Hürriyet gazetesi yazarı Osman Müftüoğlu, köşe yazısında koronavirüsün güç kaybettiğine dair verilerin hem Türkiye hem de dünyadaki ülkelerden geldiğini belirtti.
Sahada görev yapan çok sayıda sağlıkçının aklında bugünlerde hep aynı soru var: Virüs güç mü kaybediyor? İtiraf edeyim, son iki üç günde aynı soru benim de aklımdan geçti. Olabilir mi? Mümkün! Tabloyu yorumlayan bazı uzmanlar da sahada çalışan sağlıkçılar ve benimle aynı kuşkuyu paylaşıyor.
Son haftayı yorumlayan uzmanlar, virüsle enfekte olan hastalarda hastalığın salgının ilk günlerindeki kadar ağır seyretmediğini, örneğin başlangıçtaki kadar akciğer komplikasyonu (zatürre) ile karşılaşmadıklarını, ilk günlere oranla daha az hastayı yoğun bakıma yatırma veya entübe etme ihtiyacı duyduklarını, bu verilerin de virüsün güç kaybettiği anlamına gelebileceğini belirtiyorlar. Umalım ki öyle olsun, umalım ki virüs başlangıçta küçük bir ihtimal olan güç kaybı sürecine beklenenden daha erken girsin.
Bir bilgi daha: Sadece bizde değil, diğer ülkelerin de çoğunda aktif hastalar arasında durumu kritik olanların sayısı azalıyor. Yoğun bakıma yatırılanların oranları yüzde 2’lerde seyrediyor ki, bu rakam başlangıçta yüzde 15’e kadar yükselmişti.
Dileyelim ki bu salgın da SARS salgınında olduğu gibi kapımızı çalan yazla birlikte kendiliğinden sönsün. Ama bilelim ki bütün bunlar şimdilik sadece bir dilekten ibarettir.
19 Mayıs hepimiz için önemli bir tarih. Atatürk’ün ‘Kurtuluş Savaşı’ yürüyüşünü başlattığı çok önemli bir gün. Hepimize kutlu olsun. Ve o uzun yürüyüşle Cumhuriyet meşalemizi yakan Mustafa Kemal Atatürk ile yol arkadaşlarının ruhları şâd olsun. Hepsini rahmetle anıyoruz. Ve bu günler için de mühim bir ayrıntı: O yolculukta Atatürk’e eşlik edenlerden biri de Cumhuriyet tarihimizin en önemli sağlık hizmetlerine imzasını atan Dr. Refik Sırrı Saydam idi. Salgın hastalıklarla en ciddi mücadeleyi o başlattı. Hıfzısıhha Enstitüsü’nü kuran, ilk aşı ve serum üretim merkezlerini oluşturan ve hizmete açan da yine o idi...