OSMAN ŞENHER: "Galatasaray’ın hedefi zirveyse bu futbolla önündeki takımlarla mücadele etmesi mümkün değil. Geçen hafta övgüler yazdığımız takım dün gece aynı futbolcularla sezonu kapatmış gibi futbol oynuyor. Gerçekten 30 milyon taraftara yazık. Hafta içi herkes bu Galatasaray’ın fırtına gibi geldiğinden bahsediyor ama maalesef… Düşünebiliyor musunuz; koca ilk yarıyı Fernandes’in attığı şutla kapatıyor, olmaz! Kadroya bakıyorsun hepsi birbirinden kaliteli oyuncular ama istikrar yok. Fatih Terim, Babel’i, Emre Akbaba’yı oyuna almasaydı bu gol de gelmezdi. Bilhassa Hollandalı futbolcu... Tamam herkes kızıyor ‘Ne işi var bu Babel’in takımda?’ diyor ama ortada bir gerçek var. Sarı-kırmızılı ekipte en iyi şut çeken isim bu futbolcu. Kaleye bir tane vurdu, kaleci kurtardı. İkinci çektiği şutta da, kaleciden dönen top Emre Akbaba’nın golü atmasını sağladı. Babel’in bu yüzden de galibiyette payı çok büyük. Galatasaray için önümüzdeki maç ne olur, hiçbirimiz yorum yapamıyoruz. Çıkar çok farklı da kazanabilir, puan da kaybedebilir, adeta papatya falı gibi." (MİLLİYET)
ŞANSAL BÜYÜKA: "Galatasaray baskılıydı ama iyi değildi. Hele son Antalya maçı düşünülürse, o maçın yarısı bile değildi. Halil yoktu, Kerem yoktu, Mustafa yoktu, Emre Kılınç yoktu. Bir Gedson Fernandes vardı. Oyunun merkezinde hep Gedson‘u gördük. Konya takımı son derece ilkel bir futbol oynadı. Bu kadar savunmada kalan, oyunu tek yönlü oynayan takımların, kendi adıma söyleyeyim, kazanmasına, hatta puan almasına gönlüm razı olmuyor. Galatasaray, bir iyi, bir kötü... İstikrarı yok. Beşiktaş’ın golcüsü yok, Rize‘de üç atıyor, Galatasaray beş golcü ile oynuyor, rakip kalecinin asistiyle zor bela bir gol atıp maçı kazanıyor. Bitime dört hafta var, aradaki puan farkı altı... Futbol olarak fark var. Beşiktaş 6 puan birden kaybetse bile, ikili averaj adına kendi sahasında iki farkla kazandığı maç var. Galatasaray bu sezonu da ha ıskaladı, ha ıskalayacak. Görüntüler ve rakamlar bunu söylüyor. Sanki vuslat başka bahara..." (MİLLİYET)
LEVENT TÜZEMEN: "Mustafa Muhammed, Antalya'da oyuna girip gol atınca 'Galatasaray çift forvet oynamalı' diyen bazı medya ukalalarının gazına gelen Fatih Terim'in, Konya önüne sürdüğü Halil-Mustafa ikilisi taktik olarak tutmadı. Halil'in, Kerem ile kurduğu ortaklık vardı, bozuldu. Çift forvet anlayışı G.Saray'ın oyun ritmini olumsuz etkiledi. Halil gölgede kaldı. Konya, savunma duvarını kalesine yakın kurduğu için G.Saray pozisyon üretecek geniş alanları bulamadı. Sahada en çok şut atan Babel ile fırsatçılığını ön plana çıkaran Emre Akbaba işbirliği G.Saray'ı şampiyonluk yarışının içinde tuttu. Babel, tecrübesiyle bu takımda her zaman oynar." (SABAH)
SERKAN KORKMAZ: "Fatih Terim maç öncesindeki demecinde "ya tutarsa" taktiğini açıkça itiraf etti. Terim; "Sonuna kadar kovalayacağımıza inanıyoruz ama ne olacak bilmiyoruz. Artık teknik adamların maç önü konuşmalarının en zor olduğu anlar bunlar. Kimse ben kazanacağım diyemez" şeklinde tuhaf bir açıklama yaptı. Sahaya çıkan Galatasaray 11'i koskoca ilk yarıda Gedson'un hayli uzaktan çektiği bir şut dışında rakip kaleyi bulan isabetli şut üretemedi. Galatasaray maçlara doğru 11'lerle başlamıyor. Başlasa bir şeyler daha mı iyi olurdu o da şüpheli. Bu kadar forvet boşluğunda pozisyon da üretemiyor ve maçın sonu stoper oynatılan Donk santrfora geçiyor. Ve kilidi yine Babel çözüyor. Taraftarın genelindeki Babel antipatisinin hiçbir izahı yok. Evet; eski formunda değil, ciddiyetsiz ama takım kadrosundaki en nitelikli birkaç topçudan biri. Ben olsam hiç almazdım ama "bir şekilde" alınmış... Yani; elde o varsa ve sağlamsa, hele hele rakip zayıfsa gözü kapalı oynatılır. Şekilde görüldüğü gibi..." (FOTOMAÇ)
NİHAT KAHVECİ: "Bir ilk yarı izledim, gözünü seveyim Etebo. Ben de şu anda idmansız şekilde Marcao ile Donk'un arasına girerim. Alırım Marcao'ya veririm, alırım Donk'a veririm, alırım Şener'e veririm. İlk yarıda 2-3 tane uzun top denedi, hep kaptırdı. Takımın el freni gibi. Galatasaray tabii ki içerde oynayacağı Beşiktaş maçına da güveniyor. Çok pozisyon yakalayamadı Galatasaray, beklenen Galatasaray mıydı? Bence değildi. Yüzde 70 topla oynamaya rağmen o kadar üretken bir Galatasaray değildi daha iyi oynamalılar. Bu dönemde söylenmesi gereken kazandı mı? Kazandı. Ne olursa olsun bu yarışın içinde ben de varım dedi"
REHA KAPSAL: "Falcao ve Muhammed ne zaman iki forvet oynadı, o zaman sıkıntı başladı. Bir takım bir felsefeyle oynayacaksa, antrenman tutarlı olmalı. Galatasaray'da orta saha ve hücum hatları bu sene geldi. Oyun tutarlılığı, antrenman tutarlılığından gider. Geçen hafta Antalya gibi çift forvetle başlandı, rakip 10 kişi kaldıktan sonra Muhammed ile gol bulundu. Bu gol sonrasında 4-4-2 oynama mecburiyeti yok. Ana planla oynarsın, o oranın hikayesi. Muhammed için sıkışık bir anda hamle yapılsa daha doğru olurdu. Genç, dinamik bir oyun var Galatasaray'da. Yaş skalası da aşağıda. Enerjiyle oynarken 4-4-2 geliyor, tekrar yap boza dönüyor. 2. yarıda 4-1-4-1 gibi oldu takım, 45 dakika boşa harcandı ilk yarıda. Hocanın çift forveti çek edip, doğruya bakması lazım. 4-4-2 geçişi sadece oyunun bir planında sağlar sana."
AYHAN AKMAN: "Galatasaray üretken bir oyun gösteremedi ki çift forvetle başladı. Halil ile Mustafa 11'deydi, Antalya maçında iyi bir ikili olmuşlardı ancak bu birliktelik bu maça yansımadı. Hoca da devrede Muhammed'i aldı. Babel oyuna hareketlilik kazandırdı, bire birlerini kullandı, sıfıra inip orta kesti, şutu attı, döneni Emre Akbaba tamamladı. Galatasaray mutlak kazanması gereken bir maçı, zor da olsa, ıkına sıkına da olsa kazanmasını bildi. Mazereti konuşmanın çok manası yok. Galatasaray'ın 4 tane almak zorunda olduğu maçı var. Beşiktaş maçını kazanırsa, yine kayıp bekleyecek. Gecenin özeti, çok zorlanmasına rağmen, kalite ayaklarını ortaya atarak bir şekilde kazanmasını bildi Galatasaray."