A Milli Takımız, Fransa ile deplasmanda 1-1 berabere kalarak EURO 2020'ye katılma yolunda büyük bir adım attı. Milliyet Gazetesi yazarlarından Şansal Büyüka da, A Milli Takım'ın Fransa ile oynadığı maçı değerlendirdi
Her horoz kendi çöplüğünde ötüyor… Formalarındaki amblemleri bile “horoz“… Üstelik karşımızdaki takım son Dünya Şampiyonu Fransa… Buna rağmen iyi başladık… İlk 15 dakika bizim için rahat, mutlu geçti… Sonrası derseniz, ilk yarı sonuna kadar kabus…
Fransa, ilk çeyrekten sonra “karabulut“ gibi üstümüze çöktü… Şenol Hoca, sağbek Zeki‘nin önünü İrfan Can’la, solda Umut Meraş’ın önünü Kenan Karaman’la kapatmaya çalıştı… Kenan bu işi iyi yaptı, ancak Zeki‘nin önünde İrfan Can hiç görünmedi…
Fransızlar bizim sağımızdan “raylı sistem“ gibi gelmeye başlayınca, Şenol Hoca bu defa İrfan Can ile Kenan‘ın yerini değiştirdi… Kenan sağa, İrfan Can sola geçti… Ancak üstümüze çöken “karabulut“ dağılmadı…
Griezmann, Sissoko, Coman burnumuzun dibine kadar geldiler… Verkaçlarla girdiler, şut mesafesine gelip vurdular… Her defasında karşılarında kaleci Mert’i buldular… İlk yarım saatte Mert‘in kurtardığı “Yarım düzine“ tehlike, nasıl oynadığımızın çok açık bir göstergesiydi…
1- Kalecimiz Mert sıradışı kurtarışlar yaptı… Öyle ki, 17. dakikada Griezmann ile Sissoko’nun yarattığı bir pozisyonda yattı - kalktı arka arkaya iki topu çıkardı… 2- Futbolun mucizesi…İkinci yarıya gerçekten çok iyi başladık… O Türkiye gitmiş, bu Türkiye gelmişti… Bizim istediğimiz, beklediğimiz Türkiye...
Ama Giroud kafasına teslim olsak bile, Türkiye’nin sonuca teslim olmaya niyeti yoktu… Karşınızdaki son Dünya Şampiyonu… Golü yiyorsunuz ve sadece beş dakika sonra Dünya Şampiyonu’na karşılık veriyorsunuz… Almanya, İngiltere, Brezilya, dünyada bunu başaracak ülkeler, dünyada bunu gerçekleştirecek ulusal takım çok az… Belki de yok…