Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın TRT SPOR'da yayınlanan "% 100 Futbol" programına konuk oldu.
Ben hiç eyvah demem. Kurada da eyvah demedim, hiç eyvah demem. Maç oynayacağız sonuçta. Oynanmamış maç sonuçta.
Küçüklüğümde futbolcu olmayı hiç düşünmüyordum. Arkadaş ortamında eğlencesine oynuyorduk. 16-17'sinden sonra olacağız galiba dedim. Aklımda yoktu öncesinde futbolcu olmak. Hiç düşünmedim.
Çocukluğumuz Sarıyer'de Rıdvan Dilmen seyrederek geçti. Kilyos'ta oturuyorduk biz. Kilyos'tan Sarıyer'e sürekli Rıdvan Dilmen için giderdik.
Ben küçüklüğümde de Kilyos'ta çim saha vardı. Kampa gelirlerdi Rıdvan Hocalar. Çelebiç falan vardı. Büyük futbolcuydu. Vardı bir şeyler ama küçükken anlamıyorsun. Adam çocuğunu getiriyor 3 yaşında, çok büyük yetenek diyor, bak topa nasıl vuruyor diyor.
Çalıştığım hiçbir kulüpte oyuncularla bir problemim olmadı. İletişime açık bir insanım. Oyuncu problemi çözmek istiyorsa benimle çözer. Oğuzhan geldi. 'Hocam ben niye oynamıyorum?' dedi. Ben de niye oynamadığını anlattım.
Oyunculara şunu söylüyorum, oynamayanlara kapım açık. Neden oynamadığını merak ediyorsan gel, çok merak ediyorsan anlatırım. Oynayan oynamayan ayrımı yapmayı doğru bulmuyorum. Oynamıyorum diyen Necip, 26 maç oynamış. Allah'tan kork, oynamıyorum diyemezsin.
Oğuzhan iyi oyuncu, çok yetenekli oyuncu, kapasitesi var. Oynatıyorum, çok iyi oynuyor ama sonra 10 gün yok, sakat. Şimdi oynatıyorsun, çok iyi ama 1 hafta yok, sakat. Bir takımda oynayabilecek 22 oyuncu varsa, çok da tolerans geçemezsin. Yerine oynayacak oyuncu var. Yerine oynayan çok iyi oynayınca kenara alamıyorsun. Halbuki sakatlığı sorunu olmasa devam edecek. Sakatlık olunca devam edemiyor. Çünkü vazgeçilmez oyuncu değil. Problem orada. Sadece Oğuzhan'ı isim olarak örnek verdim, çok önemli değil.
Maç başladığı zaman oyuncu ne ağırlığı, ne formayı, ne bantı anlar. Maç başladığı anda oyuncu maçı oynar. Prim olmuş, ailenden biri vefat etmiş. Oyuncu bunları düşünmez, sadece oyunu düşünür. Ancak biz oynarken düşünüyorduk. Maçı erken bitiriyorduk, 50-60. dakikada.
Stadyumdaki imza töreni tesadüftü. Öyle bir planlama yoktu aslında. Tesadüf oluştu. Haydi yarın tören yapalım dediler. Planlı değil. Ertesi gün daha. Stadyumdaki imza törenine 'Ne gerek var, az kişi olacak rezil olacağız' dedim. Zaman da yok, planlama falan yok. Tesadüf her şey. O stadı öyle kalabalık görünce şoka girdim, 'Biz yandık' dedim. Şu an aldığımız sorumluluğu anlamadık daha dedim. O an onlar orada olmadığı için anlamadı ama ben orada olduğum için anladım. Büyük sorumluluk aldık. O kadar zor şartlarda başladık ki. Kulübün ekonomik durumu, kadro. Biz aldığımızda her şey minimumdaydı, en dipteydi. En büyük avantajımız o sezon beklenti yoktu. Şampiyonluk, kupa, Avrupa falan yoktu.
Ufaktan ışık verdik o sezon. Tarihin en zor sezonuydu. Ekonomi yok, pandemi var, üstüne 3 tane büyük camia yarışıyor. 3 büyük camia ne zaman yarışmış daha önce. Bütün hedefimiz geçen sene, nisan ayı diyordum hep. Sezon başında işler iyi gitmiyordu ama sebepleri var. Taraftarlara çok yanlış bilgi veriliyor. Olan biten yanlış anlatılıyor. Biz de hata yapıyor, iletişimde sorun yaşıyoruz. Bizim her şeyi olduğu gibi anlatmamız lazım. Özel ayrı ama bizim gizli saklı işler yapmaktansa herkese anlatmamız lazım. Bilsinler insanlar. Atla deve değil bu. Neyi bilecekler, gizli bir şey yapmıyoruz ki biz. En azından doğru bilgileri verelim. Transfer döneminde yaşananların ne kadar yanlış aksettirilmesi var insanlara. Çok yanlış şeyler anlatıldı insanlara. Sanki biz pazarlık yapıyoruz, her gün görüşüyoruz. Yok 3 lira verdi, ben 2 lira istedim, 4 lira verdi, 5 lira istedim sanki.
Taraftarın beni bu kadar istemesi, bu kadar arkamda durması... Bir antrenörü daha fazla ne onore edebilir! Bunun karşılığında doğal olarak bir şey vermen gerekiyor. Ben hayatımda hiçbir maçta heyecanlanmadım. O gün heyecanlandım. Ben hiçbir maçta, o imza attığım gün kadar heyecanlanmadım. Siz bakmayın dışarıdan ne göründüğüne...
Bizim bütün planımız Nisan arasındaki milli maç trafiğine tam kadro girmekti. Oraya kadar 3'er gün arayla maçlar vardı. Oradan sonra bizi durduramazlar dedik. Ancak öyle bir şey yaşadık ki, 7 oyuncumuz sakatlandı. Perişan olduk orada. 12 maç santrforsuz oynadık. Aboubakar gitti, Cenk gitti. 6-7 eksik oyuncuyla oynadık. Kulübede hücumcu yok. Hamle yapalım diyoruz, kenarda hep savunma ve merkez orta saha oyuncusu var. Hücum oyuncusu yok elimde. Kadromuz kötü ve eksik değil ama bizi eksikler bozdu. Aboubakar ve Cenk gidince santrfor kalmadı. Gökhan'ı santrfor oynattık. Habire ön taraftaki oyuncuların yerini değiştirdim. Göztepe maçında 60'tan sonra 4 oyuncunun ileride yerini değiştirdim. Çünkü kenardan sokacağım adam yok. Larin'i sağa aldım, Rachid'i merkeze aldım, sürekli yer değiştirdim. Rakip önlem almışsa en azından kafaları karışsın, dedim. Atalım şampiyonluk maçı çünkü.