1 Haziranda seyahat yasağı kalkan iller hangileri? Ne zaman kalkıyor?

1 Haziran'da seyahat yasağı kalkan illerin hangileri olacağı merakla bekleniyor. Şehirler arası seyahat ne zaman kalkıyor, 1 Haziran seyahat yasağı, seyahat yasağı kalkan iller gibi merak edilenler bulunuyor. Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun, Van ve Zonguldak'ta 1 Haziran'da seyahat yasağı kalkan iller arasında yer alması bekleniyor.

30 Mayıs 2020 03:34
1 Haziranda seyahat yasağı kalkan iller hangileri? Ne zaman kalkıyor?
Şehirler arası seyahat izninin tamamen kaldırılacağı 1 Haziran için açıklandı. Bu tarihte şehirler arası seyahat yasağının kalkacağı bekleniyor. Sosyal hayatta normalleşme adımlarının masada olduğu kritik Kabine Toplantısı'nın ardından dün açıklama yapıldı ve şehirler arası seyahat yasağı ve diğer konulara ilişkin son dakika açıklaması yapıldı. Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun, Van ve Zonguldak'ta şehirler arası seyahat yasağının kalkması bekleniyor. Kameralar karşısında ulusa seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iller arası giriş çıkış yasağı uygulamasının sonlandırılacağını bildirerek net bir tarih verdi! Seyahat yasağı kalktı mı? Seyahat giriş çıkış kısıtlaması ne zaman bitiyor, hangi tarihe kadar var?
ŞEHİRLER ARASI YOLCULUK YASAĞI DEVAM EDEN İLLER

Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun, Van ve Zonguldak illerinde ise şehir giriş-çıkış kısıtlaması uygulamasına 3 Haziran'a kadar devam edilecek.



SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA'DAN AÇIKLAMA

SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI

* Dün gece itibariyle sokağa çıkma kısıtı kalktı. Bu uygulama, şu an için, 15-20 yaş grubu gençlerimizi, 65 yaş ve üstü büyüklerimizi, 14 yaş ve altı çocuklarımızı içeremiyor.

65 YAŞ VE 20 YAŞ ALTI İÇİN DÜZENLEME

* Kısa bir zaman içinde bu yaş gruplarıyla ilgili yeni bir düzenleme yapılacak ve kamuoyuyla paylaşılacak. Gündemde olan birçok seçenek var.

* Pandeminin tam olarak bilincinde olamayacak yaştaki çocuklarımızın, gençlerimizin ve yaşlılarımızın içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Ruh hallerini anlıyoruz. Her yaş grubundan insanların gelişmelere karşı geri bildirimlerini, değerlendirme ve taleplerini duyarlılıkla takip ediyoruz.

* Bu salgın hastalıkta, süreçlerin ilerleyişi, insanların istek ve taleplerinden tümüyle ayrı düşünülemez. Sağlık camiası olarak bu yaş gruplarından ricamız, biraz daha sabırlı olmaları, bize biraz daha zaman tanımalarıdır. Onların beklentilerini en az onlar kadar taşıyoruz.



* Dünya, Covid-19'la mücadelede 5 ayı geride bıraktı. Pek çok ülkede durum ciddiyetini koruyor. Bizim başarımız, toplumun her katmanının mücadeleye katılımından, tedbirde sağlanan birliktelikten kaynaklanıyor.

* Bunun aynı şekilde devam edeceğini, yeni fedakârlıklar gerektirecek şartların oluşmayacağını ümit ediyoruz. Yüksek bir ihtimal olmasa da, eğer risk şartları tekrar oluşacak olursa, yapılacak şey konusunda deneyimliyiz. Fakat buna izin vermemek elimizdedir. Riski, tek dalgada önlemek mümkündür. İkinci dalga olasılığına karşı gücümüz, uygulayacağımız tedbirlerdir.

* Sokağa çıkma serbestliğinin geldiği ilk günde Türkiye'nin pek çok ilinden aldığımız haberlere göre, gündelik hayat, maalesef tedbirlere tam bir uyumla başlamadı. Oysa salgında evimizde geçirdiğimiz günlerin tecrübesi, tedbirlere uyumun daha yüksek olmasını gerektirirdi.

MÜCADELEDE İKİNCİ DÖNEMDEYİZ

* Koronavirüsle mücadelenin ikinci dönemindeyiz. Riskin devam ettiği, ortadan kalkmadığı dönemdeyiz. Bu dönemin hayat tarzı, ısrarla vurguladığımız gibi, Kontrollü Sosyal Hayattır. Kontrollü Sosyal Hayat, gündelik özgürlüklerimizden fazlaca bir taviz istemiyor. Bizi riskten koruyacak davranışları zorlanarak değil, benimseyerek yapmalıyız.

GÜVENDE OLMANIN İKİ KOŞULU VAR

* Evden dışarı çıkıldığında, virüse karşı güvende olmanın iki koşulu var. Pandemi ile mücadelede nefes aldığımız, serbestçe sokağa çıkmaya başladığımız günler iki tedbir önemlidir. Biri, maskeyi kıyafetin adeta parçası kabul etmektir. Maske, ağızı, burunu açıkta bırakmayacak şekilde kullanılmalıdır. Virüsün solunum yoluyla geçtiği kesin bilgidir.



* Fakat sadece bizim maske takmamız yetmez. Başkalarını da bizim gibi maske kullanmaya teşvik etmeli, gerektiğinde uyarabilmeliyiz. Riski, alınacak tedbirlerin karşılıklı olmasıyla yenebiliriz. Kontrollü Sosyal Hayatın ilk gereği, maskedir.

* Sosyal Mesafe kuralı ise, Kontrollü Sosyal hayatın bir diğer gereğidir. İki kişi, eğer aralarına 1,5 metre mesafe bırakmazsa, mesafe azaldığı oranda virüsün bulaşma riski artmaktadır. Maske bir tedbirdir, ama tek başına zayıf bir tedbirdir. İki tedbir, birbirini tamamlamalıdır.

* Bu iki tedbirle birlikte el hijyeni riske karşı önemli bir koruyucudur. Virüsün dış ortamda bir süre canlı kalabildiği, ağıza ve buruna dokunma durumunda ise el aracılığıyla solunum yolunda enfeksiyona yol açtığı bilinmektedir.

Daha fazla göster
yukarı ok