Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı olağanüstü genel kurul, şampiyonluk mücadelesi, futbol takımının hedefleri, hakemler, finansal tablo ve naklen yayın ihalesi başta olmak üzere birçok konuda Milliyet'e açıklamalarda bulundu.
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı olağanüstü genel kurul, şampiyonluk mücadelesi, futbol takımının hedefleri, hakemler, finansal tablo ve naklen yayın ihalesi başta olmak üzere birçok konuda Milliyet'e açıklamalarda bulundu.
- Koltuğa oturduğunuz ilk gün ile bugün arasında kulüpte neler değişti?
Ekonomik açıdan rakamlar ortada. Bankalara olan borcumuz 128-130 milyon eurodan 52-53’e kadar geriledi. Evet kulübün borcu belki artıyor ama banka borcunu aşağıya çektik. 2024-2025 senesinde Beşiktaş’ın ödediği 50 milyon euroluk faiz yükü vardı. Bu faiz şimdi 5-6’lara geriledi. Göreve geldikten sonra toplamda 34 oyuncu gönderdik. Görevi devraldığımızda iki ayrı maaş listemiz vardı bizim. Biri takımda oynayanlar, diğeri ise dışarıda kiralık oynayıp maaşları bizim tarafımızdan ödenenler vardı. Seçildiğimizde kadronun değeri 140 milyon euroydu. Bugün 260-270 milyon euro. Bir tarafta 140 milyon euroluk takımımız varken karşılığında hiçbir şey yoktu. Şimdi 260-270 milyon euroluk bir takıma sahibiz ve karşılığında çok şey var.
- Seçildiğiniz ilk sezon hem transfer hem sonuçlar olarak eleştiriler aldınız. Finansal tablo ne kadar etkiliydi?
Devraldığımız Beşiktaş’ı kimseye anlatamadık. Harcama limitimiz yok denecek kadar azdı. UEFA limitlerine uymamaktan dolayı bir sene önceden gelen 900 bin euro cezayı ödedik. Her şeyi bilerek geldik. Bu işi düzeltip devam edeceğiz dedik. Mali açıdan bakınca tablo siyah ile beyaz kadar farklı. Çok iddialı olacak ama Türkiye’de 31’i akşamı futbolcusunun, personelinin maaşını yatıran başka bir kulüp olduğunu zannetmiyorum. 18 aylık dönemde belki 1-2 defa gecikmiştir, şimdi primler de gününde yatıyor. Geçtiğimiz ay 31’i akşamı herkesin maaşları hesaplarına geçti, futbolcular da dahil. Sihirli değnek değmedi, planlamayı güzel yaptık. Geldiğimizden beri ücret ödemeleri, bonservisler, 18 ayda toplam ödediğimiz rakam 466 milyon euro. Bankaya olan borcumuz düştü, faiz düştü. Transfere de para harcadık. Bu sezon 48-50 milyon euro harcama yaptık. Geçtiğimiz kış 25-30 milyon harcamıştık.
- Dikilitaş başta olmak üzere projeleriniz ne aşamada?
Taraftarımız, camiamız şunu bilsin; bir taraftan bu borcu düşür, Bankalar Birliği’nden çık bir taraftan iyi takım yap, rakiplerle mücadele edelim, bunların hepsini bir araya getiriyoruz. Hedefimiz o ama kolay olmuyor zaman alıyor bunlar. 18 aydır Allah’ı var taraftar da güvendi, camia da güvendi. Dikilitaş’ın haricinde iki tane araziyle görüşüyoruz. Oralara yeni bir proje yapma hedefimiz var. Dikilitaş’ın temelini attığımız gün diğer projenin çizimlerine, izinlerine başlayacağız. Biri yarıya geldiği zaman diğerini başlatma planımız var. Sihirli bir değneğimiz yok ama planlamayı düzgün yaparsanız, planladığınız şekilde de geliri alıp kasanıza koyarsanız, harcamalarınızı da gününde yaparsınız.
- Olağanüstü genel kurul, güven tazeleme mi?
Güven tazeleme değil, çok yorulduk, Türkçesi bu. Mevcut yönetim kurulunun içinde herkes işini gücünü bıraktı, sabah memur gibi kulübe geliyorlar, akşam kaçta biterse artık. Kimsenin evi kalmadı. Devir teslim değil, yönetim kurulundan ayrılanlar Futbol A.Ş’de devam edecek. Anca yetiyoruz o zaman. Yine söylüyorum aldığımız Beşiktaş’ı anlatamadık. Utandım çıkıp anlatmaya. Vakit verirsen, emek verirsen bir şeyler ortaya çıkıyor. Tabii birde bu kadar transferleri yapıp, ters gitmesi de var bu işin.
- Italiano’nun benden şampiyonluk istemediler açıklamasını söylemek ister misiniz?
Hedefimizin şampiyonluk olduğunu söylemeye gerek yok. Yeni kurulan, yeni projesi olan bir takımda bir şeyler ortaya çıkmadan şampiyonluktan söz etmek, ligdeki 6 maçı gördük. İlk yarının bitimine kadar takımı görmek lazım, eksikleri tamamlamak lazım. Ondan sonra zaten belli olur. Şampiyonluktan bahsetmek için de çok erken. Anlıyorum camiayı, taraftarı, o gün tribünlerin şampiyon diye bağırması, o ışığı ben de görüyorum ama fazla gaza gelmenin de manası yok. Ayaklarımızı yere sağlam basarak, istediğimiz programı da aksatmadan, havaya girmeden uygularsak yolumuza devam ederiz.
- Italiano’nun tercih edilmesinde hangi faktörler daha fazla öne çıktı?
Yeniden başlıyorum, ben bir tarih yazacağım diyorsan bunun yeri Beşiktaş’tır. Bunu ben de söyledim kendine. Bizimle beraber aynı heyecanı yaşayan bir hocamız var. Bazen hoca o heyecanı yaşar, yönetim tarafı o heyecanın içinde değildir. Ama hem hoca hem biz aynı heyecanı yaşıyoruz, beni en fazla mutlu eden bu. İnanılmaz bir futbolcu topluluğu oldu. Evet çok seçici gittik, çok dikkat ettik. Transfer ettiğimiz bütün futbolcularla teknik ekip görüştü. Eduard Graf her biriyle en az 2-3 defa görüştü, ailesine gitti, yemek yedi, ikna etti. Karakter hadisesi yani.
“Hocamıza Trossard’ı ilk söylediğimde gayet mutlu oldu, ‘Kesin gelecek mi?’ diye sordu. Sergen hocanın yaptığı liste, scout ekibimizin çalışmaları ve Önder hocanın listesini birleştirdik, Italiano’ya verdik. 1-2 oyuncu için ‘Bize uymaz’ dedi. Diğer oyuncular hocanın kafasına yatan isimlerdi. Dünyada Beşiktaş’a bakıp da etkilenmeyecek futbolcu azdır. Trossard çok faydalı olacak. O da isteyerek geldi ve çok mutlu. Sağda, solda okudum, mutsuz, yüzü gülmüyor bilmem ne diye. Yok öyle bir şey. Salah da bizde olsaydı dediğim olmuyor. İnşallah Trabzonspor’a faydalı olur.”
Yaz transfer döneminde orta sahayı Salih Özcan ve Fabio Miretti ile güçlendirdiklerini hatırlatan Başkan Serdal Adalı, Teknik Direktör Vincenzo Italiano’nun çok istediği Joe Willock’u (Newcastle United) ocak ayında kadroya dahil etmeye kararlı olduklarını bildirdi. Teknik heyetle ayda en az iki kez toplantı yaptığını belirten Adalı, “Yazın alamadığımız oyuncular oldu. Hocamız Willock’u istedi. İlk günden beri Willock, Willock… Kimse bilmiyor ama Willock’un sülalesini aldım İstanbul’a getirdim. Ev seçtiler, en az 10 defa Italiano ve Önder hocayla görüntülü görüştüler. Ayrıca iki defa oyuncunun yanına gidildi. Kontratı sezon sonu bitiyor. Devre arası imza atabilir. 20 milyon pound istemişlerdi. Ocakta imza atabiliriz, atacağım da yani. Hocanın isteyip de eksik kalan futbolcu Joe Willock oldu. Hakikaten de ihtiyacımız var orada. Rangers’da oynayan (Nicolas Raskin) oyuncuyu da almak istedik” dedi.
Yazın sol stoper transferi yapmamalarını da değerlendiren Adalı, “Hocamız önceliği orta sahaya verdi. Eldeki oyuncuların yeterli olacağını ifade etmesi üzerine sol stoper almadık. Ara transferde ihtiyaçlarımızı yeniden değerlendirerek gerekeni yaparız” ifadelerini kullandı.
“İki ay önce forma sırt sponsorluğu anlaşması yaptık. Sonra ilgili firmanın durumu gündeme geldi. Alacak, verecek sıkıntımız yok. Basketbola bir sponsorlukları olacaktı o aksadı, olmayacak. Firmayla sıkıntımız yok. Süreç nasıl ilerleyecek görelim. Böyle bir şey beklemiyorduk. Hemen aksiyon aldık. Yasal süreci bekleyeceğiz. Sonuca göre planlama yapacağız. Karşılıklı karar alırsak çıkarırız ya da devam ederiz. Alacak yandı gibi bir durum yok. Hisseler firmada kaldı deniyor. Hisseler bizim, aracı kurum olarak orada duruyor. Orada da bir sıkıntı yok.”
Serdal Adalı, Merkez Hakem Kurulu’ndan tüm kulüplerin şikayetçi olduğunu belirterek hakem hatalarının artık dayanılmaz bir noktaya geldiğine vurgu yaptı. MHK’nin yeniden yapılanması gerektiğini aktaran Adalı, “Bu çalışmayı daha önce de yaptık, sezon başında da yaptık, verdik federasyona. Sadece ben değil, diğer kulüplerin başkanları da MHK’den memnun değil. Bir kulüp, bir kişi, ‘Biz memnunuz MHK’den’ desin ben ağzımı açıp bir şey söylemeyeceğim. Türkiye’de insanların futbol haricinde başka zevkleri yok. İyi futbol ve adil yönetim istiyorlar. Zorluyorlar insanları, mutsuz etmeye zorluyorlar. Ama bu iş bir yerde patlar. 85 milyonun 60 milyonu futbol izliyor. Bununla yatıyor, bununla kalkıyor. Ama artık ben futbol seyretmeyeceğim! Dediğim gibi bu iş bir yerde patlar. Bunu ne ben engelleyebilirim, ne Aziz Yıldırım engelleyebilir, ne Dursun Özbek engelleyebilir. Onun için çok zorlamanın manası yok. Ligde 6 maç oynamışız, 6 nizami golümüz iptal olmuş, şaka gibi ya! Başka bir ülkede olsa samimi söylüyorum insanlar sokağa dökülür” diye konuştu.
Başkan Adalı, yabancı VAR hakemlerinin beklentinin altında kaldığının altını çizdi. Adalı, “İki maçlık anlaşma yapıyormuş federasyon. O da yanlış! İlkinde kötü yönetecek, yarın başka bir maça. Samimi söylüyorum federasyonun yaptığı iyi şeyler de var ama MHK konusunda inanılmaz yanlış gidiyorlar. Bu kadar eleştiriye rağmen niye aşamıyorlar orayı anlamış değilim, kimse de anlamıyor. Yönetmeliğe göre mi getirdiler onu oraya? Yönetmeliğe göre gelmediği için yönetmeliğe göre gidecek hali yok. Bırak denilince bırakacak o kadar, ne yapacak yani” ifadelerini kullandı.
Yaklaşan naklen yayın ihalesinin tüm kulüpler için çok önemli olduğunu aktaran Başkan Serdal Adalı, taban fiyatın 450 milyon dolar seviyesinde olması gerektiğini söyledi. Adalı, “Kulüpler olarak bizim beklentimiz budur. Kulüpler Birliği ve TFF arasında bu konuda konsensüs var. Allah’ı var federasyon başkanı da bu konuda bizimle aynı fikirde. Yayıncı kuruluş hakkında başka alternatifler var. Ülke içinden de var, yurt dışından da var. Bu sefer 10. ayda başladık, yılbaşına kadar da yapacağız bu ihaleyi. Yeni alana süre kalsın diye. Oyalanmayacağız ve kimsenin bizi oyalamasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü artık katlanabilir bir hali kalmadı. İnşallah beklediğimiz rakamlara gelecek. Bu ligin değeri mevcut durumdan fazla. Buna inanıyoruz” dedi.
“Basketbol erkek takımımız geçen sezon çok iyi bir performans gösterdi. Elimizdeki kadro bu seneki kadar pahalı değildi. Burada Dusan’ın payı çok büyük. Oyuncu ihtiyacı varsa hiçbir zaman hayır demedik. Euroleague’e dahil olmak, basketbol şubesine gösterilen ilgiyi daha da artırdı. Basketbol seyircimiz oluşmaya başladı son 2 sezonda. Rakiplerin maçlarına gittiğimde basketbol seyircisi biraz daha oturmuş vaziyette. Bana göre basketbol seyircisi ile futbol seyircisi çok farklı. Ayrı bir kitlesi var basketbolun. Basketbolda kombinesi olup, futbolda olmayanların rakamı da az değil, yüzde 50’den fazla.”