Fenerbahçe Beko'da 2015-2020 arası forma giyen ve daha sonra eski kulübü Olympiakos'a dönen Kostas Sloukas, kulüp resmi internet sitesine bir röportaj verdi.
10 Kasım 2019'da Fenerbahçe Beko'nun Beşiktaş ile oynadığı lig maçına sarı lacivertli kulüp, '81. yılında Atamızı özlem ve saygı ile anıyoruz' panakrtıyla çıktı. Yunan oyuncunun pankartı tutmaması gündem olmuştu. O dönem bilinçli olarak tutmadığına yönelik eleştirilere Sloukas, "Kesinlikle bilinçli yapılmış bir şey söz konusu değil. Tamamen maça konsantreydim ve o anda farkına bile varmadım." ifadelerini kullanmıştı.
Sloukas, Olympiakos resmi sitesine bu olay ve Fenerbahçe ile EuroLeague şampiyon olduğunda Yunanistan bayrağıyla sevinmemesine dair açıklama yaptı. İşte Sloukas'ın sözleri:
"Fenerbahçe'de taraftarlar bana saygı duyardı. Fenerbahçe ile EuroLeague şampiyonu olduktan sonra diğer arkadaşlarım kendi ülkelerinin bayraklarını taşırken ben Yunanistan bayrağını taşımadım diye Yunanistan'da bu bir problem oldu. 25 bin Türk'ün önünde Yunanistan bayrağıyla kutlama yapamazdım. Bu tamamen saygısızlık olurdu.
"Bu olay Yunanistan'da problem olduğunda, Fenerbahçeli taraftarlar ilk lig maçımızda Yunan bayrakları açtılar. Onlar, beni Yunanistan'da eleştirenlerden daha fazla anlıyordu. Bu benim hayatımdaki en büyük zaferimdir. Bana yaptıkları bu jesti görünce soyunma odasına gittim ve ağladım. Türkler, benim mücadelemi bazı Yunanlar'dan daha iyi anlıyordu."
"Bu olayla ilgili beni eleştiren herkesten daha fazla Yunan'ım. Ben 10 yaşından beri bu ülkenin bayrağı için oynuyorum. Merdivenleri tek tek çıktım. Yunanistan için mücadele ettim. Bir ayağım sakatken mücadeleden vazgeçmedim."
"Ben her zaman kendi mantığımla karar veririm. O gün şunu düşündüm, 'Ben bir Yunan'ım. Ancak, yaşadığım ve para kazandığım ülkeye saygı duymalıyım.' Bizim bayrağımızı o gün taşımasam da ben hala bir Yunan'ım. Diğer yandan, önümde Kemal Atatürk pankartı açıldı. Ben kendi kökenlerime ve ülkemin tarihine saygı duyuyorum. Büyükannem İzmirliydi. Atatürk tarafından zulme uğradı. Onun ölümünden 85 yıl sonra o pankartı taşıyamazdım. Türkiye'nin kendi tarihine saygım var ama benim de kendi tarihim var. Bu nedenle hem Yunanlar hem de Türkler bana lanet etti. Benim için öyle olmalıydı, oldu. Olması gerekenden daha fazla ilgi gösterildi o olaya."
"Size gerçeği anlatayım. O pankart aniden önümdeydi. Sahanın ortasına geldik ve 'Fenerbahçe' diye bağırdık. Isınmaya başladık. Bize bir pankart olduğunu ve önünde durmamız gerektiği söyledi. Biz de pankartın önüne gittik. O an pankartın neyle ilgili olduğunu söyledim. Bana içeriğini söylediler. Kendimi korumasız hissettim. O an doğru olanın arkadaşlarımla yanyana durmak ancak pankartı tutmamak olduğunu hissettim. Türkiye'nin kendi tarihi var, buna saygı duyuyorum. Öte yandan, Yunanistan'ın da kendi tarihi var ve Türkiye ile arasındaki çatışmalar var. Ben bir Yunanım ve benim de kendi tarihim var. O dönem zorlu aylar geçirdim. Takım arkadaşlarım bana yüzde 100 destek oldu. Şikayet etmedim. Fenerbahçe iyi günlerde de, kötü günlerde de bana çok destek oldu. Hep yanımda durdular."
Türkiye'deki hayatından aklında genellikle iyi anılar olduğunu belirten Sloukas, "Türkiye'deki hayatım çok güzeldi. Bana saygı duydular, beni sevdiler. Kimseden bir şikayetim yok. Kimse bana kötü bir şey söylemedi. Diğer yandan, insan doğası gereği bazı şeyleri provoke etmenin gereği yok dedim. İnsanlar yaptıklarımı sevmese de saygı duymalılar. Ben takımım için oynuyorum. Kazandım, kaybettim ama doğru olanı yaptım. Bazen yanlış seçimler de yaptım ama hep yüzde 100'ümü vermeye çalıştım. Bu nedenle bana kimse bir şey söyleyemez."
"Fenerbahçe'ye karşı oynamak garip bir histi. Obradovic'in olmaması da garipti. Ne olursa olsun, Obradovic kalmadı ve ben de Fenerbahçe'deki dönemimin bittiğini düşündüm. 15-20 dakika oynayan bir oyuncu olarak gittim, Fenerbahçe ile 3 yılda sürekli EuroLeague'in zirvesine oynadık. Her yıl Final Four yaptık ve şampiyon olduk. Fenerbahçe'de daha fazla ne yapabilirdim? Muhtemelen yine en iyi 5 takımdan biri olacaktık. Yeniden Final Four? Ben farklı bir şey apmak istedim. Tekrar motive olmak istedim. Açıkçası bir sonraki adımın Olympiakos olduğu açıktı. Başkan Ali Koç ile konuştum ve beni anladı, bana saygı duydu. Karşılıklı saygımız vardı. Fenerbahçe'den ayrıldığımda beni yüzde 100 anladılar. Yunanistan'dan ayrılırken de beni anladıklarını düşünmüştüm ama sonrasında Vassilis Spanoulis ile aram kötü olduğu için ayrıldığımı yazmışlardı. Bu utanç verici bir yalan. Neden ayrıldığımı ispatladım. Çünkü, daha fazlasını yapabileceğimi düşünüyordum. Olympiakos'a geldim ama kurtarmak için değil. Çünkü, Olympiakos çok büyük bir takım. Buraya elimden geldiğince yardım etmeye geldim. En iyi performansımı verecek yaştayım. Olympiakos ile tekrar Final Four'da olursam bu beni mutlu eder."
"Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra Real Madrid, Barcelona ve CSKA'dan teklif aldım. Teklifleri finansal olarak Olympiakos'tan daha iyiydi. Ancak, benim motivasyonum farklıydı. Fenerbahçe'den bu yüzden ayrıldım. Fenerbahçe Başkanı bana zaten iyi bir maaş ödüyordu. İnsanlar bunu pek bilmezler ama beni takımda tutmak için her şeyi de yaptı. Ancak, en sonunda kararıma saygı duydu. Panathinaikos da bana bir teklif yaptı ama benim motivasyonum farklıydı. Benim takımım Olympiakos'tur. Real, Barcelona ya da CSKA'ya gitseydim Final Four'da oynama ihtimalim çok yüksek olurdu. Ancak, ben bir Yunan takımında, Yunan takım arkadaşlarımla, Bartzokas ile birlikte başarıyı hedefledim. Felsefem buydu."