Dün gecenin mimarı ne Şenol Güneş ne Fikret Orman ne de bir başkasıdır. Dün gecenin tartışmasız mimarı Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'dır. 'Ne alakası var' diyecekseniz hemen anlatayım.
Başkan Aziz Yıldırım cumartesi günü yapmış olduğu konuşmada bayram değil seyran değil, Beşiktaş ve bazı Beşiktaşlı oyunculara laf atmıştı. Görünen o ki bu laflar Beşiktaş camiasını inanılmaz kenetlemiş. Oyuncular sıradan bir lig maçına değil de sanki Şampiyonlar Ligi finaline çıkacak gibi hazırlanmışlar. Bunu daha ilk dakikadan itibaren gördük. Amiyane tabirle Beşiktaş, askerden yeni gelmiş gibi oynadı.
28
ÇOK YARARLI TRANSFER
Gelelim Babel'e... kesinlikle çok yararlı bir transfer. Gol atıyor, sol kanatta hücuma önemli etkinlik kazandırıyor ve adaptasyon sürecini de çok çabuk tamamlamış. Sonuçta Beşiktaş farklı kazanıyor ve üstelik iyi oynayarak ve hatta zaman zaman mükemmele yakın oynayarak kazanıyor.
27
BENFICA'DAN SONRA EN İYİS(ALİ ECE)
İSTANBUL’daki Benfica maçının 2. yarısından beri açık ara en iyi Beşiktaş’ı izledik. Üstelik rakip Türkiye Ligi’nin en iyi alan savunması yapan ikinci takımı Konyaspor’du. Bu maçtan önce Konyaspor ligde Muslera’lı Galatasaray ve Kjaer’li F.Bahçe kadar az gol yemişti. Disiplinli kompakt geçiş oyununu o kadar iyi oynuyorlardı.
26
'YEDEK OLARAK DÖNÜYORUM'
Şenol Güneş’le çalışıp gelişmeyen çok az oyuncu vardır. Cenk de “Benim hocanın gol kralı yaptığı Fernandao’dan, Burak’tan eksiğim yok aslında” dercesine gollerine devam ediyor. Cenk attığı ilk golde Demba gibi döndü, Ba gibi vurdu! Demba Ba da tribünden “Bu sefer ben Cenk’in yedeği olarak dönüyorum” dercesine izledi.
25
BU 5, G.SARAY'IN 6'SINDAN BÜYÜK (KENAN BAŞARAN)
Defansif terbiyesi yüksek bir Konya’ya 5 gol atmak, Galatasaray’ın Akhisar’a 6 gol atmasına benzemiyor. Çok, ama çok daha fazlasını ifade ediyor. Ceza’nın şarkısına atfen söylersem, Beşiktaş ,dün akşam şunu söyledi: “Benimle sizin aranızda kocaman bir fark var”... Aslında siyah beyazlıların dün oynadığı oyunu anlatmak için şuraya bir şiir koysam, yeridir. Zira Güneş’in çocukları şiir gibi bir maç oynadı...
24
NEFES ALAMADI(GÜNTEKİN ONAY)
GEÇEN haftaki Alanya-Beşiktaş maçının ardından yazdığım yazıyı kopyala/yapıştır yapsak dünkü Konya maçını büyük ölçüde anlatırdı. Beşiktaş o kadar kararlı, etkili ve güçlü başladı ki maça, Konyaspor ilk 15 dakika adeta nefes dahi alamadı. 1-0 olan 9. dakikada 5’inci gol girişimi ağlarla buluştu.
23
BABEL HARİKA TRANSFER
İLK günden beri ısrarla vurguluyorum. Babel harika bir transfer ve takımın hücum bütünlüğünü tamamlayacak tüm niteliklere sahip. Her şeyden önce golcü bir kanat oyuncusu ve dün bir gol bir asist ile oynadı. Arka direk koşularıyla böyle gollerden çok atar.
22
POZİSYON DAHİ VERMEDİ
TALISCA gününde değildi, yerine giren Tolgay ile Beşiktaş yeniden vites yükseltti. İngilizce’de bir söz vardır. “Too good to be true” diye.. Gerçek olmak için fazla iyi anlamına gelir. İşte dünkü Beşiktaş öyleydi. Zayıf bir rakibe karşı farklı kazansa bu ifadeleri kullanmak için çok daha seçici olurdum. Yediği golde bile rakibine pozisyon vermedi. Şunu da vurgulamak lazım Konya ligin güçlü ve organize ekiplerinden biri. Ve siyah-beyazlılar böyle bir takımı adeta sürklase etti.
21
RAKİPLER İÇİN KARABASAN! (CEM DİZDAR)
Futbolun ‘alan yaratma’ ilkesini bu ülkede en iyi uygulayan takım kuşkusuz ki Beşiktaş. Bunu da topu ele geçirdiklerinde yükselttikleri tempolarına borçlular. Çünkü tempo takımın alan yaratma seçeneği açısından futbolun olmazsa olmazı. Öyle ki, rakipleri için karabasana dönüşen kimi hücumları izleyenlere de bir o kadar ‘basit’ geliyor.
20
AYKUT KOCAMAN'A ELEŞTİRİ
Örneğin dün akşam takımın Babel’e attırdığı ilk gol. Konya gibi müdafaa tutarlılığıyla tanınan bir takım haniyse idmanda atılabilecek bir gol yiyorsa bunu başka nasıl açıklayabiliriz?.. Tabii burada her durumda hakemlerden şikayet etmeyi ‘tutarlılık’ belleyen Aykut Kocaman’ın kendi tezlerini gözden geçirmesinin kendi ve takımı adına ciddi faydası olacaktır.
19
ŞENOL GÜNEŞ SORUNLARI AŞTI
Bir parantez de bu işin düşünsel mimarına... Şenol Güneş, tempo oynayarak hem bir çok sorunun kolaylıkla aşılabileceğini hem bu tarzın daha izlenir olduğunu ve bunun da oyuncu gelişimini beraberinde getirdiğini bilecek kadar tecrübeli. Trabzon ve Bursa’da bu durumu tecrübe ederken çok oyuncu geliştirdi. Geçmişten farklı olarak Güneş’in elindeki kadrodan bazı isimler özel olarak sivrilmediyse bu ancak kolektif oyunun ve dayanışmanın gücünü gösterir. Bu da hem takımın hem Güneş’in geliştiğine işarettir. Güneş’in diğer iki takımla değil de Beşiktaş’la şampiyonluk yaşaması da bunun en güçlü kanıtıdır.
18
ATIBA VARSA GERİSİ...(ATİLLA GÖKÇE)
Acaba şaka mı yapıyorlar, yoksa ortada ciddi bir özveri öyküsü mü var? Atiba’dan söz ediyorum. Beşiktaş’ın kurulu düzeninde - bence - en önemli adam o. Bir çadırın direği gibi... O kırılırsa Beşiktaş ciddi anlamda sarsılır. Hafta sonu hep Atiba ile yatıp Atiba ile kalktı kamuoyu... Sakatlığının ciddiyeti, “Oynayamayacak” diye açıklandı. Ama dün bir baktık, sahada. Beşiktaşlılar ilk onu görünce rahatladı. Atiba varsa, gerisi kolaydı!
17
BEREKET KULÜBÜ
Beşiktaş’ın oyununda coşku, enerji, ciddiyet ve yardımlaşma belirgin biçimde öne çıkmaya başladı. Quaresma, Babel, Talisca, Oğuzhan, Cenk ve ille de Atiba bu oyunun aktörleri. Tosiç’in kendi kalesine attığı gol de kimsenin neşesini bozmuyor. Dahası, kulübeden gelenler (Tolgay, Gökhan İnler, Mitroviç) nöbeti devralıp gösteriyi sürdürüyorlar. Bereketli bir sonuç bu... 1903’de kurulan kulübün adını anımsayalım: Beşiktaş - Bereket Jimnastik Kulübü!..
16
İZLEDİĞİM EN İYİSİ(METİN TEKİN)
Organize bir takım Konya, kabul ama hücum yönünde bunu çok daha iyi yapabilen Beşiktaş bu farkı ortaya çıkardı. Benim bu sene izlediğim en iyi Beşiktaş'tı. Zaman zaman geçen sezonki pas oyunuyla kıyaslayarak eleştiriyorduk ama dün akşamki Beşiktaş hem etkinlik hem de bu etkinliğin pas olarak kullanımı anlamında harika bir maç izletti. Çünkü zaman zaman oyununu eleştirebilirsiniz ama güçlü takımlar güçlü oyunlara zaman içinde ulaşıyorlar. Tıpkı Beşiktaş'ın dün akşam yaptığı gibi...
15
ARKADAKİLERİ ÜRKÜTTÜ
Aboubakar'ın yokluğunda hep bir forvet ihtiyacından söz ediliyordu. Ben o fikre katılmıyordum çünkü Babel'li, Talisca'lı, Cenk'li bir Beşiktaş'ın gol pozisyonu işini halledebileceğini düşünüyordum. Tabii ki ideal bir Beşiktaş için santrfor şart ama bu Aboubakar mı, çok tartışılır... Mühim olan böylesi bir eksiklikte hala hücum etkinliğiyle oynayabilmenizdir. Skora baktığınız zaman da bunu çok net görüyoruz. Evet, belki Başakşehir'in sadece 2 puan önünde ama dün akşamki skor, oyun ve takım gücünün sanırım arkasından gelen rakipleri de şampiyonluk hayali açısından ürküttüğünü söylemeliyiz.
14
ÖZGÜVEN TAVAN YAPMIŞ(BİLAL MEŞE)
Belli ki liderlik Beşiktaş’a müthiş yaramış, özgüven duygusu tavan yapmış... Eee futbol böyle bir oyundur... Özgüven ve kazanma duygusunu üst seviyeye çıkardığınız anda, rakip kim olursa olsun, farketmez, sonuca rahat gidersiniz... Tıpkı Kartal gibi... Konyaspor asla hafife alınacak bir ekip değil, ne var ki, eski gücünde olduğunu söylemek çok zor..
13
BABEL KATKISI
Bir kez daha gördük ki, yeni transfer Babel’in Kartal’a büyük katkılar sağlayacağıdır. Hele hele uzun ve adrese teslim pasları müthiş, adam eksiltmeleri artısı, goller atması ise kumaşının iyi olduğunun en büyük kanıtıdır. Kaptan Oğuzhan da uzun bir aradan sonra golle tanıştı, özgüven duygusunu bir tık yukarı taşıdı, alkışı da hak etti.