- G.Saray'da Burak Elmas kararlarıyla eleştiriliyor. En son zayıf kariyere sahip bir sportif direktör göreve getirdi. Torrent başarısız. Yedi ayda Elmas kulübü nasıl bir krizin içine soktu?
Kimse kızmasın, Burak Elmas bırakın G.Saray Başkanı olmayı, kendi aile apartmanında yönetici bile olamaz. Futbolu bilmiyor, yönetmeyi bilmiyor, birtakım kulaktan dolma bilgiler ile sözüm ona kurumsallaşmak adına hata üstüne hata yapıyor.
- Burak Elmas, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile aynı yoldan yürüdüğü için başarısız yorumları yapılıyor. Bu iki başkanın birbirinden etkilendiklerini düşünüyor musunuz? Sonuçta iki kulüp de çok başarısız.
Burak Elmas ile Ali Koç, beraber yürüyorlar. O ünlü şarkının mısraları gibi, 'Beraber yürüdük bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda' misali, kendi camialarını hızla dibe vurduruyorlar. Üstelik bu insanlara baktığım vakit ikisi de eğitimli, ikisi de iyi ailelerden geliyorlar ama ikisinde de çok ciddi ego problemi var. Ya bazı konularda 'biz her şeyi biliriz' diyorlar ya da topyekun profesyonellere teslim oluyorlar. Futbolda ikisi de geçmez.
Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak, hakem camiası için önemli iddialar ortaya koydu. TFF de savcılığa başvurdu. Siz hakem camiasını çok yakından bilen bir insansınız, Sancak'ın sözlerine nasıl yorum yaparsınız?
Murat Sancak'ın söylediklerini zaten TFF Başkanı'ndan tutun da Türk futbolunun tepesinde bulunan, Türk futbolunda herkesin birbirini tanıdığı en az 300 kişi de biliyor. Hakemler ve teknik direktörler arasında FETÖ'cü var mı yok mu bilmem, söyleniyor ama kimsenin günahına giremem. Ancak hakem atamalarının nasıl yapıldığı, perde arkasında hangi oyunların oynandığı, TFF'de kimlerin ne işler çevirdiğini sadece Sancak bilmiyor, tüm kulüp başkanları biliyor. Basındaki belli insanlar biliyor, hakemler biliyor, teknik adamlar biliyor. Ama hiç kimse konuşmuyor.
- Ligin marka değerini kulüpler mi düşürüyor yoksa televizyonda yorum yapan insanlar mı? Bunu soruyorum, çünkü sürekli kulüp başkan ve yöneticileri yorumculardan ve basından şikayetçiler. Bunu özellikle yayın ihalesinin olduğu bugünlerde dillendiriyorlar. Neler söylersiniz?
Pek tabii ki kulüp başkanları düşürüyorlar. 3 büyük kulüp bu kadar başarısız olursa, sistem korsan yayınların engellenmesinin önüne geçmezse yapılan atamalar, hakem hataları, halkın futbola olan sevgisini aşağı düşürürse tabii ki pastanın değeri düşer. Bu yorumcular, yani bizler, 10 sene önce de vardık. Hem de daha beterdik. Ama o zaman ihalede 400 milyon doları yıllık gördü. Mantıken düşünün, geriye kalmış 14 hafta hangi Galatasaraylı, Fenerbahçeli ya da Beşiktaşlı dekoder alır ya da satın almaya devam eder. Trabzonspor'un şampiyonluğa çok yaklaştığı, Konya, Adana Demirspor ve Başakşehir takımlarının ikincilik mücadelesi yaptığı bir ligin reytingi pek tabii ki düşüktür. Yıllarca aldıkları milyonlarca doları rezil futbolculara harcayan, 3 kuruşluk vasıfsız oyuncuları milyonlarca Euro'ya transfer eden özellikle 3 büyük kulübün başkanları, TFF'ye girmiş bir sürü hokkabaz maalesef Türk futbolunun değerini buralara düşürdü. Gerek Milli Takımımızın gerekse kulüplerimizin FIFA ve UEFA sıralamalarında çok arkalara düşmesinde yorumcuların ne suçu olabilir?