Milliyet gazetesi köşe yazarı Şansal Büyüka, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş adına haftanın gündemini değerlendirdi.
Milliyet gazetesi köşe yazarı Şansal Büyüka, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş adına haftanın gündemini değerlendirdi.
Fenerbahçe ile Galatasaray adına bu sezon artık “Game over”... Yani “Oyun bitti”... Futboldaki her türlü mucizeye, akıl dışı gelişmelere, çarpıcı sonuçlara bütün kalbimle ve saygımla inanmama rağmen “Oyun bitti” diyorum.
Ortada Süper Lig tarihinde pek de görülmeyen bir tablo var. Bitime 12 hafta kala Beşiktaş, Galatasaray’ın 10, Fenerbahçe’nin 12 puan önünde... Geçen hafta da yazdım; puan farkının kapanması için önce futbol farkının kapanması lazım...
Olmaz ama, diyelim ki Beşiktaş rehavete kapıldı, bol keseden dağıtmaya başladı. Galatasaray’ın, Fenerbahçe’nin böyle bir Beşiktaş’ı kovalayacak halleri var mı, her maçı kazanarak gidecekleri konusunda en ufak bir umut kırıntısı var mı?
Ne ekersen onu biçiyorsun... Beşiktaş iyi yönetilmenin meyvalarını topluyor. Böyle giderse ki, gideceğe benziyor, daha çok meyva yer. Daha çok başarılara, daha çok kupalara imza atar.
Galatasaray’ın son beş antrenöründen dördü, lig oynanırken takımın başına gelmiş. Yani yarışıyor ama yarıştığı takım, kendi takımı değil... Kadro kendi kadrosu değil... Hazırlık dönemi kendine ait değil...
Fenerbahçe, transferi Pereira’ya göre yapıyor, sezona Pereira ile hazırlanıyor, Şampiyonlar Ligi eleme turuna Pereira ile veda ediyor, ligin ilk haftası başlarken, bakıyorsunuz Advocaat takımın başında... Takım Advocaat’ın değil, hazırlık Advocaat’ın değil, plan, program Advocaat’ın değil...
Galatasaray dünya para harcadı, yıllardır kendine bir sağ bek bulamadı. Bir Melo gitti, boşluğunu dolduramadı, dünyayı verdi, iki stoper aldı, oynatamadı. Say sayabildiğin kadar...
Fenerbahçe’nin devre arasında tek atımlık barutu vardı, Karavaev diye bir oyuncu aldı, tam “karavana”... 18 kişilik maç kadrosuna bile giremiyor.
Uzun ve ağır sakatlık döneminden yeni çıkmış olmasına rağmen Van Persie’ye “servet” ödendi, ödenmeye devam ediyor. Van Persie’nin neredeyse sözleşmesi bitecek ama hâlâ hazır değil, hâlâ sakat... Buna benzer daha neler...
Futbol şube sorumlusu olmayan tek takım Beşiktaş, dört nala gidiyor. Futbol şubesi sorumlusu olan Fenerbahçe ile Galatasaray nal topluyor. Beşiktaş enayi mi? Niye futbol şube sorumlusu yok?
Beşiktaş’ın geçen yıl şampiyonluğunda “damardan” etkili olan Gomez, Sosa, Gökhan Töre gitti, sezon başı biraz mırın-kırın oldu, şimdilerde bu oyuncuları arayan, boşluğunu hisseden bir Allah’ın kulu var mı?
İddia ediyorum, Beşiktaş’ın yeni sezonda alacağı oyuncular bugünden hazırdır. Kiralıklar giderse ne olur, gitmezse ne olur, A planı, B planı, olmazsa C planı hepsi hazırdır. Futbol iyilerin kazandığı bir oyun... Beşiktaş gerçekten iyi ve kazanmaya devam ediyor.
Dünyanın izlediği Oscar ödülleri Los Angeles’ta göz kamaştıran bir törenle dağıtıldı. Bizim futbol sezonunun Oscar ödülleri de genellikle mayıs ayının sonuna doğru dağıtılıyor. Ama görünen köy kılavuz istemez. Başakşehir’in sürpriz adaylığına rağmen Beşiktaş bütün ödülleri toplayacak gibi...
En iyi başkan: Fikret Orman (Beşiktaş)
En iyi hoca: Şenol Güneş (Beşiktaş)
En iyi kadro: Beşiktaş Futbol Takımı
En iyi stat: Vodafone Arena (Beşiktaş)
En iyi seyirci: Beşiktaş (Her maçı doldurduğu için)
Bursaspor, Kayseri maçında bir eksik kaldı, 2-0 yenildi... Bursaspor, Kasımpaşa maçında bir eksik kaldı, 4-0 yenildi. Bursaspor, Fenerbahçe maçında 1-0 yenik oynarken bir eksik kaldı, bir gol atıp Fenerbahçe karşısında 1-1’lik beraberliği yakaladı.
Herkes, bir eksik kalan rakibi karşısında bu avantajı farklı galibiyete çevirirken, Fenerbahçe önde oynadığı sırada bir eksik kalan rakibi karşısında bu avantajını bile koruyamadı. Bursaspor’un bu son üç maçı bile Fenerbahçe’nin futbol dramını çok açık ortaya koyuyor.
Parayı bulsanız da, dünyanın sayılı teknik direktörlerinden birini alsanız da, çok iyi transferler yaptığınızı sansanız da, o kadro mühendisliğine “futbol aklını” katamazsanız, başkan-yönetim-futbolcu üçgeninde hoşgörüyü, sevgiyi, bağlılığı sağlayamazsanız, nefreti, öfkeyi, kavgayı bir kenara atamazsanız yeni hüsranlar, yeni hayal kırıklıkları kapıda demektir. Fenerbahçe’yi yönetenler bunları biliyor olmalı...