ERMAN TOROĞLU: Ghezzal'ın olmaması büyük kayıp. Çok şeye tesir ediyor. Yalnız Beşiktaş'ta ayrıca şöyle bir olay oldu. Teknik direktör Şenol Güneş geldikten sonra Cenk Tosun'un yeri garati oldu. Bu da normal; zaten Güneş'in Beşiktaş'a gelmesinde büyük rolü vardı. O gelince Şenol ileri ortayı Cenk'e teslim etti ve Weghorst sola doğru gitti ama bu oyuncu oraya alışkın değil. Nitekim hiçbir varlık gösteremedi. Çünkü iyi topları alamadı. Beşiktaş birini kazanayım derken diğerini kaybetme yolunda. Şenol hoca oyuncu değişikliklerinde yanlış yaptı sahada yürüyenler vardı onları çıkarmadı; koşanları çıkardı. (FOTOMAÇ)
GÜNTEKİN ONAY: Beşiktaş, maçın hemen hemen tamamında oyuna ne akıl ne de yüksek bir mücadele gücü katabildi. Öyle ki dünkü Beşiktaş’ın bu oyunuyla gol için tek şansı yüksek toplarda Galatasaray’a sağlayacağı avantajdı. Nitekim siyah beyazlılar ilk yarıda beraberlik golünü de bu şekilde buldu. Ancak zaman zaman Salih, bazen de N’Koudou’nun kullandığı duran toplar rakip ceza sahasında etkili olmadı. N’Koudou bu seviyenin, bu maçların oyuncusu değil. Fakat Beşiktaş’ın son yıllardaki tüm teknik adamları N’Koudou’ya bel bağlamaya devam ediyor. Beşiktaş’ta ise kaleci Mert, Cenk Tosun ve Gedson Fernandes dışında ayakta kalan isim yoktu. Şenol Güneş maç sonunda N’Koudou ve Umut Meraş’ı 11’de oynattığı için pişmandır. Siyah beyazlı ekip hem savunmada zaaflar yaşadı hem de gereken karakteri sahaya koyamadı. Ancak yüksek toplarda sorun yaşaması muhtemel Galatasaray karşısında Beşiktaş bu avantajını 1 pozisyon dışında kullanamadı. (HÜRRİYET)
AHMET ÇAKAR: Beşiktaş dün gece çok ağır bir farklı yenilgi alabilirdi. İkinci yarı Beşiktaş'ı tanıyamadık. Bir Anadolu takımından çok daha etkisiz oynadılar. Beşiktaş için söyleyebileceğimiz tek bir olumlu söz maalesef ki yok. (SABAH)
ÖMER ÜRÜNDÜL: Beşiktaş'ta Umut Meraş maç eksiğine rağmen sakatlanıp çıkana kadar görevini elinden geldiğince yaptı. Ama orta sahada Salih iyi değildi, Josef de eski Josef değil. Uzun süredir oynamayan Mert Günok başarılı bir performans çizdi. (SABAH)
ŞANSAL BÜYÜKA: Şenol Hoca çok haklı bir tercihle Dele Alli gibi nispeten yumuşak bir oyuncuyu kenarda tutarak orta sahayı daha sert bir yapıya kavuşturmak istedi… Ancak bu alanda Gedson öne çıkarken, Josef ve Salih beklenenin çok gerisinde ve ağır kaldılar… Beşiktaş yenik oynadığı dakikalarda bile hücuma pek çıkamadı… Ancak son 20 dakikada Muleka‘nın cılız şutu, Cenk‘in Muslera’nın dokunuşu ile dışarı attığı pas - şut karışımı vuruşu ve Weghorst’un mutlak pozisyonda topu dışarı yolladığı pozisyonlarda gole yaklaştı… (MİLLİYET)
ATTİLA GÖKÇE: Beşiktaş’ı izlerken garip durumlara tanık olduk. En önemlisi, oyuncuların çoğu panik halindeydi. Kontrolsuzdular. Topla buluşmalarında pas öncelikli değillerdi. Savurup uzağa vuruyorlardı. Savruk oyunda topu çabucak ve kolayca kornere atıyorlardı. Maç boyunca bir pas zinciri oluşturamadılar. Üst üste üç pas yaptıklarını hatırlamıyorum. Evet, hepsi de iyi niyetliydi ama, hayatın her alanında olduğu gibi iyi niyet futbolda da yetmiyordu. Şenol Güneş’in gelir gelmez ayağının tozuyla 5 gollü Ümraniye galibiyetinden umutlananlar, Hoca’nın pozitif enerjisiyle bu maçta da çok fazla beklenti içine girdiler. Ne var ki Beşiktaş sanki hocası ile hiç çalışmamış gibi hem bireysel, hem de takımca kötü bir oyun sergiledi. Hayal kırıklığı yaratan tablolara tanık olduk. Ne savunmada yerleşim alışkanlığı, ne orta alanda baskın ve yaratıcı hamleler, ne de forvette yardımlaşmalı akıllıca planlanmış hücum kurguları izleyebildik. (MİLLİYET)
ENGİN VEREL: Beşiktaş'ta henüz tam olarak ne yapacağına karar verememiş Şenol Güneş'in bocalaması ve mecburiyetleri vardı. Bu atmosferde başlayan mücadelede Okan Buruk'un planlarının daha iyi işlediğini söyleyebilirim. Baskıdan çıkmakta zorlanan ve ciddi bireysel hatalar yapan Beşiktaş'ın bocalaması Galatasaray'a önemli fırsatlar getirdi. Şenol Güneş'in en sevmediği şey savunmada değişiklik yapmaktır. Çalıştırdığı bütün takımlarda Güneş'in önce bu bölgede istikrarlı bir yapı oluşturmak için çalıştığını biliriz. Ama dün gördük ki bu bölgede işi zor. Kendisi de bunu fark etmiş olacak ki ikinci yarıda daha çok ön alanda baskı yapıp, oyunu rakip sahada tutmaya çalıştı. (AKŞAM)
FATİH DOĞAN: Dele Alli'yi oynatmayıp solda N'Koudou ile başlayan Şenol Güneş'in başlangıç baskısından gol devşirme planı tutmadı. Boey'in atletik duruşu, N'Koudou'nun akan oyunda serseri roket gibi savrulmasına neden oldu. Güneş'in 63'te N'Koudou ve Salih'i çıkarıp Muleka ve Redmond hamlesine Okan Buruk Kerem'i oyuna alarak cevap verdi. Sakatlanıp çıkan Rosier'in yokluğunda önce Tayfur sonra da sağda oynamak zorunda kalan Necip'in çok zorladığının altını ve Şenol Güneş'in derbiyi kaybetmesinde beklerin verimsizliğinin katkısının olduğunun altını çizelim. (SABAH)
GÜLENGÜL ALTINSAY: Beşiktaş’ta acelecilik, uyumsuzluk ve top kaybı had safhada. Bunlar düzelir ama bu orta alanla ve formsuz Josef’le Beşiktaş’ın işi zor gözüküyor. Ve Galatasaray hakkıyla 3 puanı alıyor. (CUMHURİYET)
SİNAN VARDAR: Şenol Güneş'in kaleye Mert Günok'u emanet etmesi ustalık işiydi. Tecrübeli kaleci yaptığı kurtarışlarla Beşiktaş'ı ayakta tutmaya çalıştı. Ama yetmedi... doğrusu dünkü derbi yenilgisi Beşiktaş'ın eksilerine göz önüne serdi. Affedilmez defans boşluğunda Icardi 59. dakikada kendisinin ve takımının ikinci golünü atarken Beşiktaş için maç çoktan bitmşti. Son 30 dakikada Sarı-Kırmızılı takım öyle goller kaçırdı ki, Mert Günok sahneye çıkmasa tarihi fark olurdu. Beşiktaş'ta Gedson Fernandes ayakta durmakta ve hatta takımı hücumu taşımaya çalışan isimdi. Josef de vasatın üzerine çıkan isimdi. Bu derbi yenilgisi Beşiktaş'a yakışmadı. Sonuç olarak Beşiktaş'ta Şenol Hoca'nın yapacak çok işi var. Allah kolaylık versin... (FOTOMAÇ)
OKTAY DERELİOĞLU: Şenol Güneş'in önce savunma kurgusunu yeniden dizayn etmesi lazım. Ayrıca Beşiktaş'ın rakiplerine göre kadrosu zayıf. Yönetim ya bu seneyi çöpe atacak ya da devre arasında çok kritik birkaç takviye yapacak. Özellikle savunmaya transfer yapılması şart. (TAKVİM)
BİLAL MEŞE: Yahuu arkadaş, Aslan’ın gol yollarında en büyük silahı Icardi, o adamı boş bırakmaya gelir mi? Icardi yükseliyor, ne karışanı var, ne edeni. İkinci yarı çıkıyor, boş pozisyonda golünü çakıyor! Stoperler ne iş yaparsınız? Ayıp, böyle bir gol yemek size yakışıyor mu? Şenol Güneş’in oyuncu hamleleri Kartal’ı biraz ayağa kaldırırken, Muleka bir fırsatı değerlendiremedi. Önce Cenk Tosun’un uzaktan orta şut karışımı vuruşu var ki, Muslera parmaklarıyla kornere tokatladı. Ya Weghorst, ayağına gelen fırsatı cömertçe harcarken, Mert’in Rashica’nın şutunda başarılı bir kurtarış yaptığını da ekleyelim. İşin özeti, Galatasaray hak etti, zirveye tırmandı, Güneş’li Kartal ise ilk yarıdaki kötü oyunun bedelini ödedi. Ancak lig uzun bir maraton, bu köprünün altından daha çok sular akacak, karalar bağlamının anlamı yok! (MİLLİYET)