Fenerbahçe kadrosu bu tecrübeyi daha yedi gün önce test etmişti. Dolmabahçe'den üç puanla gelirken, birinci taktikleri "akıllı ve sakin" kalmaktı. Aynı duyguyla karşılık verdiklerinde penaltıyı da kazandılar, rakibin 10 kişi kalacak hatayı yapmasını da sağladılar. İşler yolunda gidiyordu. Alper Potuk sahanın yıldızıydı ama Moussa Sow ile Aatıf da Fenerbahçe'yi dokuz kişi oynatıyordu. Sayıca eksik olan Bursa takımı olsa da Fenerbahçe bunu avantaja çeviremediği gibi, ikinci 45'te iki hamle dışında pozisyona bile yaklaşamadan bitirdi maçı.
Yine de kazanabilirlerdi. Hakem Halil Umut Meler, yardımcısının eyyamına uymasaydı eğer. Vücuda kapalı olan kola çarpan topa böyle bir penaltıyı Yıldırım Demirören, pardon Fikret Orman; yine pardon, ancak maçı berabere bitirmek isteyen biri verebilirdi. Fenerbahçe'yi eleştirebiliriz ama bir gün önce Beşiktaş için kırmızı kartlar çıkmazken bir gün sonra böyle kararlar veriliyorsa, kimse Aziz Yıldırım'a, Mahmut Uslu'ya kızmayacak.
Hep derler ki, "Pozisyonlarda elini yapıştır veya arkana sakla" Hadi arkaya saklamaya vaktin yok, o zaman da ön tarafına yapıştır." Fenerbahçe'nin kazandığı penaltıda karar doğru. Peki Bursasporlu oyuncu Jovic'in atılması doğru mu? Kesinlikle doğru... Kardeşim senin sarı kartın var, elde bomba oynuyorsun. Lens'i senin üzerine veriyorlar. Niye? Çünkü sen atılacak bir madensin. Sanki telefonla emredilmiş gibi tutup Lens'i indiriyorsun, hakem de seni haklı olarak atıyor. Fenerbahçe soyunma odasına 1-0 önde gidiyor. Tam bir tereyağı, her şey lehine. Sen futbol oynamıyorsun ama Bursaspor da oynamıyor.
Rakibin sinirlenmiş, 10 kişi kalmış. Çık ikinci yarı ortada sıçan oyna. Çünkü bir kişi fazlasın. Ortada sıçan futbolcuların antrenman ya da maçtan önce ısınma olayıdır. Ortaya bir kişi alırlar, 5 kişi top çevirir. Ortadaki 1 kişi topu biraz zor alır.
Sen biraz top çevirsen Bursaspor'un ön tarafı, arka tarafı, orta sahası yani her yeri dağılacak. Ama 10 kişi kalmış olan Bursaspor oynamaya başlıyor, Fenerbahçe ise seyrediyor. Aslında Fenerbahçe'de bir oyuncu isyan ediyor, mücadele ediyor Alper. Bir oyuncu da takımı 10.5 kişi oynatıyor. O da Aatif...
Bir hafta önceden gereken dersler alınmamış ki, daha maç başlamadan sahaya yağan yabancı maddeler, maç içinde de bölüm bölüm devamı. En inanılmazı da son saniyelerde meydana geldi. 10 kişilik Bursaspor beraberliği sağlamış, sahaya taraftar girdi, olacak şey değil. Futbol olarak da 90 dakikada ortada hiçbir şey yok.
FENERBAHÇE’nin bu yıl en önemli eksiği yetenek. Sahada Van Persie, Sow, Aatif gibi oyuncuların sayısı arttıkça kalite de nispeten yükseliyor ama Fenerbahçe’nin gelecek yıl daha yarışmacı bir takım yapması için beklere de daha kaliteli alternatifler gerek. Fenerbahçe, Gökhan ve Caner’i kaybederek sadece iki bek değil, pas kalitesi yüksek iki oyun kurucu da kaybetti. Ne Şener ne Hasan bu tarz oyuncular. Dün Hasan kesildi ama bence ilk neşter vurulması gereken bölge sağ bekti. Kadroda sağ bek alternatifi olmadığı için oynuyor halen Şener.
Takımın ihtiyacı olan yetenekli merkez oyuncu takviyesi yapılmadı, tamam ama o da eldekinden maksimum verimi alamıyor sanki. Dün azalan futbolu izledi 80’e kadar.
Fenerbahçe takımı kadro kalitesi, birkaç iyi oyuncuyla sınırlı. Dünkü 11'le konuşursak başta Lens, Volkan Demirel, Kjaer üçlüsünü çıkarırsak dün iyi oynadığını zannedenlere rağmen Fenerbahçe takımı beni yine yanıltmadı, yetersizliğini yine dün gösterdi. Oyunun yarısından fazlasını 10 kişi oynayan Bursaspor'a karşı attığı penaltı golünden sonrası ve öncesi tek bir pozisyona bile giremiyorsan, biri bulup ikinciyi atamıyorsan, rakibin direncini kıramıyorsan, oyunun sonunda üzüntü ile ayrılmaya mahkumsun..
Fenerbahçe'de Alper'in müthiş bir maç oynadığını söyleyebilirim. Bireysel yetenekleri ile hazırladığı fakat golü çeviremediği pozisyon gecenin en güzel anlarından biriydi. Eğer o golü atmayı başarabilseydi. Sezonun en güzel gollerinen biri olacaktı..
Hakemin Bursaspor'un lehine verdiği penaltı kararı ise tam bir skandaldı. Kjaer o pozisyonda elini ne yapabilir. Hakemin verdiği bu penaltı kararı Fenerbahçe'ye ağır bir darbe vurdu. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra özellikle ikinci yarıda Fenerbahçe'nin ikinci golü atıp maçı bitirmek düşüncesinde olması lazımdı. Ama Sarı-Lacivetliler çok fazla Bursa kalesine gitmeyi düşünmedi. İkinci golü atsa Fenerbahçe penaltı tartışmalarına rağmen 3 puanı cebine koyup gidecekti..
Mücadele vardı, itiş kakışı boldu, ama bir gol pozisyonundan söz etmemize de olanak yoktu. Bursa, kupadaki Beşiktaş–Fenerbahçe maçından ders almamış gibiydi. Onlar da tıpkı Beşiktaş gibi sinirlerine hâkim olamadılar, biraz seyircinin etkisi de vardı bunda. Sahaya yağdırılan ‘cisimler’ Fenerbahçeli oyuncuları değil, kendi oyuncularını bozdu. Bursaspor, devreyi on kişi bitirdi, ama aslına bakarsanız daha maçın başında Ertuğrul da kırmızı kart ile atılmalıydı. Jovic, ikinci sarıdan kırmızıyı çok geç gördü, 26. dakikadan sonrasını görmemesi gerekiyordu...