Spor yazarları, Trabzonspor'un Kayserispor'a Ziraat Türkiye Kupası'nda elendiği maçı köşelerinde değerlendirdi.
Uğur Meleke/Hürriyet: "Dün de Kayseri’de adeta bir tekrar filmi izledik enteresan bir şekilde. 1’inci dakikadaki penaltının ardından kontrol tamamen ev sahibine geçti. Sarı kırmızılıların sağ beki Onur yine kumandadaydı, önündeki Ramazan’la ikili oyunlarla Trabzon’un sol savunmasını koridora çevirdiler. İlk devrede 5 net pozisyon yarattılar, hemen hepsinde başrolde Onur vardı. Tek eksikleri goldü ilk 45’te. İkinci yarı başlarken Avcı’nın 3 ay önce yaptığı gibi yine 2-3 değişiklikle sahaya bir elektroşok dalgası göndermesi gerekiyordu. Bu kez o tarz radikal bir müdahale yapmadı Abdullah Hoca. Üstelik Abdullah Avcı kenardan bir türlü oyunun gidişatını değiştirecek hamleyi yapamazken, Hikmet Karaman her bir değişikliğiyle takımının ritmini artırdı. Özellikle 46’da Ramazan’ı merkeze kaydırıp sağ açığa Emrah’ı sokarak sarsak Puchacz’ın başını daha fazla döndürecek aksiyonların üretilmesini sağladı. İlk devrede sağ çizgiyi kullanan Onur-Ramazan mükemmel oynamışlar ama golü bulamamışlardı. İkinci devrede sağ kanadı kullanan Emrah iki gol attı, bir de penaltı kazandırdı. Abdullah Avcı, yardımcıları ve futbolcuları 90 dakika boyunca Kayseri’nin sağ kanat akınlarını seyrettiler hep birlikte."
Levent Tüzemen/Sabah: "Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı eleyen Kayserispor, Trabzonspor'u geçip bileğinin hakkıyla finale yükseldi. Carole'ün gereksiz yere yaptığı penaltı ile geriye düşen Kayserili oyuncular, yedikleri erken gole rağmen bozulmadılar, oyundan düşmediler ve Trabzonspor'un üstüne cesaretle gidip pozisyonlar ürettiler. Kayserispor eğer kupa finaline çıkmayı kaçırsaydı futbol adına haksızlık olurdu ve fatura inanılmaz golleri harcayan Thiam ile Mustafa Pektemek'e kesilirdi. Özellikle ikinci yarı oyuna giren Emrah Başsan maçın kader adamı oldu ve attığı iki golle Kayserispor'u finale taşıdı. Ayrıca Thiam'ın attığı penaltı golünün de yaratıcısıydı. Trabzonsporlu oyuncular şampiyon olduktan sonra zihinsel olarak tatile çıkmışlar. Şampiyonluk sonrası kupa finaline kalan Avrupa'nın büyük kulüplerinde böyle bir rehavet göremeyiz. Kaleci Uğurcan ile Abdülkadir Ömür dışında işini ciddiyetle yapan tek bir oyuncu yoktu. Bir takım kaybedebilir ama oyuncular asla kötü koşamaz. Şampiyonluk apoletini taşıyan Trabzonspor'a bu kötü oyun, vurdumduymazlık ve teslimiyetçi ruh hali yakışmadı."
Cemal Ersen/Milliyet: "Trabzonspor sezonun en büyük hedefini şampiyonlukla taçlandırdı. İkincisinde ise Ziraat Türkiye Kupası vardı kuşkusuz. Ona da iki adım kalmıştı.Kayserispor yarı finale gelinceye kadar önemli takımları eledi. Kupaya farklı motive oldukları belli. Finale yükselmeleri asla rastlantı değil. Analarının ak sütü gibi hak ettiler final oynamayı. Uzatma dakikaları dahil maçın her bölümünde üstünlüğünü hissettirdi, hiç vazgeçmediler.Abdullah Avcı’nın sahaya sürdüğü kadroya bakınca hücum yanı ağır basan isimleri gördük. Anlaşılan, ilk maçın avantajını korumak için erken gol bulup oyunu kontrolünde tutmayı planlamıştı deneyimli teknik adam. Lakin şunu söylemeliyim; hocanın oyuncu tercihleri tura veda etmesinde önemli faktördü. Futbolcuları kadar Avcı’nın da zihinsel bir yorgunluk içinde olduğu kesin."
Reha Kapsal/Sabah: "Trabzonspor Süper Lig'deki şampiyonluğunu ilan ettikten sonra kupada da finale kalmak düşüncesindeydi. Kayserispor da kupada hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş'ı eleyerek hakkıyla yarı finale gelmişti. Onların da tek düşünceleri ligde kalmayı garantiledikten sonra Ziraat Türkiye Kupası'nda final oynamaktı. Bordo-mavililer neredeyse soyunma odasından attığı golle maça 1-0 önde başladı. Bundan sonraki sürecin istedikleri gibi gitmemesinin en büyük nedeni orta sahada birbirini tamamlayan oyuncuların olmayışıydı.
Eğer Dorukhan mecburiyetten sağ bek oynuyorsa, orta sahada Hamsik'in yanında Berat olması gerekirdi. Çünkü hem Bakasetas hem de Ömür ile beraber çok dirençsiz olduğu gibi temposuz bir orta saha da ortaya çıktı. "Futbolda oyunun kalbi orta sahadır. Hücum ve savunma bağlantısı ile bir takımın gücü, bu köprü vazifesini gören bölgededir. Avcı'nın yaptığı oyuncu değişikliklerinden hiçbir performans alamaması ilginç olduğu gibi, yapılan oyuncu tercihleri de doğru değildi. Trabzonspor, Süper Lig'de puan farkını açtıktan sonra son 6-7 haftadır sezonun geri kalan performansından zaten çok uzak bir görüntü sergiliyordu. Bunun da yansıması, kupa maçında net şekilde görüldü. Bu göstere göstere gelen kötü gidişatı Abdullah Avcı okuyamadı. Okuyamadığı gibi hem onun hem de futbolcuların kafasının, şampiyonluğu ilan ettikleri Antalyaspor maçında kaldığını hep birlikte izledik dün gece."
Yunus Emre Sel/Sabah: "Trabzonspor maça 1-0 galip başladı. Cornelius'u Attamah'la enerjik bir şekilde savunma hamlesi bu pozisyonda biraz çılgınca geliyordu. Nwakaeme'nin gole çevirdiği penaltı sonrası Kayserispor'un başrol oynadığı başka bir maç başladı. Ligde attığı son 10 golü ağırlıklı olarak sağ kanattan bulan bir takımın kanatları kullanmaması düşünülemezdi elbette. Orta sahada bir kaos yaratan Kayserispor, bu kaosta kendi düzenini belirlemişti. Orta sahada Trabzonspor'un esneklik sergileyemeyen oyununu bozarak kazandıkları topları kanatlara taşıyıp sürekli tehlike ürettiler. Trabzonspor Siopis'in enerjisini, Dorukhan'ın mücadelesini arıyordu. Hamsik zekâsı ve oyun kurma noktasında derinlik yaratmasıyla faydalı olabilir diye bekliyordu. Aslında her şey Trabzonspor'un kurguladığı gibi başlamıştı. Daha ilk anlarda 4 kişiyle rakip ceza sahasına girmiş, penaltı kazanmış, avantajını katlamıştı. Bu andan sonra ise Trabzonspor'un sezon boyu bir türlü iyileştiremediği bir rölanti bulantısı başladı. Kayserispor her zamanki oyununu, kanat oyununu, orta sahadaki bariz üstünlüğüyle oynarken Trabzonspor organize olmaktan uzak, tuhaf bir aceleciliğin tuzağına düştü."