Hürriyet yazarı Uğur Meleke, bu akşam Galatasaray'a konuk olacak Beşiktaş'ın artılarını ve eksilerini yazdı.
Beşiktaş’ın en büyük sorunu kırılganlık: Pendik’in baskısına yanıt verilemedi. Trabzon’a ve Adana’ya reaksiyon gösterilemedi. Lugano tarihi bir çöküştü. Ancak Burak Yılmaz’ın İstanbul maçındaki doğru hamleleri önemli bir kıvılcım.
Beşiktaş bu sezon özellikle iki alanda tehditkâr: Biri, yoktan gol var eden adam Aboubakar’a sahip olmaları. Beşiktaş’ın tam 8 Afrikalı futbolcusunun olması ve sekizinin de kupaya gitme ihtimali elbette büyük dezavantaj. Ama son Afrika Kupası’nın gol kralı Aboubakar’ın bu turnuva yılında da çok iştahlı olduğunu görebiliyoruz. İkincisi de duran top başarıları. Amir’in iki ortasıyla Colley’nin iki kafa golü var ligde. Lugano maçında gördük ki, Ghezzal-Aboubakar bağlantısı yeniden inşa ediliyor. Ve bir duran topun başına Ghezzal her geçtiğinde Aboubakar, Cenk, Colley’nin hepsi ciddi tehdit.
Beşiktaş bu sezon ligde %63,9’la en fazla topla oynayan, 465 ortalamayla en fazla pas yapan takım. Ama bu yüksek istatistiklerin pozisyon üretimine tam anlamıyla yansımadığını görüyoruz: OPTA verilerine göre Galatasaray maç başına 17,5 şut atarken Beşiktaş’ta bu sayı 14,3. Galatasaray rakip ceza alanında ortalama 30 kez topla buluşurken, Beşiktaş 25,5’ta kalmış. Kısaca Beşiktaş’ın bir verimsizlik sorunu olduğunu söyleyebiliriz bu sezon. Topa etkisiz bölgede çok sahip olan ama etkili alanda kısırlaşan bir oyun.
Şenol Güneş yönetimindeki Beşiktaş’ın bu sezonki en önemli sorunu, duygu durumundaki değişikliklerin oyuna direkt yansıması. Takımın moral durumu yüksek olduğunda nasıl hissediyorsanız, düşüklük de hemen seziliyor saha içinde. Pendik gibi zayıf bir rakibe ikinci devrede oyun kaybediliyor ama Güneş’in takımı yanıt veremiyor. Trabzon ve Adana’ya karşı elbette skor olarak geri dönüş kolay değildi, ama oyun departmanında da güçlü bir reaksiyon verilemedi. Lugano zaten tam bir duygusal çöküş. Elbette Beşiktaş’ın başında artık yeni bir teknik adam var ama Güneş dönemindeki takım, genelde son bölümlerde kırılgandı.
Beşiktaş’ın savunma göbeği, sezon başından beri en zayıf karınlardan biri. İkili sürekli değişiyor, şu anda da zaten Bailly yok. Oradaki istikrarsızlık yetmiyormuş gibi bir de takımın as kalecisi Mert Günok sakatlıktan henüz döndü. Ve Mert’in varlığı sadece karşılayıcı olarak değil, oyun kurucu olarak da kritik. Rakiplerinin tamamlayamadığı hücumlarda Mert oyunu hızlı başlatarak önemli geçiş fırsatları yaratabilen bir kaleci. Ersin’inse şampiyonluk sezonundaki özgüvenine sahip olmadığı ortada.