Yılın ilk derbisi öncesinde sessizlik var. Geçen haftalar "sataşmalarla" geçti. Herkes eteğindekini döktü. Şimdi oyuncular konuşacak. Peki, bir dönüm maçıyla karşı karşıya mıyız? Fenerbahçe'nin kazanması, Galatasaray'ı krizin eşiğine getirir. Sadece ezeli rakibe kaybetmek değil, üç gün sonraki PSG maçı da baskıyı arttıracaktır. Çarşamba gününe çok farklı bir gündem veya tartışılan bir Fatih Terim ile başlayabiliriz.
Ersun Yanal, sakatlarının (Moses, Hasan Ali, İsla) dönmesi ve iki yeni transferiyle Galatasaray planlarını yapacak. Mevkisinde oynatamadığı oyuncular nedeniyle (Dirar, Ozan, Deniz Türüç, Jailson)) oyun veriminin düştüğünün farkında. Şimdi bu zorunluluktan vazgeçebilir. Zor bir statta, seyirci baskısı kendilerinin ve hakemin üstündeyken, dinamikleri kendi tarafına çekmesinin en kısa yolu, öne geçmek. Bu yüzden ilk dakikalardan itibaren kendi oyununu kabul ettirebilecek mi?
Galatasaray henüz güçlü bir takım kimyası oluşturamadı. Ama evinde yüksek bir motivasyonla sahaya çıkıp derbide enerjisini yukarı çekecektir. Şu an dinamik değil. Derbide daha agresif, yüksek enerjiyle oynayan bir G.Saray bir adım önde olur. F.Bahçe bu savunma 4’lüsüyle maça çıkarsa açık konuşmak gerekirse, işi zor olur. Gustavo’nun stoper oynamasını bekliyorum. F.Bahçe’nin psikolojik avantajı da önemli bir etken.
Benim için Fatih Hoca, Türk teknik adamlarının hep ilk üçündedir. Strese dayanıklı bir yapısı var. Kişisel aurasını takıma ve sahaya, hatta seyirciye de yaymasını biliyor. Seyirci sahada onu da seyretmek istiyor. Ama galiba bu yıl üzerinde ağır bir stres var. Mesela bir Falcao stresi. İyi para harcandı, iyi transfer yapıldı, tabii ki herkes ondan daha ilk günden süper bir sonuç bekliyor. Unutmayalım ki futbolda her sezon kendi kanunlarını yazar.
Galatasaray, 1999’dan bu yana F.Bahçe’yi Kadıköy’de yenemiyor. Ama dikkat edin, G.Saray kendi evinde de 2014’ten beri galip gelemiyor. Psikolojik üstünlük F.Bahçe’de. Geçen sezon da 2-0 öne geçtiği maçı kazanamadı. Lige daha iyi giren de F.Bahçe... Fakat Falcao’nun gelişi ve Türk Telekom’daki coşku da G.Saray’ın avantajı. Önce beraberlik diyorum. Bir galip çıkacaksa o da F.Bahçe olur. Fakat hepsinden önce umarım centilmence bir derbi olur. Yöneticiler, maç öncesi oluşturdukları gerilimi düşürmelidir.
Ben hayatımda 6 gün sonra oynanacak bir maç için rotasyon yapıldığına hiç şahit olmamıştım. Üstelik 6 günde bırakın biri, iki maç yapıyor genelde bu takımlar! Falcao’nun, Feghouli’nin, Lemina’nın filan ihtiyacı dinlenmek değil, birlikte oynayıp adaptasyonu artırmaktı bence. Galatasaray’ın Brugge ileri altılısının Feghouli dışındaki beşi yeni transferler. Uyum geliştirmek için Malatya’da da beraber oynamaya ihtiyaçları vardı.
Fenerbahçe Alanya önünde geriden sağlıklı top çıkaramamış ve mağlubiyetin baş nedeni bu olmuştu. Ankaragücü maçında Emre oyuna girdi ve bu sorunu kökten tamir etti. Sarı lacivertliler bu yıl bir omurga transfer etti ve o omurga (Emre-Kruse-Muriqi) formda oldukları sürece oyun üstünlüğünü ele geçirebiliyorlar. Muriqi, belki kendisi gol kralı olmayacak ama birlikte oynadığı adama 20 gol attırabilecek çok faydalı bir santrfor. Bence Kruse’ye de bu sezon sanılandan çok gol attıracak.
Fenerbahçe'nin iki önemli zaafı var: Biri, çıkarken kaptırılan toplar. Top ayağında olan oyuncu dışındaki hemen herkesin hareketsiz olması. Diğeri de kaleci Altay’ın yüksek toplarda zaman zaman kararsız kalıp kısa yumruklarla uzaklaştırma hataları yapması. Galatasaray’ın da en önemli zaafı iki stoperinin hem çizgiyi kaybetmeleri, hem de birbirlerinin dublajına çok fazla gidip alan paylaşımı hataları yapmaları. Bol savunma hatalı, bol gollü bir beraberlik olabilir bence...