Ankaragücü-Beşiktaş maçında takım arkadaşlarına saldıran taraftara müdahale ettiği için kırmızı kart gören ve bu cezası iptal edilmeyen Josef de Souza, önceki gün yaptığı açıklamada gözyaşlarını tutamamıştı. Brezilyalı yıldız sosyal medyadan paylaştığı mesajda ise "Kendimi güvende hissetmediğim bir ligde kalamam" diyerek sezon sonu ayrılık mesajı vermişti. Spor yazarları, Josef de Souza ile ilgili son yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
ALİ GÜLTİKEN: "Dışarıdan, tribünlerden herhangi bir müdahale asla kabul edilebilir bir şey değil. Görevini yapması gerekenler işlerini yapmamışlardır. Josef'in göstermiş olduğu tepki de son derece insani ve doğal bir reaksiyon. Bunun cezasız geçmesi gerekirdi. Bireysel olarak bundan etkilenmiş olmasını da son derece normal buluyorum. Ama gönlümden de kararından vazgeçmesi geçiyor. Olaylar çok sıcak. Oynamaya başlayıp takımla beraber tekrar bütünleştiğinde, Beşiktaş taraftarıyla buluştuğunda bunların geride kalabileceğini düşünüyorum. Josef hem çok iyi bir oyuncu hem de çok önemli bir karakter. Sahada da oyun lideri. Beşiktaş taraftarının gönlünde de ayrı bir yeri var. Kalması ve devam etmesi için camia çaba gösterecektir. Umut ediyorum Josef de bunu karşılıksız bırakmayacak."
GÜRCAN BİLGİÇ: "Josef'in gördüğü kırmızı kart hatalı bir yorum. Oyuncu hem hakemi hem arkadaşlarını hem de kendini koruyordu. Kimseye saldırmıyor. Takım arkadaşlarının aksine kendini sakınmak yerine orada cesurca davranıyor. Ona saldıran serbest, olayları yapan takıma hediye gibi 1 maç ceza verilmiş. Ve bu durumun içinde "örnek davranan" oyuncu suçlu bulunuyor. Yapılan sonuna kadar haksızlık. Hiç "hakem raporu" demesinler. Hakemin "tükürdü" raporuna rağmen Raul Meireles'in görüntülerde tükürmediği ispatlanınca 11 maçlık cezası 3 maça düşmüştü. PFDK veya Tahkim Kurulu, kırmızı karta rağmen bu yetkiye sahipti. Josef'in isyanı haklı ama ayrılma kararını bu aksiyona bağlaması mantıksız. Muhtemelen yılların yorgunluğu artık bir noktada durması gerektiğini hatırlattı ve mücadele etmekten vazgeçti. Yine de yolu açık olsun. Umarım kendini toparlar, bu olayları kafasında soğutur, geleceğiyle ilgili yeni bir değerlendirme yapar. Yoksa bu tip mantıksız kararlar o kadar çok ki her hafta bir futbolcunun el sallayıp gitmesi lazım."
FATİH DOĞAN: "Türk spor kamuoyu bir karar vermeli. Her hukuki olan karar vicdani midir? Ve vicdanlarda yer bulmayan bir kuralı devam ettirmek doğru mudur? Hukukçular şunu söylüyor: Mevcut kurallar gereği hakem kırmızı kartı göstermişse temsilci de rapora yazmışsa PFDK bu cezayı verir. Hem hukukçular hem de spor kamuoyunun şunu tartışması gerekiyor; bu vaka, benzer saldırılara teşvik eder nitelikteyse bu kuralın revize edilmesi gerekiyor. Umarım bu yanlış karar sahaya atlamaya müsait taraftarlar için örnek teşkil etmez. Skandal saldırıdan sonraki görüntüler daha vahim. Saldırıyı kutsayan fotoğraflar, açıklamalar korkarım ki bu potansiyeli taşıyan holiganları cesaretlendirecek. Bu yüzden kırmızı kart kararını usulen yanlış buluyorum. Sisteme, düzene meydan okuyan bu saldırganlar ceza almalıdır. Josef'in toplantısındaydım. Diyor ki; "Ani bir refleksle, arkadaşlarımı ve hakemi saldırgandan korudum. Saldırgan yere düştükten sonra oradan ayrıldım. Koruma refleksi ile saldırı düşüncesi arasındaki farkı burada iyi görmek lazım. Ligden ayrılma düşüncesini yaşatıyorsak Josef'e bu hepimizin suçu. Bu yanlış fotoğrafı düzeltmemiz şart." (Sabah)