Rıdvan Dilmen, NTV'de yayınlanan Yüzde Yüz Futbol programında Beşiktaş'ın Trabzonspor'u 3-1 mağlup ettiği mücadeleyi yorumladı. İşte Rıdvan Dilmen'in yorumları ve maç öncesi Sergen Yalçın ile yaptığı telefon görüşmesinin detayları...
Penaltı pozisyonundan yorum yaparsak Beşiktaş'ın 3-1'lik galibiyetine saygısızlık yapmış oluruz. Trabzonspor'un hiç pozisyonu yok. Organize yok, organize olmadan 1 tane var. Trabzonspor deplasmanına gidiyorsun, pozisyon vermiyorsun. Penaltı ve kırmızı ondan sonra.
Trabzonspor tabii ki ortak olabilirdi ama bu maç 3 gün 3 gece oynansa Beşiktaş'ın Trabzonspor'a kaybetme şansı yoktu. Birçok sebep var. İki takım da problemli. Trabzonspor'un kadro zaafiyeti var. 20 kişilik kadroya bakınca, Beşiktaş'ın kulübesi daha güçlü.
Artık futbol değişti. Seyirci falan yok. Trabzonspor, 11 Mart'tan sonra evinde 4 maç yaptı. Ankaragücü 1-1, Antalyaspor 2-2, Konyaspor 3-4, Beşiktaş 1-3! 4 maçta Türkiye'nin ev sahipliğini en iyi yapan takımı Trabzonspor'dur ve tarihinde 4 maçta 2 beraberlik 2 mağlubiyet çok nadirdir.
Kulübün bir enerjisi zaten, şampiyonluk ve UEFA cezası nedeniyle kaybetti. Coşku problemi var. Kadro kalitesi düşük. Pereira sakat, sol bek yok, Sörloth soru işareti. Şimdi Guilherme, Trabzonspor için yeterli oyuncu değil. Trabzonspor orta sahası Guilherme, Abdülkadir ve Flavio. Flavio, çok vasat bir oyuncu. Trabzonsporlular ellerini vicdanına koysunlar. Bu kadroyla Trabzonspor'un şampiyon olma ihtimali çok çok çok düşük. Selçuk'lar, Colman'lar, Sosa'lardan, Sörloth'lardan, Yusuf Yazıcı'lardan geldi buraya. Trabzonspor, savunma merkezini bir türlü değiştiremedi. Flavio hiç iz bırakmadı. Sadece atılırken gördük.
Ekuban, sırtı dönük bir oyuncu değil. B Planı olmadığı için kriz yaşadı Trabzonspor. Fenerbahçe, forveti yok ama kartında forvet yazan Frey'i oynatıyor. Beşiktaş aynı şekilde Larin'i oynatıyor. Santrfor bunlar.
Bütün Türkiye'de ve özellikle Trabzonspor Teknik Direktörü dersini nasıl çalıştı, PAOK maçına göre. Bugün öğle saatlerinde Sergen Yalçın kardeşimi 'Geçmiş olsun' diye aradım. İkinci testi de pozitif çıkmış. Sergen Yalçın ile teknik olarak konuştuk. 'Bugün çok farklı bir sistem kullanacağız.' dedi. Esprilidir biliyorsunuz, 'Allahtan, taktik çalışmalarından sonra koronavirüs oldum.' dedi.
Ne yaptı Sergen Hoca, şöyle bir şablon çalıştırmış, 4-1-4-1. 2. bölgede oyunu kontrol etti. Beşiktaşlıların beklediği bir oyun değildi. Teknik heyetin beklediği ve karşılığını oyuncuların verdiği bir formattı. Haftaya Antalyaspor maçında böyle bir format görmeyeceğiz.
Bugün biraz daha emniyetli bir savunmayla oynadı. 2. bölgede sıkıştırıp hızlı ataklarla hücum ettiler. Yedikleri gol dışında tüm planları dakika dakika istediği gibi gitti. 3-0'ın verdiği bir goldü, yedikleri gol. Konsantrasyon problemi.
Bir takımın bir hazırlığı var. Ezberlenmiş bir şekilde oynadılar. Çok zorlanmadan aslında kazandılar. Trabzonspor'un yedek kulübesi, böylesine büyük bir kulübün, yetenekli gençlerdir ama daha zamanı olan oyuncular.
Bu kadrosuyla, eli ayağı düzgün bir fikstür gözükse de ümit vermeyen bir takım. Enerjisi düşük, çabuk pes eden, reaksiyon göstermeyen, Trabzon il sınırları içerisinde 4 maçı kazanamamış bir takım.
Camialar mal olmuş teknik adamlar. Ekonomik olarak problem yaşayınca böyle teknik adamlara ihtiyaç duyarsınız. Beşiktaş, Sergen Yalçın'ı açıklayınca 20 bin seyirci gitti. o Sergen Yalçın Trabzonspor, Galatasaray, Fenerbahçe'de oynadı ama Rıza Çalımbaygillerden o, Beşiktaş'ın çocuğu! Büyük oyunculuğunun yanında Sergen Yalçın'ı insanlar benimsiyor.
Oyuncu Sergen Yalçın'dan Beşiktaş fazla nemalanamadı. Teknik direktörlüğünde bir tat veriyordu ama fazla kalamıyordu. Fakat, hedefi Beşiktaş'tı. Bir gün derken geldi ve taraftarın sevdiği insan geldi. Çok zeki bir adam. Hem de Murat Şahin gibi biri var yanında. Yıllardır Türkiye'yi bilen ve akademik bilgisi kuvvetli bir kondisyoneri var.
Aslında Sergen Yalçın, İngiltere modeli teknik direktörlük yapıyor. Menajerlik yapıyor. Rahat biri. Sergen Yalçın bana bugün 'Rahat yeneriz' dedi. 'Anlamadım' dedim. 'Rahat yeneriz' dedi. 'Nasıl' diye sordum, 'Trabzonspor'u seyrettim, böyle oynarlarsa çok rahat yeneriz' dedi. Oyunculara da bunu söylüyordur. Hazırlığını da yapmış ama, planlamış. Bu kadar rahat.
Teknik direktörün ismi, oyuncunun isminden büyük olacak. Oyuncunun ismi büyük olursa Barcelona gibi olursun. Büyük futbolcudan bahsediyoruz. Antrenör dayanmaz. Basketbol EuroLeague finallerinin ilki İstanbul'da olduğu zaman, Barcelona gelmişti. Rüştü Reçber ile yemek yiyeceklerdi. Beni de davet ettiler. Guardiola ayrıldı o sezon. 'Niye ayrıldınız' dedim, 'Messi'ye sordum' dedi. 'Niye' diye sordum, '60 tane atıyor, attırıyor' dediler. Messi, Guardiola'nın gidişine 'Bence farketmez' demiş.
Farketmez diye diye olmaz. Türkiye'den farkı yok Barcelona'nın. Messi çok farklı, Sergen de o model. Sergen ne yaptı, 'Bizim bütçemiz ne?' dedi. Advocaat, Löw geldi, Fatih Terim değil de Gerets geldi. 'Bir dakika, ben istediğim transferleri yapamadım' derler. Derler mi, derler!
Sergen Yalçın bilmiyor mu, 1 tane uçak stoper almayı! 10 tane isim sayar sana ama 'Alanya'dan Welinton, binsin uçağa gelsin, bonservissiz, 800-900 bin euro falan maaşı' diyor. 'Nsakala' diyor, 'Fazla bir şey beklemeyin. Roberto Carlos gibi şak şak kesemez ama çok çabuktur, atlettir, kademelere girer. Roberto Carlos gibi kesse bize gelmez. Bunu sıfırdan alalım'. Necip, çocukluğundan beri Beşiktaşlı. Atiba sıfır bonservis, yenilediler. Oğuzhan geri geldi. Mensah, kiralık geldi. Boyd, Hasic, Larin kendisi. Mensah soru işareti dışında cebinden para çıkmadı.
Karius gitti, 'Verin 3 milyon euro bana yabancı kaleci alın' dedi mi? 'Yok, ben Ersin'le devam ederim' dedi. Yedeği de Utku. Bakın Beşiktaş'taki Sergen Yalçın'ın kulübe duygusu olan bir insanın yaptığı.