Şansal Büyüka, Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında 1-1 biten mücadeleyi değerlendirdi. Yazının tamamını Milliyet'te bulabilirsiniz.
Fenerbahçe sezonun en iyi başlangıcını yaptığı maçta kontrolü eline almıştı ki, daha ilk çeyrekte çıkan kırmızı kartla bir çuval incir berbat oldu.
Açık konuşayım, yazı yazacağım için, televizyonlarda program yapan çok önemli tam dört eski hakeme sordum. Dördü de kırmızı için “yanlış” dedi. Hatta içlerinden biri, “VAR bu işe ne karışıyor?” dedi. Bir diğeri “skandal” yorumunu yaptı.
Kırmızı kart kararı doğru ya da yanlış, hatta varsayalım bir çuval inciri hakem Zorbay Küçük berbat etti. Ancaak; başkanın Ali Koç maçtan bir akşam önce "Hakemin iyi niyetinden kuşkuluyum" demişken, hakeme bu şansı niye verirsin, hakemin değirmenine niye su taşırsın İrfan Can?
Hayret, Trabzonspor’la on bire on bir oynarken bile başa çıkmak zorken, Fenerbahçe bir eksik oynamasına rağmen genellikle üstün olan ve oyunu kontrol eden taraftı. Ama golü yiyen de Fenerbahçe oldu.
Fenerbahçe’nin neredeyse bir maçı bir eksik oynamasına rağmen, Trabzonspor’dan en az üç gömlek daha iyi mücadele ettiğini söylemeliyiz. Açıkçası bu maçı kaybetse hakça olmazdı. Buna rağmen, Trabzonspor son on dakikada Nwakaeme üç metreden topu direğe nişanlamasa, uzatmalarda Visca çerçeveyi bulabilse, maçı kazınıp giden taraf olurdu.
Fenerbahçe’de Osayi Samuel, Mert Hakan, Zajc, iki stoper Serdar Aziz ve Min-Jae Kim ile Szalai başta, kötü olanı yoktu. Ancak Fenerbahçe son on dakikada fizik gücü olarak tam da çökmeye yakınken, İsmail Hoca‘nın fizik gücü sıfıra yakın olan Mesut Özil’i sahaya sürmesini, halen Berisha‘dan gol beklemesini anlamadım.