"Şanlı, şerefli tarihimizin 100. yılını tamamladık. Cumhuriyet'in 100. yılını hep birlikte kutladık. Türkiye'nin ne kadar şanslı ve ayrıcalıklı olduğunu, yaşadığımız bölgede olanları görünce bir kez daha anlıyoruz. Atamızın, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ifadesinin ne demek olduğunu, Cumhuriyet'in içinde neler barındırdığını yaşayarak görüyoruz. Çok şanslıyız. Geçmişine sahip çıkamayan ulusların, geleceği de risk altındadır. Bunu da birçok kez gördük. Yaşasın Cumhuriyet diyorum. Ulu Önder Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, bize bu Cumhuriyeti emanet edenleri bir kez daha şükranlar anmak istiyorum. Onların önünde saygıyla eğilmek istiyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk"
3 Kasım Cuma günü, 27 yıllık yardımcı hakem Kemal Yılmaz, meslekten istifa ettiği açıklaması geldi. Aslında bize göre bu istifa gerekçeleri bizim işaret ettiğimiz konuları doğrular nitelikteydi. Sadece bu mektup bile Türk futbol tarihini ve hakemlik müesssesini dibinden değiştirecek etkidedir.
İstifa eden hakem, verilen cezalar ve atamalar ile hakemlerin adil ve tarafsız karar vermeleri etkileniyor. Yıllardır biz bunu söylüyoruz. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde cuma günkü açıklamalarım ve bugün yapacağım açıklamalar zaruret haline gelmiştir. Geçtiğimiz hafta yaşananlar, başka bir ülkede yaşansa yer yerinden oynardı. Futbolun dinamikleri değişirdi. Bakalım bizim ülkemizde neler olacak? Her zamanki gibi görmezden mi gelinecek ya da bu son yaşananlar Türk futbolunun Susuruluk'u olacak mı?
Bunlar, 6 günde olanlar. Bir de bundan önce birkaç senedir olanlar var. Fenerbahçe olarak, bu olanlarla ilgili, Kasım 2020'den bu yana 5 tane başvurumuz olmuş. İnceleyin, soruşturun, doğru mu, değil mi anlayın. Bunun 2 avantajı var. Gerçekse dibine inersin, dibine indiğin zaman belki başka konuların da dibine ineceksin. Gerçek değilse, atıp tutanlar, atıp tutmanın bir bedeli olduğunu anlayacak. Ona göre çok daha sorumlu davranacaklar. Her türlü kazan kazan.
Burada bir tane eski temsilciler kurulu başkanının, Ahmet Çakar'ın iddiaları var... Bu iddiaların ortak noktası var. Hepsinin ortasında Fenerbahçe'nin hakkının yendiği iddiası var. Hepsinin ucu Fenerbahçe'ye dayanan konular var.
En son TFF'ye gittiğimizde, e-bilet için başka kulüp yöneticilerinin de olduğunu gördük. Bizi birbirimize mi çarptırdılar, bilmiyorum. İki başkan da rahatsızlığını dile getirdi orada.
Ali Koç olarak doğrudan ve dolaylı bir şekilde bana gönderilen bir görüntü yok. Arkadaşlarıma gönderilen bir görüntü yok. Bunu incelemeniz lazım, ne bekliyorsunuz? Ben şahsen hukuki adımları attım. Kendine güvenen insan hukuka gider mi, bu kadar basit. İki takım da bastırınca, hadi bakalım etik kurulunu çalıştıralım demiş. Sadece bir konuyla ilgili. Sayın Lale Orta'nın Ali Koç'a görüntü yollaması... Niye öbürlerine açmıyorsunuz? Yoksa açtınız da yolda mı? Galatasaray soruşturulsun dediği mi açtınız, öbürlerini açmıyorsunuz?
"Cumartesi bana geldi etik kurulundan. Bana doğrudan veya dolaylı bir şekilde gönderilen bir görüntü yok. 'Bunu incelemeniz lazım, ne bekliyorsunuz?' dedim. İki soru sorulmuş. Cumartesi yolluyorlar, üç gün içinde cevap verin diyorlar. 'Fenerbahçe ile Adana Demirspor arasında oynanan maçın VAR kayıtları size gönderildi mi Söylemek istediğiniz başka bir husus var mı?' Olay bu. Senin çağırıp benim ifademi alman lazım. Benim, ilgili herkesin. Bu iddialarda bulunan kişi, gerçekleri o kadar saptırabiliyor ki. Böyle yazıyla, iki tane ucuz soruyla soruşturulacak konular değil. Türk futbolunun selameti için sonuna kadar soruşturulması gereken konular bunlar."