Geçen sezonki şampiyonluğa bakınca son 10 haftada G.Saray 8 galibiyet, 1 yenilgi, 1 beraberlik almıştı . Bu şartlarda F.Bahçe deplasmanı hariç, G.Saray'ın umutlarını sıcak tutmak adına 9 maçı kazanması gerekiyor. 8 puanlık farkın temelinde evde rakiplere verilen puanların etkisi var.
Zaten G.Saray, önde götürdüğü Rize ve F.Bahçe maçlarını kazansaydı, Bursa maçında haksız penaltıyla berabere kalmasaydı zirvede Başakşehir ile berabere olurdu. G.Saray'ın bu 10 maç içinde art arda kazanma istikrarını sahaya yansıtacak ideal bir kadroya ihtiyacı var. Antalya maçının çok zor olacağını düşünmüyorum. Çünkü rakibin iki beki de yok. G.Saray'ın Doukara'ya önlem alması doğru olur.
Antalya'nın savunma performansı son haftalarda dibe vurdu. Galatasaray, santrforlarını pozisyon hazırlayan bir oyun tutturmadığı sürece her dakikası zorlu geçer. Onyekuru yerine forma giymesi beklenen Emre Akbaba maçın G.Saray adına çilingiri olmaya aday.
Eğer Galatasaray takımı, Akhisar maçında 36 orta yapıyorsa ve Diagne oynadığında bu ortalar yapılmıyorsa mutlaka bazı oyuncular sorgulanmalıdır. Galatasaray, Diagne'ye dünya parasını gol atsın diye verdi. Eğer bazı oyuncular, Diagne'nin bonservis bedelinin yüksek olduğuna tavır koyuyor ve bu ortaları yapmıyorlarsa hesabını da verirler.
Gomis'i gol krallığına taşıyan en önemli oyuncu Rodrigues'ti. Onyekuru, Feghouli hatta Belhanda, Diagne'nin kafasına oturacak ortaları mutlaka yapmalıdırlar.
Belhanda son haftalarda forvete yakın oynuyor. Ceza alanı önünde toplarla buluşuyor ve şut atma fırsatını yakalıyor. Daha önce sık sık geriye gelip top alıyor, rakip kaleye gelinceye kadar yoruluyordu. Belhanda'nın forvete yakın oynaması golcülüğünü de ön plana çıkardı.
Zaten 10 numaralı oyuncular sadece gol pası vermezler, takımın ihtiyacı olan gollere de imza atarlar. Ayrıca Belhanda'nın daha rahat olabilmesi için formda bir Fernando'nun geri dönmesi gerekir. Çünkü Fernando topu arkadan sokabilen bir oyuncu olduğundan Younes Belhanda da geriye gelip enerji kaybı yaşamaz.
Galatasaraylı oyuncular deplasmanlarda sergiledikleri performansla taraftarlarına "Biz bu maçları kazanırız" rahatlığını ve güvenini vermiyorlar. Çünkü Galatasaray'ın deplasmanda bir kazanma istikrarı yok.
Geçen sezon bu zaafiyet sahne aldığında oyuncuların çoğu için "Şampiyonluk görmemişler, stres yaşıyorlar" deniyordu. Bugünkü kadroda şampiyon olmuş oyuncu sayısı çok fazla. Buna rağmen istikrarlı bir sonuç alınamıyorsa sorun oyuncuların zihinsel yapısındadır.
Son şampiyonlukta yerli ve yabancı oyuncuların sahaya yansıttıkları aidiyet duygusu kalan 10 maçta sahne alırsa Galatasaray şampiyonluk şansını sürdürür. En kötü ihtimalle Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkını elde eder.
Donk'un birçok bölgede oynama özelliği var. Yani orta saha, stoper hatta ekstra santrfor olarak görev yapabilir. Bence Terim oyun anlayışından dolayı Donk'u Erzurum'da oynatmadı. Yoksa 3 gün önce Hatayspor maçında Donk sahadaydı.
Bildiğim Terim bir futbolcuya asla kin tutmaz. Her oyuncudan yararlanmaya özen gösterir. Ayrıca Donk'a da sırtını dönmez.
Galatasaray takımında Selçuk İnan dışında duran topları kullanacak etkili bir isim yok. Son Erzurumspor maçında Emre Akbaba'nın kullandığı 2 korner rezaletti. Ayrıca Belhanda da orta yapma konusunda hayal kırıklığı yaratıyor. Selçuk sahada yoksa Fernando ve Feghouli oynuyorlarsa duran topları bu ikili kullanmalıdır.
Luyindama, Diagne gibi iki kuleye sahip olan bir takımın hava toplarından gol bulma şansı yükselir. Ama duran toplar kötü kullanıldığı için bu iki oyuncu hava topları için etkili silaha dönüşemiyor. Ayrıca Fatih Terim bu sorunu gidermek için belirli isimleri görevlendirmeli ve Florya'da sık sık orta çalışmaları yaptırtmalı.