Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, TRT Spor'da Gündem Futbol programında açıklamalarda bulundu. İşte Ağaoğlu'nun açıklamaları...
60
BİR TAKIM SPEKÜLASYONLAR YAPILDI
Bu davayla alakalı olarak, yargıçlar kurulunun vermiş olduğu kararlardan sonra bir takım spekülasyonlar yapıldı. Yüzde 99'unun bu davayla yakın uzak bir alakası yok. Üstelik bunlar, toplumda algı yaratabilecek kişiler tarafından yapıldığı için açıklama yapmak lazım. Kaynağı açıklanamayan gelirler olduğu için UEFA bu cezayı vermiş. Bunu söyleyenlerin sayısı az değil.
59
25 METRE OFSAYTTA BIRAKIR!
Bir diğeri Guilherme'nin transferiyle alakalı olarak, bonservisini Malatya'dan Brezilya'ya, Brezilya'dan Portekiz'e, oradan dönüp Türkiye'ye alınmasıyla alakalı olarak UEFA bu kararı almış. Bir kere futbolun içerisinde olan ve konuşan herkes, konuşacağı her konuda bir derinlemesine araştırma yapması lazım. Derinliğiniz olmadan yaptığınız her açıklama, futbol tabiriyle sizi 25 metre ofsaytta bırakır.
58
2016-17-18 YILLARINI KAPSIYOR
Söz konusu olan yasak, Trabzonspor'un UEFA ile imzalamış olduğu bir mutabakat neticesinde. Bu mutabakat 2016, 2017 ve 2018 yıllarını kapsıyor. 2016 yılında diyelim işte 20 milyon euro açık vermesi öngörülüyor, 25 milyon euro açık veriyor. 2017 yılında 10 milyon euro açık vermesi gerekirken, 20 milyon euro veriyor. 2018 yılında da 5 milyon euro açık vermesi gerekirken 55 milyon euro açık veriyor.
57
-50 MİLYON EURO İLE DEVRALDIK
Biz geldiğimiz zaman bu yasağı yedik. Bu mutabakat anlaşması. Çok daha gerilere gidiyor aslında. 2009, 2010, 2011'den gelen bilanço bozuklukları ve FFP kurallarına aykırı davranmaktan kaynaklanan ve üst üste binen bir süreç. 2016/17 yılında bu yasağa geliyor kulüp. Ancak, o yıl mutabakat anlaşması imzalanıyor UEFA ile. Sayın Usta yönetimi, 2016 yılında şu kadar, 2017 yılında şu kadar ve son 2018'e geldiğimiz zaman da 5 milyon euro açık vereceğim. O dönem harcamalar ve gelirlerin düşüklüğü 5 milyon euro yerine 55 milyon euro gibi bir açık verilince biz burada devraldık. Mutabakat anlaşmasını eksi 50 milyon euro ile devraldık.
56
5 MİLYON EURO UÇTU GİTTİ
Oraya gittik, o yasağı yiyecekken ettik eyledik, masrafları kısıtladık, takım bütçesini 40 milyondan 16 milyon euro'lara düşürdük, altyapıdan oyuncuları kadroya kattık. Seyirci hasılatı arttı, kombine, forma satışları arttı. Bunun karşılığı transfer edilen oyunculara ödenen 22 milyon euro bonservis bedeliyken, biz sadece 3 milyon euro ödedik. Yaptığımız her şeyi anlattık. Bunun sürdürülebilir bir zemine oturttuğumuzu söyledik. 2019 yılının başında söyledik. UEFA'dan disiplin komitesinden yargıçlar kuruluna sevk edildik. Bütün bunları anlatmamıza rağmen. Disiplin Komitesi, takımın gidişatını olumlu bulup 3 şart sundu. Yerine getirildiği zaman kulübün Avrupa kupalarına katılmasında bir sakınca olmadığını ancak elde edeceği gelirlerin yüzde 50'sine el konulacağını söyledi. Biz bu yüzde 50'ye itiraz ettik. Hem diyorsun ki finansal yapın bozuk, hem de devam et, bir diğer taraftan diyorsun ki gelirinin yarısına çökerim. Yani, oradada bir paradoks var. CAS'a gittiğimizde şunu söyledi, 'Bu bir kuraldır. Çok nadir uygulanmasına rağmen UEFA'nın mevcut olan kuralıdır. Dolayısıyla davanın reddine.' O 5 milyon euro oradan uçtu gitti.
55
UEFA'NIN KARŞISINA GİTTİK
Daha sonra yapmış oldukları incelemelerde, öne sürmüş oldukları 3 şart, bunlardan bir tanesi TFF'nin uygulamada olan şartnamesinin 30 Haziran 2019'a kadar yürürlüğe girmesi. Ki biz orada çok bastırdık federasyona. Ciddi şekilde bastırıp, bu lisans talimatının 30 Haziran tarihi itibarıyle yürürlüğe girmesine. Bizle beraber Fenerbahçe'nin de çabası var. Geçtiğimiz yıl. 3 maddeden 1 tanesini geçtik. Uygulamaya girdi, harfiyen uyan bir kulüp olarak UEFA'nın karşısına gittik. Transfer harcama limiti, ona bağlı olarak lisanslar transferler, transfer harcama limitinde bizim o zamanki rakamlarla 11-12 milyon euro, Yusuf Yazıcı'nın satışından sonra da o gelirlerin de 3'te 1'i transfer harcamalarına yansıyor. Transfer gelirinizin 3'te 1'ini harcama limitine aktarabiliyorsunuz. Onu da anlamadık. 15 milyon euro geldi, 5 milyon euro'luk bir harcama yapabilirsiniz. Maaş artı bonservis artı vergi 5 milyon euro.
54
KULÜBÜN 840 MİLYON LİRA BORCUNA KEFİL OLDUM
İkinci öne sürmüş oldukları şart, borçların yapılandırılması ve ödenebilir bir takvime oturtulmasıydı. Bu da herkesin malumu olduğu gibi Bankalar Birliği, Halk Bankası, Ziraat Bankası ve Denizbank'a olan borçların bir çatı altına alınıp yapılandırılması, sürdürülebilir ödenebilir bir ödeme planına uygun olarak... Geldiğimiz zaman Bankalar Birliği'ne ve futbol ailesine olan borçlarımız 840 milyon liraydı. Bu bizden önceki dönemlerden sarkan borçlar. Bizden önceki 2 dönem. 6 senelik ve birazı da daha eskiye dayanan borçlar. Bir kere burada Bankalar Birliği şöyle bir şart öne sürdü, 'Bu borçları yapılandırdığımız takdirde geçmiş dönem kredilerin altına imza atan yönetimleri ibra etmiş oluyorsunuz.' Bütün o borçları kulübün mevcut başkanı olarak siz üzerinize almış oluyorsunuz. Şimdi bunu niye söylüyorum, ileride konuşacağımız bir konuya bağlayacağız. Ahmet Ağaoğlu olarak, şahsi olarak benden önceki dönemlerde oluşmuş kulübün 840 milyon lira borcuna kefil oldum.
53
FİNANSAL VE İDARİ YAPI OTURMALI
Ödeyebileceğinize, yapabileceğinize, başarabileceğinize inandığınız şeyin altına imza atarsınız. Bu net. Bunu tekrar söylüyorum. Dolayısıyla biz bu borçları da yapılandırdık. Buna paralel olarak, yönetime geldikten hemen sonra bir genel kurul daha yaptık. Tüzüğümüzdeki 84. maddeyi, çok bağlayıcı bir noktaya getirdik. Tüzük değiştirirken farklı insanların farklı amaçları vardı ama benim kafamdaki tek düşünce, o 84. maddede, yani onaylanan bütçenin %10 üzerine çıkıldığı takdirde oluşacak olan borçtan kulüp başkanı ve yönetim kurulu müşterek ve müteselsil olarak borçludurlar. O bütçeyi aşarsanız, cebinizden ödersiniz. Bu niye gerekliydi? Futbol sahada oynanan bir oyun, o oyun neticesinde elde etmiş olduğunuz başarı veya başarısız olarak değerlendiriliyorsunuz. Finansal yapı, idari yapı yerine oturmadan sahada başarı elde etmeniz mümkün değil.
52
MAALESEF BU DA YAŞANDI
Trabzonspor'un böyle bir sıkıntılı süreci vardı. Biz bu sürecin nihayetinde göreve geldik. Takım bütçesi 40 milyon euro'ydu, bugün 16 milyon euro. FIFA'da ve UEFA'da kesinleşmiş 26 tane ödeme dosyası. Onların akabinde gelen transfer yasakları. Tarihinde ilk kez transfer yasağı aldı Trabzonspor Kulübü. Oyuncuların 6 aydır, bazılarının 7-9 aydır ödenmeyen maaşları. Personelin 3 aydır ödenmeyen maaşı. Görevi devraldığımız zaman görüntü buydu. Bakkala, manava, kasaba, yani hatta bu hoş bir şey değil, müzesine kadar icra takibi yapılan kulüp konumundaydık. Bu da yaşandı maalesef Trabzonspor tarihinde.
51
YAPILANDIRMADAN SONRA DEVAM ETTİK
Bu borçların yapılandırılması gerçekleştikten sonra biz devam ettik. Bir diğer konu da 55 milyon euro açığın, 5 milyon euro'ya indirilmesi. Bizden önceki süreç içerisinde oluşmuş borcu, 2018/19 sezonunda 55 milyon euro'dan 5 milyon euro'ya indirilmesi. Yani, içeriye 50 milyon euro gibi bir paranın sokulması. Harcamaları minimize ettiğiniz yerde, kadro maliyetini düşürdüğünüz yerde, ki biz o dönem 15 milyon euro'luk oyuncu sattık, almış olduğumuz oyuncu da maliyeti de 3 milyon euro civarıydı. Oradan 12 milyon euro gibi bir gelir. Bunun ötesinde geçen sene mart ayında başlattık ve sermaye artışına gittik. 22 milyon euro. Sayın Muharrem Usta'nın alacakları ile alakalı olarak bir ibralaşma var. 6 milyon euro. 22 milyon euro da sermaye artışı. 7 milyon euro'luk da vergi affı, vergi uzlaşması. Vergi affı neye tabii ediyor. 2016, 2017 ve 2018 yıllarından oluşmuş vergi borcu. Ve bunun uzlaşması.
50
SAYGI DUYARIM AMA MÜCADELEMİ SÜRDÜRÜRÜM
Bizim gerçekleştirdiklerimiz bunlar. Yargıçlar Kurulu, bu 3 şeyi de kabul etmedi ve dedi ki, "Siz, 55 milyon euro'yu 5 milyon euro'ya değil 17 milyon euro'ya indirdiniz. Dolayısıyla sizin 12 milyon euro açığınız var. 12 milyon euro açığınız olduğu için biz sizi Avrupa kupalarından önümüzdeki sezon itibariyle 1 yıl men ediyoruz." Ve biz UEFA Disiplin Komitesi'nin Yargıçlar Kurulu vermiş olduğu karar bu. Bu konuda sürekli olarak ikaz edildim. Aman bir şey deme, söyleme. Verilmiş her karara saygı duyarım. TFF bir ceza verirse, kulüpler üstü bir kurumdur, amir kurumdur. Saygı duymanız bu kararı kabullendiğiniz veya içinize sindirdiğiniz anlamına gelmez. Saygı duyarım ama mücadelemi de sürdürürüm.
49
BENİM SPOR YÖNETİCİLİK ANLAYIŞIM BU
Benim spor yöneticilik anlayışım bu. Sen diyorsun ki, 22 milyon euro sermaye artışı yaptın ama ben bunu kabul etmiyorum. İşte Muharrem Usta ile onların tabiriyle uzlaşmaya vardınız ama bunun tarihi. Şöyle bir şey, adam bugün Muharrem Usta ile uzlaşmaya vardıysa, Muharrem Usta da bugün cebinden çıkartıp kulübün kasasına koyduysa sen orada haklısın. Para zaten kulübün kasasında. Muharrem Usta tarafından kendi yönetim sürecinde içeriye konmuş bir para. Zaten o para orada. "Vergi affını siz 2019 Mayıs'tan sonra yaptınız." Bu senenin vergisi, önümüzdeki yıl ödenir. Benim peşin peşin vergi ödeyecek, kesinleşmemiş bir vergiyle alakalı olarak uzlaşma istemek absürt bir bakış açısı. Bu absürt kelimesini avukatımız, CAS'taki duruşmada UEFA'ya karşı aynı tabiri kullandı.
48
ADAMIN HAYATI CEZA VERMEKLE GEÇMİŞ
Yargıçlar Kurulu'nun başındaki insan, 80 yaşında, emekli bir ağır ceza hakimi. Adamın hayatı ceza vermekle geçmiş. Yani... Ceza hakiminin karşısına gittiğiniz zaman ceza yersiniz.
47
5. SENENİN SONUNDA AMELİYATA GİTTİK
Kalbinizden rahatsızsınızdır. Hekimlerin affına sığınıyorum, espri olarak algılasınlar bunu. Herhangi bir yerinizden rahatsızsınızdır. Eğer cerraha giderseniz, ameliyat masasındasınızdır. Cerraha değil de kardiyoloğa giderseniz veya ne bileyim nörolojiste giderseniz, belimden rahatsızlığım vardı benim, 5 sene beni ameliyat etmemek için elinden gelen çabayı harcadı. Fakat, 5. senenin sonunda ameliyata gittik. Şimdi, yargıçın bakış açısını böyle değerlendiriyorum.
46
GELENE VER CEZA, GİDENE VER CEZA!
Gelene ver ceza, gidene ver ceza. Bir kere bu sporun ruhuna ters. Perşembe günkü duruşmada CAS yargıcına şunu söyledim, "Sporun ruhuna hakim olan şey ceza mıdır, ödül müdür?" Ben bir önceki dönemden böyle bir tablo aldım, doğrudur. Ben sadece 2019'da tabloyu düzeltseydim, 2020 yılında bu yine negatife dönmüş olsaydı, siz yerden göğe kadar haklısınız. Sadece o döneme ait şişirilmiş bir bilanço olarak görürdünüz bunu. Mayıs 31 diyorsunuz değil de ağustos 31 deseydiniz, ben 26 milyon euro gelir getiren tasarrufların içerisinde bulundum. Yusuf Yazıcı'yı sattım 17.5 milyon euro. 4 ayrı sponsorluk sözleşmesi imzaladım seneye tekabül eden kısmı bunun 7 milyon euro. Ürün satışı, kombine satışları. Ben Trabzonspor'un tarihinde uzun seneler sonra ilk defa Borsa İstanbul'da kar açıklayan bir kurum haline geldim.
45
YARGIÇA SORDUM; ÖDÜL MÜ, CEZA MI?
Altyapıdan yetiştirdiğimiz futbolcuların piyasa değerleri ortada. Ömür'ün, Parmak'ın, Türkmen'in, Çakır'ın. Kulübü o noktadan alıp bu noktaya getirdik. Kadro maliyetini 16 milyon euro'ya getirdik ve TFF'nin Lisans ve Transfer Limitleri'ne harfiyen uyan kulüplerden birisiyiz. Bunun ötesinde sportif başarı olarak baktığınız zaman, geçtiğimiz iki seneye, geçtiğimiz yıllara kıyasla 2010/11'den baktığınız zaman, Türkiye Kupası'nda final oynayan, ligde de şampiyonluk yarışı içerisinde olan bir takım. Dedim, "Sayın Yargıç bu kulüp bu haliyle ödülü mü hak ediyor, cezayı mı?" Yargıç dinler orada, cevap vermez, şey gibi oturur orada 2. Ramses'in mumyası gibi.
44
ONLAR RENK VERMEZ
Kafasının içerisinde kurar. Bütün notlarını falan alır. Onlar renk vermez. İngiliz yargıçtı, hiç renk vermiyorlar. Yüzüne bakarsınız, 'Tamam, davayı kazandık' dersiniz, 15 gün sonra bir karar gelir kaybetmişsiniz. Orada intibanın üzerinden değil, sunulan evrakların ve bu evrakların üzerinden verilecek o karar.