Nihat Kahveci, Beşiktaş'ın Trabzonspor'a 4-1 mağlup olduğu mücadeleyi Tivibu Spor ekranlarında değerlendirdi. İşte Nihat Kahveci'nin sözleri...
"Saha içini mi konuşalım, saha dışını mı konuşalım. Tek kelimeyle, Beşiktaş şu an yoğun bakımda. Yoğun bakıma girip çıkan birçok insan var. Beşiktaş da buradan bir an önce çıkmalı. Beşiktaş, yoğun bakımda ne kadar kalırsa, o kadar sıkıntı olur."
"Yaşım yettiği kadarıyla söylüyorum, en kötü lig başlangıcı diyebiliriz. 6 maç 5 puan. Şu an küme potasında. Beşiktaş artık, net kararlar almalı, net olunmalı. Bu kulübün başkanı Fikret Orman, önce o net olmalı. Bırakıyor mu, devam mı etmek istiyor, bırakmayacak mı? O net olacak ki, ondan sonra gelen süreçte diğer her şey net olsun."
Beşiktaş, saha dışını konuşmaktan saha içini konuşmaya konsantre olamıyor. Şöyle net bir şey var son sezonlara bakıldığında. İstenilmeyen bir başkan var. Tribünde 10 kişi, 100 kişi, 1000 kişi tepki gösterebilir ama 30 bin kişi, 40 bin kişi aynı anda bir tezahürat yapıyorsa, bu mesajı alması gerekenler alması gerekiyor.
Beşiktaş, çok büyük bir camia. Fikret Orman, ilk başladığında 2 sezon şampiyon yapmış, Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olmuş bir Beşiktaş vardı. Takdir ediyoruz. İşler kötü olduğunda bırakmayı bilmek lazım. Hepimiz iyi olunca övülüyoruz, kötü olunca eleştiriliyoruz. Kabul etmek lazım. Kötü eleştiriler aldığında taraftar suçlu, toplu küfürler edilmiyormuş. Ajitasyon yapılmamalı. Kimse kimseye küfür etmemeli zaten. Ben karşıyım küfüre. Fakat, eleştiri vardır bu işte.
Nasıl başarılıyken övüldüğünde çıkıp espriler yapıp o anın keyifini çıkarıyorsan; Beşiktaş başkanlığı mertebesinde olan bir insan eleştiriler olduğunda da oradan güzel bir şekilde, pozitif mesajları alıp ona göre hareket edebilmeli. Başkaları, taraftar suçlanarak, camiadan ayrılan eski futbolcular, eski yöneticiler suçlanarak hiçbir şey kapatılmaz. Aynaya bakacak, "Her güzel şeyin bir sonu var." diyecek. Hayat böyle. Büyüyoruz, ölüyoruz öyle. Bu işte de öyle. Başarılıysan kalırsın. Başarısızsan gidersin.
"Ben istifa ediyorum" demek bu kadar zor mu! Hala, işte kongreyle toplantılar, 10-20 kişi gelip "Başkanım bizi bırakma" mesajları. Hala aynı mesajlar. Printerdan çıkartılmış verilmiş pankartlar. Yaptıkları ortada. Başarılarını unutmuyoruz. Fakat, ajitasyon yapmayacaksın.
"Ben tarihin en çok eleştirilen başkanıyım." demek, eleştirilmeyen var mı? 20 sene başkanlık yapan, büyük başarılar elde eden Aziz Yıldırım eleştirildi. Bırakmayı bildi yeri geldiğinde. Mekanı cennet olsun, Süleyman Seba bizim yüzümüzden ne kadar tepki gördü. Süleyman Seba, onursal başkanı, gelmiş geçmiş en büyük başkanı. O tepki gördü. Ajitasyon yapmadı. Gerçekçi olacaksın. Sen dik durursan, iyi günde, kötü günde, taraftar, futbolcu, yönetici herkes dik durur. Ancak, net olacaksın.