Arama Logo
SENİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ

Yazarlardan Fenerbahçe değerlendirmesi




9
SPOR YAZARLARI NE DEDİ?
Fenerbahçe'nin Süper Lig'in ilk haftasında HangiKredi Ümraniyespor ile 3-3 berabere kalmasını spor yazarları değerlendirdi. İşte yorumlar...
8
"LIVERPOOLLUK TASLAYAN FULHAM"

Uğur Meleke/Hürriyet: Ümraniye, Rangnick’in tespitini hatırlattı. Kadıköy’de sahaya çıkan Ümraniye’yi cumartesi günü Liverpool’a karşı Liverpoolluk taslayan Fulham’a benzeteceğim izninizle... Ümraniye, Geraldo-Lenjani gibi iyi takviyelerle güçlenmiş; müsabakaya misafir gibi değil ev sahibi gibi başladılar adeta. İlk yarıda Fenerbahçe’yle hemen hemen eşit sayıda pas yaptılar, şut istatistiği 8-7, kornerler 3-4, rakip ceza alanında topla buluşma sayısı 8-11’di devrenin sonunda. Tabela dışında hemen her şey istediği gibiydi Recep Uçar’ın ilk devrede. Aslında ikinci devreye daha tempolu başlayan ve özellikle Ferdi’nin kanadından pozisyonlar yaratan taraf Fenerbahçe’ydi. Ancak Ümraniye’nin aynı maçta ikinci kez korner organizasyonuyla skor yapmasıyla momentum değişti. Hem Glumac, hem de Gheorghe’nin gollerindeki akıllı korner organizasyonları bana Ralf Rangnick’in o güzel tespitini hatırlattı: “Futbolda artık gollerin yüzde 30’u duran toplardan geliyor. Öyleyse her takımın idmanların yüzde 30’unu da duran toplara ayırması gerekmez mi?”

7
"KARTAL'IN TAKIMI KİŞİKLİYDİ"

Erman Toroğlu/Sabah: Büyük transferler yapan Fenerbahçe, büyük hoca getiren Fenerbahçe… Süper Lig'e yeni çıkmış bir Ümraniye, sessiz sedasız hazırlanan bir Ümraniye… Birisi futbolculara vermiş 10'ar lira, diğeri vermiş 1'er lira… Çıkıyorlar er meydanına hem de büyük rakiplerinin önüne. Oynanan futbola bakıyorsun, iki takım arasında kalite farkı yok. Futbolcular arasında fark var mı ona bakıyorsun, o da yok. Ya 10 liralık futbolcu 10 lira değil. Ya da 1.5 liralık futbolcu kadar hakiki değeri. Çünkü 10 liralık futbolcu ile kafa kafa oynuyorlar. Bu yalnız Fenerbahçe için değil, İstanbul'un büyükleri için yıllarca böyle oldu. VAR yoktu, hakemler vardı, işler öyle gitti. Ama şapka düştükçe keller görülmeye başladı. Ümraniye takım olarak oynuyor bir de oyunu yönlendiren lider futbolcular var. Sarı-lacivertlilere bakıyorum takımı idare edecek lider oyuncular yok. Fenerbahçe'nin bugüne kadar 3 resmi maçı var. Teknik adama konuşmamız için 3-4 karşılaşma oynanmış. Bakıyorsunuz, geçen sene İsmail Kartal'ın takımı ile bu takım arasında fark var. İsmail Kartal'ın takımı, Jesus'un takımına göre daha kişilikliydi. Ama yine de konuşmak için 4-5 maç daha bekleyeceğiz. İlk dakikalarda halı saha maçı gibi oldu. Ama o halı saha maçında karşılaşmanın hakimi oyunu yönlendiren hep Ümraniye oldu.

6
"FUTBOL EGO TANIMAZ"

Şansal Büyüka/Milliyet: Maç başladı, gözlerime inanamadım, “yanlış mı görüyorum acaba“ diye gözlüğümü taktım… Meğer doğru görmüşüm… Fenerbahçe o kadar berbat, Ümraniye o kadar etkili başladı ki, şaşırmam ve kusuru gözlerimde aramam son derece normal… Del Valle daha ilk dakikada mutlak fırsatı kaçırmasa, başka bir ifadeyle Altay sol eliyle mucize bir kurtarış yapmasa, Fenerbahçe rakibine “hoş geldin” demeden önce, Ümraniye güçlü rakibine “hoş bulduk“ diyecekti… Fenerbahçe orta alanında rakibin gelişini önleyecek, kelimenin tam anlamıyla ön stoper görevini yapacak, rakibe basacak tek oyuncu yoktu… Ümraniye en ufak temasla karşılaşmadan geldi de geldi… Görünen tek adam Emre Mor‘du, etkiliydi… Ama o da kendine mi oynuyor, takıma mı oynuyor belli değil… Lincoln Henrique, bir maç önce herkese umut aşılamış, tatlı hayaller kurdurmuştu… Bu maçta kendi yarattığı hayalleri kendi yıktı… O kadar etkisizdi… Bunu söylemeliyim; bu Joshua King‘i “Fenerbahçe de oynar“ diye transfer edenleri, Fenerbahçe‘ye layık görenleri tebrik (!) ediyorum… Ya Fenerbahçe’nin büyüklüğünü bilmiyorsunuz, ya da transfer yapmasını… Ayrıca bu Peres nereden çıktı… Çok mu aradınız… Tek doğru hamlesi olmadı… Sol bek olarak kadroda bulunan Ferdi, Novak, dünya para verilip alınan Peres’den elli kat daha iyi... Büyük Hoca denen Jesus, kendi egoları uğruna geçen yılın güzelim takımını darmadağın etti, eski tanıdıklarından, geçmişte birlikte çalıştıklarından “hısım - akraba“ takımı kurdu… Onlara ayrıcalık yapıyor, öncelik tanıyor… Olmaz… Olmazzz… Futbol affetmez… Futbol inada gelmez… Futbol ego tanımaz… Öğrenin artık bunu...

5
"BU NE BİÇİM BAŞLANGIÇ?"

Ercan Güven/Milliyet: Tribünlerin, camianın ve dahi bu takıma parasını, emeğini koyanların şoka girmesinden doğal ne olabilir? Müthiş hocası, geniş kadrosu, parası, pulu, tıka basa stadı ile futbolun çınarı Fenerbahçe, ilk kez Süper Lig’de sahaya çıkan Ümraniyespor’la zor güç berabere kalarak sezona kapıyı bırakıp pencereden girdi. Üst baş perişan moral yerlerde. Parola “şampiyonluk” işaret “rezalet”… Bu ne biçim başlangıç böyle? Üstelik Kadıköy’deki skandalın bahanesi bile yok. Olsa olsa, Ümraniyespor’u hafife alıp Zajc’sız tek orta sahalı ofansif bir takım kurmayı ve rakibe fark atmayı planlayan Jesus’un ihtirası. Pahalıya patladı… Çünkü, “kapalı kutu” Ümraniyespor ilk Süper Lig maçıyla açıldığı anda içinden on bir tane çetin ceviz döküldü Fenerbahçe sahasına… Formaları değiştir, asıl o Fenerbahçe! Ev sahibi önde baskıyla rakibi çıkartmıyor mu; Ümraniyespor aynısı. Fenerbahçe topu kaptığında direkt kaleye mi gidiyor; Ümraniyespor daha iyisini yapıyor. Üstelik yok hükmündeki Fenerbahçe orta sahasına karşılık Oğuz’un organize ettiği çok daha dirençli bir orta sahası var ligin yenisinin.

4
"KADIKÖY'DE HAKEM REZALETİ"

Ahmet Çakar/Sabah: Kadıköy'de hakem rezaleti yaşandı. F.Bahçe asla iyi oynamadı. Kazanmayı hak edecek bir oyun ortaya koyamadı. Ama Yaşar Kemal Uğurlu ki benim için Türk hakemliğinin kara hakemidir, ağır bir soru işaretli hakemidir, dün korkunç hatalar yaptı. Sadece o değil bu organizasyonun içinde VAR hakemleri de var. Ümraniye yeni ve sempatik bir takım. Çok da iyi oynadılar. Ama attıkları 3 golde de hakem hatası var. İlk golde Glumac kafayı vuruyor, top Altay'ın sağından kaleye doğru giderken ofsayttaki Ümraniyeli oyuncu topa doğru hamle yapıyor. Hareketleri, jestleri, vücut diliyle topla oynamak istiyor, kaleci Altay'a çok yakın olmasa da müdahale ediyor ve şaşırtıyor. Çok net bir ofsayt... VAR hakeminin yapması gereken; Yaşar Kemal Uğurlu'yu uyarıp yan hakemiyle birlikte pozisyonu izlemesiydi. Ama yapmadılar. Yaşar Kemal Uğurlu ve VAR hakemlerinin kafasında öyle tilkiler var ki çizginin dışındaki faulü penaltı olarak değiştiriyorlar ama F.Bahçeli oyuncuyu oyundan atamıyorlar. İlk haftadan operasyonlar başladı. Bu organizasyonun içinde sadece sahadaki hakemler değil VAR odasındaki şahıslar da var.

3
"JESUS'UN ÖĞRENECEĞİ ŞEYLER VARMIŞ"

Gürcan Bilgiç/Sabah: Ve Jorge Jesus'un da öğreneceği şeyler varmış… Süper Lig dediğinizde burun kıvırıp, lige yeni yükselmiş rakibi "çantada keklik" görüp, tek orta saha ile sahaya çıkarsan, adamda "kariyer" falan takmazlar. Hangi rakip analizi ile buna karar verdi bilemiyoruz elbette. Ümraniye'nin üç golü de duran toplardan atması bir yana, kendi sol bekini (Peres) oynatma garipliği de Portekizli hocanın hanesinde. Yine de iki kere öne geçip, bunu koruyamamak başka bir sıkıntı. Sarı kartlı Arao ile ikinci yarıya başlamamak doğru ama sahadaki problemi çözmüyor ki. Rossi de Emre Mor da hatta Lincoln de orta saha özellikleri ile öne çıkan oyuncular değil. Devreyi de 150 pasla bitirdi Fenerbahçe. Oyuna hakim olamadığı gibi, rakibin istediği "kör döğüşü" tuzağına da düşmüş durumdaydı. 46 yaşındaki Recep Uçar nakış gibi işlemiş maçı. Yine de Ümraniyespor'un penaltısında faul ceza alanı dışında yapılıyor. Biz görüyoruz, VAR devam ettiriyor. Aynı VAR hakemi Fenerbahçe'nin penaltısında ince elle oynamayı da tespit ediyor. Gariplikler bitmiyor yani…

2
"90. DAKİKAYA GİDEN KARMAŞIK TABLO"

Ömer Üründül/Sabah: Dün gece Kadıköy'de kimsenin beklemediği çok ilginç bir maç izledik. Yeni oluşan kadrosuyla Fenerbahçe ilk yarıda kopuk bir futbol sergiledi. Organizasyon sıkıntısı açıkça görülüyordu. Öncelikle Ümraniyespor'u dünkü futbolu için kutlamak gerekiyor. Şimdi gelelim gözlemlerime... Öncelikle günümüz futbolunda takım savunması çok önemli. Ligin yeni takımı, üstelik de birçok yeni transferle zamana ihtiyacı olan bir takımdan üç tane gol yiyorsunuz. Üstelik daha birinci dakikada net bir pozisyonu kaleci Altay kurtardı. Üç deneyimli, stoper vasıflı oyuncun var. Szalai, Peres, Henrique... İki gol kornerden yiyorsun. Peres kesinlikle sol bekte oynayamaz. Şimdi gelelim Jorse Jesus'a... Ancak bu kadar kötü bir kenar yönetimi olabilir. Tam takımın etkili olduğu ikinci yarıda iki gereksiz değişiklik yaptı. Emre Mor takımın en iyisiydi, nasıl çıktı? Ondan sonra paniğe kapıldı. Hem Berisha'yı hem Serdar'ı aldı. Sonuçta ilk 11'den başlayan 90. dakika sonuna giden karmakarışık bir tablo.

1
"KİMYASI UYMAYAN BAŞARILI OLAMAZ"

Engin Verel/Akşam: Açık söyleyeyim Fenerbahçe'nin farklı kazanmasını beklediğim bir maçtı. Ancak Ümraniyespor maçta zaman zaman Fenerbahçe'den daha doğru ve iyi şeyler yaptı. Avrupa Kupaları'nda 3 maç oynamış, iyi bir hazırlık dönemi geçirmiş Fenerbahçe'nin bu kadar dağınık olmasını beklemiyordum. Özellikle savunmadaki Brezilyalılar Fenerbahçe'nin ağırlığını kaldıracak gibi görülmüyor. Maçın sonucunda 1 puanı alan Ümraniyespor değil, Fenerbahçe oldu. Çünkü Ümraniye'nin oyun ve sistem olarak galibiyete daha yakın bir görüntü çizdiğini söylemem lazım. Bu maçta hakemin de Fenerbahçe'ye yakın durduğunu, pozisyonlarda böyle bir izlenim edindiğimi söylemem lazım. Ümraniye'nin kazandığı penaltı pozisyonunda sarı kartın yeterli olup olmadığı tartışılır. Fenerbahçe'nin hocası Jesus'un kariyerine, başarılarına saygım var. Ama burası Fenerbahçe. Ne kariyerli hocalar gördük. Fenerbahçe ile kimyası uyuşmayan başarılı olamaz.