur insanların alacağı, arkasından da kararlılıkla devam edeceği oldukça zorlu bir iş. Hiç kolay bir iş değil arkadaşlar. Çok uzun zamandan beri mücadeleyle geçen, tüm futbol kariyeri boyunca kazanmayı hedefleyen biri olarak bunla başa çıkmak kolay değildi. Biliyorduk. Çıkarken böyle çıktık yola.
Benim inancım şu şekilde. Galatasaray için yapılması gereken bu. Galatasaray'ın ekonomik ve teknik kurtuluşu bu yoldadır. Kaybedilmiş bir maçtan sonra söylüyorum bunu. Yürekten Galatasaray için yapılması gerekenin bu olduğuna inanıyorum. Galatasaray'a bir futbol mirası, ekonomik olarak kendisini sürekli yenileyen bir takım bırakmak istiyorum. Bunun için daha önce hayatım boyunca hiç talep etmediğim bir şeye ihtiyacımız var. Sabır. Ben hiç talep etmedim daha önce.
Türkiye'nin futbol haritasında yeri olmadığı zamanlarda bile sabır kelimesini kullanmayan ben, bugün buna ihtiyacımız olduğunu söylüyorum. Bir tüneldeyiz ve ışığı görüyorum. Bu ışığı ancak böyle görebiliyoruz. Ben, Galatasaray taraftarından hep farklı bir sevgi gördüm. Aramızda farklı bir bağ vardır.
Bu projenin gerçekleşmesi için hiçbir teknik adama gösterilmeyecek toleransı gösterdiler bana. Farkındayım. Bu kredinin, bu toleransın da farkındayım. Muhakkak ki mağlubiyetler canımı çok yakıyor. Yenilgileri hep kabul ettim ama hiç sevmedim, hoşlanmadım. Kazanmak çok güzeldir. O duyguyu tatmak, kazandığın zaman yaşanan hisleri de çok iyi biliyorum.
Camialar, baskı gibi durumlarda her zaman doğru kararı vermek kolay değil. Burada söz konusu baskılara boyun eğip, günlük başarılara yakalamak için yanlış kararlar vermeyeceğimizi düşünüyorum. Kolay değil. Maç kaybediyorsunuz, puan alamıyorsunuz, kötü gidiyorsunuz. Gazete, televizyon, radyo, sosyal medya, camia... Bu baskıya kolay dayanılmayacağını biliyorum. Eğer hep birlikte ileriye umutla bakabileceğimiz bir şey inşa etmeye çalışıyorsak bunun en büyük kanıtı Avrupa'daki başarımızdır. Son yıllarda olmayan bir başarıyı elde ettik.
Hayatımın daha önceki dönemlerinde kırılacağım, fevri davranacağım davranışları Galatasaray'ın geleceği için göğüslemeye hazırım. Tabii ki kırılıyorum, üzülüyorum ama Galatasaray için hazırım. Tıpkı sezon başında günlük çözümler arayıp başarıya ulaşmak yerine tüm bireysel istatistiklerimin gideceği yeri bilmeme rağmen bu yola çıkmaya karar verdiğimiz gibi. Tüm samimiyetimle anlattım. Satır aralarını okursanız samimiyetimi ve isteğimi anlarsınız.