Arama Logo

Mustafa Denizli'den şampiyonluk tahmini!




Paylaş:

Google News
9
MUSTAFA DENİZLİ'DEN AÇIKLAMA

Türk futbolunun efsane teknik direktörlerinden Mustafa Denizli, Süper Lig'deki olası şampiyonluk yarışı, Arda Güler'in transferi, Suudi Arabistan futbolu ve daha birçok konu hakkında Hürriyet'e açıklamalar yaptı.

MUSTAFA DENİZLİ'DEN AÇIKLAMA
8
"G.SARAY ÖNDE GİBİ"

Yüzde 51 deyimini Türk futboluma kazandırdınız. Sezon başı itibariyle ‘Yüzde 51 şampiyon’ diyebileceğiniz bir takım var mi?

Evet, bu deyimi kullandım ve yıllardır da kullanılıyor. Ancak ben bu sözü, başında olduğum takımlar için ve iki ayaklı tur maçları için söyledim. Dolayısıyla şimdiden ‘Yüzde 51 ihtimalle bir takım şampiyon olur’ demek biraz abartılır. Onu ancak ligde 6-7 hafta geçtikten sonra 1 veya 2 takım için söyleyebiliriz. Takım kadroları ve yapılan transferleri göz önüne aldığınızda Galatasaray önde gibi görünebilir ama dediğim gibi, ilk 6-7 haftayı görmeden böyle bir tahminde bulunmak doğru olmaz.

\
7
"YERLİ OYUNCU SORUN OLACAK"

Onların en büyük sorunu 3 yerli oyuncu denklemi olacak. Kerem Demirbay ve Abdülkerim Bardakcı’nın oynayacağını düşünürsek üçüncü yerliye en yakın adaylar Kerem Aktürkoğlu, Berkan Kılıç, Kazımcan Karataş ve kaleci Günay Güvenç. Maçların zorluk derecesine göre Günay Güvenç’i kullanma imkanı doğabilir diye düşünüyorum.

\
6
"YILDIZLARI TAKIM ARKADAŞLARI YARATIR"

Mauro İcardi coşkusu yaşanıyor Galatasaray’da. Bir futbolcunun takımda bu kadar ön plana çıkması ve şampiyonluğun tek mimarı gibi görünmesi herhangi bir sorun yaratır mı?

Mauro İcardi bu coşkuyu yaşamayı tabii ki hak ediyor. Çok önemli bir figür. İstanbul’a gelişi ve sezon açılışında gördüğü ilgi tabii ki onun açısından harika. Unutmamak gerekir ki, yıldızları, onunla yaşayan takım arkadaşları yaratır. Dolayısıyla onlardan farklı bir görüntü kesinlikle vermemelidir. İcardi son derece tecrübeli bir futbolcu olarak bunun değerlendirmesini yapar. Medya ve taraftar yıldızlara, yıldızlığını yaşatır. Eğer bu yıldızlığını takım arkadaşları da kabul ederse harika olur. Bunlar Mauro İcardi’ye yaşatılırken onun, bunun dışında bir davranışta olmasına hiç gerek yok. Geçen sezonki gibi takımın çok önemli bir parçası olduğunu arkadaşlarıyla yaşasın ve paylaşsın. O zaman bir sorun olmaz. Hem yaşamaya hem yaşatmaya devam eder. Aksi halde...

\
5
"8+3’E EN UYGUN KADRO FENERBAHÇE’DE"

8+3 kuralına göre sahada 3 yerli oyuncu olmak zorunda. Bu kurala uygun transfer politikasını en iyi uygulayan takım hangisi?

Oynamasına kesin gözüyle bakılan yerli oyuncuların pozisyonlarına ciddi dış transferler yapılıyor. Açıkçası bu durumda Fenerbahçe rakiplerine göre biraz daha avantajlı diyebiliriz. 3 yerli veya daha fazla; sayı önemli değil. O kaliteyi bulmak önemli. Yapılan transferler yerli konusunda bazı takımları çok zorlayacak. Kadrolarda 14 yerli var ama 3 tane oyuncu seçmede teknik adamlar zorlanıyor. Bir diğer faktör; oynamasına kesin gözüyle bakılan yerli oyuncuların pozisyonuna ciddi dış transferler yapılıyor. Açıkçası bu durumda Fenerbahçe rakiplerine göre biraz daha avantajlı diyebiliriz.

\
4
"GHEZZAL VE CENK BÜYÜK DEZAVANTAJ"

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın forvet hatlarını göz önüne aldığımızda, hangi takım daha çok ön plana çıkıyor?

Bu sezon ön tarafta yıldızlar savaşı gibi bir görüntü olacak. Tabii ki onların etkinliğini öne çıkaracak faktör kendilerinden ziyade takım arkadaşlarından gelecek kenar, dip top ve gerçek asistlerdir. Bunlara baktığımız zaman Beşiktaş’ın Ghezzal ve Cenk gibi iki önemli aktörü halen kullanamıyor olması onlar için bir dezavantaj.

\
3
"REAL MADRİD DOĞRU TERCİH"

Arda Güler’in Real Madrid tercihini nasıl değerlendiriyorsunuz. Gelişmesi için başka bir kulüp tercih edebilir miydi?

Real Madrid tercihi kesinlikle doğru karar. Şunu söylemek lazım; hangi kulüpte Real Madrid’den daha iyi bir gelişim sağlarsın? Böyle bir transferi yaptıktan sonra başka bir kulüpte oynamayı kesinlikle kabul etmemeli. Eğer olacaksan büyükte de büyük olursun. Onu yapabilecek oyun zekası Arda’da var. Real Madrid’de kalıp büyük futbolcu olduğunu orada göstermesi lazım. Büyük olmak için büyükte mücadele etmek daha güzel, heyecan verici ve hedefli.

\
2
"FAZLA ZORLAMIŞ OLABİLİR"

Arda Güler’in sakatlığının gerekçesi Avrupa ile Türkiye arasındaki antrenman metotları farklılığı olabilir mi?

Kesinlikle değil. Bugün dünyada kulüpler arasında antrenman tekniği açısından büyük bir fark yok. Bu sakatlıkla ilgili olarak benim şahsi kanaatim şöyle:

1- Arda gitme kararını vermişti, sezon başında hazır görüntüsü vermek için gerektiği şekilde dinlenme yapmayıp antrenmanlara devam etmiş olabilir.

2- Gittiği zaman orada kalıcı olduğunu göstermek için anormal efor sarf etti ve antrenmanların gözdesi oldu. Bu da fiziksel açıdan onu bayağı yıprattı. Ama esas hadise 18’ine yeni girmiş bir genç için bu yaşadıkları onu ağır bir mental yükün altına soktu. Arda henüz fiziksel gelişimini tamamlamış bir futbolcu değil. Dolayısıyla bu fizik ve mental yoğunluk onun sakatlık riskini artırdı ve yaşadı. Türkiye’de genç futbolcular üst yapılara geçerken fiziksel gelişim ve kapasiteleri ihmal ediliyor. Bu da önemli bir etken olabilir.

\
1
"AVRUPA’DA BAŞARILAR ESKİ HEYECANI GETİRİR"

Avrupa arenasında tekrar kalıcı olabilmek adına kulüpler bazında yapılanlar doğru mu? Daha başka neler yapılabilir ?

Doğru demek çok gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Ancak bu yıl Avrupa kupalarına başlangıcımız, rakipler kim olursa olsun harika oldu. 8 maçta 6 galibiyet, 2 beraberlik ile ülke puanı için hayati bir avantaj yakaladık. Bu eleme turlarını geçip Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi veya Konferans Ligi gruplarına kalıp devam etmek ülkeye eski futbol heyecanını tekrar getirir. Geriye dönüp baktığımız zaman Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un bu turnuvalarda çok başarılı olduğunu görebiliriz. A Milli Takım’ın 1996’dan itibaren katıldığı uluslar arası turnuvalarda başarılı olması ülke futbolu için çok önemliydi. Ama bu avantajı son yıllarda kaybettik. Bu yıl bütün bunları geri almak için önemli bir fırsat.

\