Güntekin Onay: "İkinci yarıda alanı çok iyi daraltan Beşiktaş, Marsilya’yı adeta sahadan sildi. Cerny’nin harika golü sonrası oyunun ve sahanın tek hakimi olan siyah beyazlı temsilcimiz değişiklikler ile daha da yukarıya çıktı. Beşiktaş, Fransa’nın en büyük 3 takımından biri olan Marsilya’yı 4-1 ile geçerek adeta güç gösterisi yaptı ve Avrupa’da harika bir başlangıç yaptı. İtaliano, gelince yazmıştım ve söylemiştim. Çok çalışkan, yetenekli ve yaratıcı bir teknik adam. Ayrıca da futbolla kafayı tamamen bozmuş bir antrenör. Beşiktaş’ın bu hocayla her geçen hafta daha da ileriye gitmemesi için hiç bir neden yok. Trossard gibi bir yıldızın olmadığı bir Avrupa maçında elde edilen 4-1’lik skor, güçlü oyun ve tribündeki taraftar alkışı fazlasıyla hak ediyor." (Hürriyet)
Cem Dizdar: "İkinci devre de ilki gibi gayet dengeli başladı. Belli ki Vincenzo Italiano, problemleri teşhis edip yapılması gerekenleri takıma nakşetmişti. Önce Vlahoviç’ten başlayıp Orkun üzerinden Cerny golü geldi. Ardından Orkun kornerinde Murillo ilk maçta üç puanı perçinledi! Eksiklerini gördüğü her maçta birikimini artırıyor Beşiktaş. Daha çok ve farklı maçlar daha yüksek birikim! Sürdürmek için bu duruma dayanıklı olmak gerekiyor. Kimi zaman çeşitli nedenlerle kayıplar yaşansa da, dayanıklılık. Bunu sağladığında yolu açık görünüyor Italiano takımının..." (Fanatik)
Turgay Demir: "Ne diyordu o efsane filmde; bir şey gelir, ortalığı kasıp kavurur ve geriye sadece hatırası kalır!.. Beşiktaş tam olarak öyle yaptı. Ortalığı kasıp kavurdu ve Marsilya için bu geceden geriye kalan sadece acı bir hatıra oldu. Tek kelimeyle fırtına gibi başladı Beşiktaş. İlhan Fakılı'nın soldan vurduğu kroşeyle rakibini sarstı. Tribünler yeri göğü inletirken sahadaki Marsilyalı oyuncuların şaşkınlıkları yüzlerinden okunuyordu. O bölümde ikinci golü bulsak maç daha ilk yarıda kopmuş olurdu. Biz biraz durduk, orta sahada Olaitan, Salih ve Orkun'un arasındaki mesafe açıldı, Vlahovic yalnız kaldı. Savunmanın iki kanat beki ve sağ öndeki Cerny de bazı hatalar yaptılar. Abdallah ile Marsilya golü bulunca maç zora girmesine rağmen ilk yarının son dakikasında Orkun'la öne geçme fırsatını kaçıran yine bizdik. Marsilya dengesiz bir takım. Öne çok çabuk çıkıyorlar ama geri dönüşleri aynı şekilde değil. Beşiktaş bunu değerlendirmeliydi ve ikinci yarıda da olan buydu. Önce Cerny sağdan girip uzak köşeye bıraktı, ardından Murillo kafayla eski takımına selam çaktı… Bitti mi, bitmedi!.. Olaitan orta sahada neredeyse bütün Fransa'yla savaşırcasına düştü, kalktı, bırakmadı, pes etmedi. O gayretin karşılığında ceza sahasına bırakılan topu Poku ağlara gönderdi… Muhteşem bir zafer. Ligde hakemlere rağmen tam gaz giden Beşiktaş, Avrupa Ligi'ne de şahane bir başlangıç yaptı. Herkes işini iyi yaptı ama gecenin parlayan yıldızı bana göre Olaitan'dı… Alkışlar önce sana çocuk!.. Bir alkış da tribünleri tıklım tıklım doldurup bir an bile susmayan muhteşem Beşiktaş taraftarına… Yok böyle bir tribün, inanın bana dünyada yok. Çok seviyorlar… Vallahi bak…" (Fotomaç)
Bilal Meşe: "İşte Cerny, adamım benim! Hep onu oyundan alanların kulakları çınlasın! Orkun, sağda Cerny’yi gördü, Çek futbolcu sağıyla topu uzak köşeye göndererek takımını yeniden öne geçirdi. Kartal bu golle adeta coştu, kaptan Orkun’un korneri, Murillo yükseldi, kafayı çaktı, farkı ikiye çıkardı. Olaitan, o nasıl bir enerji kardeş, tank gibi durdurabilene aşk olsun. Çekiliyor, düşürülüyor, ayağa kalkıyor, asistini de yapıyor, Poku 81’de farkı üçe çıkardı. Böylesi bir taraftar dünyada yok arkadaş! Abartmıyorum bu taraftar önünde herkes oynar, ölüyü canlandırır valla! Süper Lig’de gözünü zirveye diken Kartal, UEFA Avrupa Ligi’ne fırtına gibi başladı. Beşiktaş’ın ortaya koyduğu futboldan taraflı, tarafsız herkes keyif alıyor, valla helal olsun!" (Milliyet)
Attila Gökçe: "Her şey çok güzel başladı… Taraftar tribünde, ayakta coşku nöbeti tutuyor, Italiano ve oyuncuları, bildikleri doğruları sergileyerek sürdürülebilir oyun anlayışını tekrarlıyordu. Beşiktaş 13 şut attı… 10’u ceza alanı içinden. Buna karşılık Marsilya 8 şutun 6’sını dışarıdan denedi. Italiano’nun ekibi gol beklentisini yüzde 1.76’ya yükselterek ezici bir baskı kurdu. Marsilya 0.63’de kaldı. İlk golü Olaitan’ın olağanüstü asisti ile genç İlhan Fakılı’nın ayağından kazandılar. Gol sonrası tablo biraz değişti. Akan oyunda Emirhan, Agbadou ve Murillo’nun santra çizgisine çıkarak hücumu destekleme hamleleri, Marsilya takımının geçişlerle önemli fırsatlar yaratmasına yol açtı. 30. dakikada Abdallah’ın attığı gol, hararetli gecenin soğuk duşuydu. Marsilya ikinci yarıda teslim oldu. Beşiktaş 56’da Kaptan’ın asistiyle Cerny’nin golünü buldu. Dört dakika sonra kornere kafa koyan eski Marsilyalı Murillo, kornerden gelen topa muhteşem kafa vuruşuyla üçüncü golü adeta çivi gibi çaktı. Sonra Poko’nun gösterideki final golü! Beşiktaş’ın oyundaki karakteri de alkışı hak ediyor. Skor üstünlüğü devam ederken hücum isteğini asla kaybetmediler. Italiano cesur bir hoca… Başkalarının risk gördüğü hamleleri başarıyla sergiliyor. Savunmanın hücum etkinliği buna çok iyi bir örnek… Hele Agbadou’yu Djalo ile değiştirmesi, Ndidi, Oh, Poko, Miretti’yi oyuna sürüp Cerny, Orkun ve Olaitan’la İlhan’ı kenara çekip dinlendirmesi takımın bütünlüğünü göstermesi bakımından dikkat çekiciydi. Vlahovic’e de bakalım… İki stoperin baskısı ve savunma kalabalığı içinde rahat oynayamadı. Baktı ki zorlanıyor, oyun kurgusuna katılıp nefis pozisyonlar yarattı." (Milliyet)