"Beşiktaş, kredisini tüketmiş takım. Kim söylüyor bunu? Teknik Direktör Rıza Çalımbay… Taraftarın, medyanın söylediği ve gördüğü gerçek de böyle. Rıza Hoca’nın sözlerindeki derinlik, kadronun iç gerçeklerine dayanıyor. Samsun yolculuğuna çıkarken, hem sakatlıklardan, hem de formsuzluklardan rahatsız olduğunu biliyoruz. Bir de şu: Beşiktaş maçı alırsa, sıralamada her şeye rağmen kendine yakışan bir yerde konumlanmış olacak."
"Maç, çaresizlerin arayışlarıyla başladı. Milli aranın da katkısıyla oyuncuların ve takımların performansında yükseliş bekleyenler umduklarını bulamadı. Beşiktaş’ta sakatlıktan uzak duranlar, Cenk ve Aboubakar gibi kurtulanlar, evet, topa yüzde 62 sahip oldular ama, o topu kullanma konusunda hiç de iyi görünmediler. Oyun temposuz ve yavaştı. Pas sayılarına bakalım: 272’ye 470.. Bu sayıları ciddiye almıyorum. Süper Lig’de hemen bütün takımlar kendi yarı alanlarında, kendi kalecileri ve savunma oyuncuları arasında bıktırıcı ve sıkıcı pas alış verişleriyle zaman harcıyorlar. Şut sayıları da 17’ye 15… Sadece 6’şar isabet var. Üç golün dışındakileri sayarsak, kaleciler başarılı."
"İki takım da beraberliği bozmaya çalıştı. Hakçası, Beşiktaş savunmada çok açık veriyor, topu kazandıktan sonra pozisyonu tamamlamadan kaybediyordu. Gördük ki tedavi sürecinde Cenk ve sonradan oyuna giren Aboubakar da formundan uzaklaşmış. Chamberlain, Amir ve Gedson iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalıştılar ama olmadı. Verimsiz ve etkisiz oyunun önemli nedenlerinden biri, sağ ve sol kanatta bekler Rosier ve Masuaku ile hücumda Onur ve Muleka’nın ritim tutturamamasıydı. Samsunspor, daha baskın oynadı ama, kazandığı kornerleri değerlendiremedi. Mert Günok’u aşamadı."