İlk iliği kaçıran, düğmeleri sonuna kadar ilikleyemez. Abdullah Avcı'nın 9 yabancıdan oluşan ilk 11'i dağınık ve yetersizdi. İlk 11 öyle hatalar yaptı ki, Trabzonspor 10 kişi kalan Ferencvaros'tan 3 gol yedi. Gbamin, Bardhi ve Hugo yenilen gollerin ve kötü oyunun baş mimarlarıydı. İlk yarıda Bakasetas, Larsen ve Gomez Trabzon'u ayakta tutmak için mücadele etti. Son şampiyon Trabzonspor gibi bir büyük takımın savunması bu kadar büyük hatalar yapamaz.
Trabzonspor, Umut'un golü dışında duvarı aşamayınca kaybetti. Abdullah Avcı'nın, yaptığı değişikliklerden oluşan 11'le maça başlamadığı için pişman olduğunu düşünüyorum. Çağdaş futbolda Hugo gibi hızlı olmayan stoperler artık yok. Gbamin iyi bir kesici olabilir ama topu oyuna etkili sokamıyor. Trabzon geriye bakmamalı ve önündeki 5 maça kafa yormalı. (Levent Tüzemen - Sabah)
Trabzonspor maçların ilk yarılarını neden bu kadar kötü oynuyor; Abdullah Avcı buna kafa yormalı... İlk yarıda rakibinden fark yiyen takımına müdahale eden Avcı'nın Hamsik, Yusuf Yazıcı ve Eren Elmalı tercihi doğruydu. Yanlış 11'le başlayıp doğru 11 ile maçı bitirdi bordo-mavililer. Vitor Hugo'nun nesi var, neden bu kadar etkisiz ve neden bu kadar hata yapıyor anlamış değilim. Maxi Gomez attığı golde usta işi bir vuruş yaptı. Rakip daha 16. dakikada 10 kişi kalmış. Yenik durumdasın, at Umut Bozok'u da sahaya. Çift forvete dön, ne kaybedersin ki... Cesaretsiz zafer olmaz!
Yıldızların form düzeyi artıp, takım bütünlüğü sağlandığında tekrar geçen sezonki Trabzonspor'u izleriz. Umut Bozok'u Burak Yılmaz'a benzetiyorum. Ligimizde her maç gol atar. Adeta golü koklayan bir santrfor... İlk yarıyı kötü oynayıp, boşa geçiren Trabzonspor, 2. yarıda doğru 11 ile etkili oynadı. Ama Avrupa Ligi'ne puansız başladı. (Zeki Uzundurukan - Fotomaç)
Gbamin merkezde tek kalırken, çizgileri Larsen ve Trezeguet ile kullanmayı amaçladı Trabzonspor. Böylece kağıt üzerinde sağ kenar gözüken Abdülkadir’i biraz daha içeride kullanabilecek, Maxi Gomez’in arkasında 5’li bir hücum hattı oluşturabilecekti. 23-26. Dakikalar arası üç şutun dışında ilk yarı için bu planın işlediğini söylemek zor. Gbamin’in etrafında bolca alan, bek-stoperlerimiz arasına atılan toplar ve 10 kişiye karşı yenilen 2 gol.
Hücum hattının beraber oynama alışkanlığı geliştikçe performansın artacağını yarım saatlik süreçte gördük. Trabzon için birkaç önemli ders daha var. Gbamin, Hamsik olmadan tek merkez oynamaz. Visca alternatifi olarak Trezeguet sağ kanatta denenir. Maxi Gomez’in yanında bir tane daha gole yakın oyuncuya ihtiyacı var, Yusuf ya da Umut gibi. (Engin Kehale - Hürriyet)
Ferencvaros, Macaristan Ligi'nde oynadığı 5 maçta 15 puan alma başarısını gösteren bir takım. Böyle bir rakibe karşı özellikle kendi sahasında oynuyorsanız orta alanda mücadele gücü daha yüksek futbolculara yer vermeniz gerekmekte. Trabzonspor'un maç başlangıcındaki en önemli sorunu orta alan. Çünkü Gbamin, Bardhi, Bakasetas ve Abdülkadir'den kurulu orta sahada top rakibe geçtiğinde sorunlar ortaya çıktı.
Rakip 10 kişi ve 3-1 önde olduğu için oyunu kendi alanında kabul etti. Oyun sete döndüğünde topun hızı ve kenarlardan yapacağınız atak girişimleri büyük önem taşır. Bir de dribbling özelliği olan oyuncuların sorumluluk alması gerekmekte. Umut Bozok'la gelen 2. golden sonra ise baskı sonucunda beklenen üçüncü gol bir türlü gelmedi.
Sonuç: Rakibin uzun bir süre 10 kişi oynadığı göz önüne alındığı bir maçta beklentilerin uzağında bir oyun ortaya konduğu gerçeğini kimse göz ardı etmemeli. (İskender Günen - Sabah)
Ferencvaros, ligde 33 kere şampiyon olmuş olabilir. Hatta, Macaristan’ın en köklü ekibi de olabilir ama inanın ne bir Roma, ne Kopenhag ne de bir Molde dün geceki Macar takımı. Doğrusu Ferencvaros’a karşı o korku hali niçindi, hiç anlamadım.
İnsan maziye bir bakar. Saman alevi gibi anlık başarı da olsa Liverpool, İnter, Barcelona, Aston Villa’ya karşı dik duran Trabzonspor değil miydi? Söyleyin, o Karadeniz Fırtınası’na ne oldu? O ruh, azim, kararlılık ve inanca ne oldu? (Hasan Sarıçiçek - Türkiye)
Bu kadar kötü bir ilk yarı, inanılır gibi değil. Aynı suda iki kez yıkanılır mı? Trabzonspor ilk yarı üç kez yıkandı desek! Bir değil, iki değil, üç kez saç ve baş yolduran hata yaptılar… Haydi ilk gol iş kazası, oldu bir kere. Rakip on kişi kalmış; kızartılmış ekmeğe bal ile tereyağı sürülmüş, afiyetle, iştahla yemeniz gerekirken, defans arkasına atılan uzun bir topla ikinci golü yiyorsunuz, buyurun buradan yakın! Benim karnım tok, siz yiyin diyorsunuz ev sahibine!
Bir eksik oynayan Ferençvaroş değil de Trabzonspor’du sanki… İnsan tepki verir. Öyle ya birader, rakip hem dişinize göre hem de bir eksik… Tepki de senelik izindeymiş meğer… İnşallah Süper Lig maçlarında ve oynanacak UEFA Kupası’nın diğer maçlarında geri döner! Bordo-mavililer ev sahibi takımı çok sevmiş olacaklar ki, ikinci yarıda da ikramda kusur etmediler. Genç Taha’nın kurtarışları olmasaydı, Macarlar tarihi skora imza atmaları işten değildİ. (Aksal Yavuz - Milliyet)